@ismailsaymaz

Bu lincin hesabını kim verecek?

Bu lincin hesabını kim verecek?
Bu lincin hesabını kim verecek?
28 Şubat'ta fişlenen Köten, şimdi de kızının casuslukla suçlanmasıyla ikinci kez mağdur olduğunu söylüyor. Köten, "Bu zulmü yapanları Allah'a havale ettim" diyor.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

İzmir’de başlatılan askeri casusluk davası kapsamında hem örgüt üyesi olduğu hem de bu amaçla fuhuş yaptığı iddiasıyla dokuz aydır tutuklu bulunan S.K. adlı genç kadının Akhisar Kaymakamı Kamil Köten’in kızı olduğu ortaya çıktı. TBMM Darbeleri Araştırma Komisyonu’na gelen evraka göre, 28 Şubat’ta hakkında “irticacı” diye not düşülen imam-hatip kökenli kaymakam, kızının yargılandığı dava için “Komplo bile sayılmayacak, mantıktan yoksun trajikomik bir dava” dedi. Köten, şu an 23 yaşında olan kızının 15 yaşında travma geçirdiğini, psikiyatrik tedavi gördüğünü ve davanın gerçek mağduru olduğunu belirtti.

Kaç yaşından beri tedavi görüyordu kızınız?

15 yaşındayken yaşadığı travmadan sonra psikiyatra gitti. Yürürken bayılıyor, ağzından kan geliyordu. İzmir sokaklarında çocuğumun elinden tutup hastane hastane gezdiriyordum, araba altında kalıp ezilmesin diye. İnsanın hasta çocuğu olamaz mı, bu suç mu? Soruşturmacılar bunu anlamıyor. Allah rahatsızlık vermişse bir de biz vuralım, gibi... Bu çocuk davanın gerçek mağdurudur. Kimseye ne şantaj anlamında kötülük etmiş, ne casusluk anlamında bir örgüte ve devlete bilgi vermiş. Adına sanal dosya açılıyor. Örgütten haberi yok, dosyadan haberi yok. Bu çocuk 16 kişiyi koordine ediyor deniyor. Bilgisayarında ve özel görüşmelerinde casusluk ve örgütle ilgili en ufak emare bile yok.

Kızınızın evindeki aramada siz de varmışsınız. O gün ne oldu?

Karşıyaka’da güvenlik tedbiri olmayan sıradan bir apartman. Gündüz boş. Dijitalin olduğu poşeti mutfakta dolabın üzerine koymuşlar. Aramadan kısa süre önce koymuş olmalılar. Çünkü annesi temizliğe gidiyor, olsa fark ederdi. Poşetten askeri kep çıkıyor. Poşetin sahibinin kim olduğuna ait en önemli delildir. Arama yapanlar almıyor, enteresan. Bir gün sonra biz teslim ettik. Çocuğum, “Parmak izi alın” diye yalvardı polislere. Kendine güvenmese yalvarır mı?

Savcıyı HSYK’ya şikâyet ettiniz mi?

Tabii, şikâyetimi gönderdim. Çünkü bu hasta bir çocuk, seyirci kalamam. Çocuğumu başkalarının istediği gibi kaldırıp çöpe atamam.

İddianameyi görünce ne düşündünüz?

İnsan Hakları Beyannamesi’nin 12. maddesine göre insanların özel hayatı ve şerefi kutsaldır. Devlet buna yönelik saldırılara karşı insanı korumakla yükümlüdür. Devletin koruması gereken insanların itibarını, şerefini ve aile hayatını devletin savcısı yaralıyor.

İddianamede, fişlenenler arasında sizin de adınız var.

Düşünün, kızımın yöneticisi olduğu bu örgüt Foça kaymakamıyken hem beni fişlemiş hem de yargılanan kızımın kendisini fişlemiş. Fişlemesi bile o kadar abuk sabuk ki...

Siz de devleti temsil eden bir bürokrat olarak mağdursunuz. 

Kadere inancımız olmasa ailece travma geçirip hayatımız altüst olabilirdi. Kendimizi Allah’a teslim ettik. Bu zulmü yapanları, zulme alet olanları Allah’a havale ediyoruz. Hakkımızı arasak da telafisi mümkün değil. Çocuğum beraat bile etse, yaşadığımız travmayı, linci kim telafi edebilir?

Siz 28 Şubat’ta dindar olduğunuz için mağdur olmuşsunuz.

İmam-hatip mezunu olduğum için insanlar önyargıyla yaklaşıyordu. Bizim de mütevazı Anadolu çocuğu olarak mütedeyyin bir yaşantımız var.

Çocuğunuza sahip çıkıyorsunuz.

Ne yapalım? Mekke dönemindeki cahiliye Arapları gibi, kız çocuğu hastadır, başıma sıkıntı yaratıyor diye toprağa mı gömeyim? Dinimiz bunu mu emreder? İnsanlık bunu mu emreder? Baba olarak sonuna kadar sahip çıkacağım. Allah’a karşı çocuklarımdan dolayı sorumluyum.

Kızınız şu an ne durumda?

Psikolojiden anlayan bir din adamıyla ziyaretine gidiyorum. Dışardayken tanıştığı arkadaşıyla aile arasında sözledik. Nişanlısı çok delikanlı ve sevgisine sadık bir çocukmuş. Bu durumda bile bırakmadı.

İddianamedeki iddialar

İzmir’de açılan 85’i tutuklu 357 sanıklı askeri casusluk soruşturması, 2010’da başladı. Kaymakam Köten’in kızı S. ile N.K. adlı genç kadın takibe alındı. Soruşturma iki kadından başlayıp kadınlarla duygusal ya da cinsel ilişki yaşayan subayları ve işadamı Bilgin Özkaynak’ı alacak şekilde genişledi. Mayıs 2012’de baskın yapıldı; Özkaynak’ın yazlığındaki aramada harddisk, harddiskte ‘Pandora’ adlı dosya bulundu. Dosyadan çıktığı iddia edilen dijital yazılarda; liderin Özkaynak olduğu, altında dokuz koordinatörün bulunduğu ileri sürülüyor. Dokuz kişiden ikisinin 23 yaşındaki S.K. ile 22 yaşındaki N.K., altısının subay olduğu savunuluyor. Gruba 200 asker ve 52 eskort kız ve travestinin bağlı olduğu; örgütün cinsel ilişki ve şantaj yoluyla askerleri fişlediği, askeri planları Yunanistan’a, Rusya’ya ve PKK ’ya satacağı savunuluyor.