Bu okulun kralı öğrenciler

Tolga Törehan, "Bizim okulumuzda öğrenciler öğretmen, öğretmenler ise öğrenci" diyor. Tolga, Türkiye'de 'öğrenci merkezli eğitim' ile tanışan ilk öğrencilerin arasında.
Haber: TARIK IŞIK / Arşivi

ANKARA - Tolga Törehan, "Bizim okulumuzda öğrenciler öğretmen, öğretmenler ise öğrenci" diyor. Tolga, Türkiye'de 'öğrenci merkezli eğitim' ile tanışan ilk öğrencilerin arasında. 'Öğrenci merkezli ilköğretim müfredatı projesi' Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından hazırlandı, İstanbul, Ankara, Bolu, Hatay, İzmir, Kocaeli ve Van'da toplam 100 okulda program uygulanmaya başlandı. Tolga'nın okulunda yani Ankara'nın Demetevler semtindeki Emin Sağlamer İlköğretim Okulu'nda programın ilk meyveleri alınmaya başlandı bile.
Öğrenci merkezli eğitim verilmesinde amaç, öğrencileri pasif birer 'alıcı' konumundan çıkarmak ve eğitimin her aşamasına katılmalarını sağlamak. Bu sistemi uygulayan Emin Sağlamer İlköğretim Okulu, MEB'in Ar-Ge birimi 'Eğitimi Geliştirme Araştırma Daire Başkanlığı' (EARGED) tarafından projelendirildi.
Öğrenci merkezli eğitim; öğrenci farklılıklarını dikkate alarak düşünme becerilerinin gelişmesini hedefleyen, ezberci değil bilgiye ulaşabilen, araştırmacı, takım çalışmasına yatkın, teknolojiyi etkin biçimde kullanan, eleştirel düşünen öğrenciler yetiştirmek için eğitim-öğretim sürecinin yeniden yapılanmasını hedefliyor.
Öğretmen değil 'rehber'
Model okulda öğretmenin dersini anlatıp, sınıftan ayrıldığı 'eski' sistem terk edildiği gibi yeni müfredata göre üç aylık kursa tabi tutulan öğretmenlerin temel görevi 'rehberlik' haline dönüşmüş. Öğrenciler hazırladıkları performans ödevlerini derste anlatıyor. Öğretmen öğrenciye performans ödevini hazırlamakta kullanacağı kaynakları ve bu kaynakları nasıl kullanacağını öğretiyor. Böylece öğrencinin araştırma ve kavrama becerisi artıyor.
Üçgeni keşfettiler
Örneğin 'üçgenler' konusunun işleneceği matematik dersinde öğretmen konuyu tahtada teorik olarak anlatmak yerine öğrencilerden makasla kartondan üçgenler kesmelerini istiyor. Öğretmen öğrencilerin farklı açılarla kestikleri üçgenler arasındaki farklılıkları karşılaştırarak üçgen çeşitlerini öğrencinin kendisinin bulmasına yardımcı oluyor. Üçgenin ne olduğunu öğrenen öğrenci, günlük hayatta karşılaştığı üçgen formundaki şekillerle derste kendisinin yaptığı üçgenleri karşılaştırarak konuyu pekiştiriyor.
Alışılmış 'sınıf sistemi'nin yerine 'derslik sistemi'nin bulunduğu okulda öğrenciler matematik, Türkçe, fen bilgisi, sosyal bilgiler, resim ve müzik dersleri için dersin özelliğine göre malzemeyle donatılmış sınıflarda öğrenim görüyor. Bilgisayar, televizyon, teyp, tepegöz ve müzik aletlerinin bulunduğu sınıflar 'U oturma planı'na göre dizayn edilmiş. Bu sayede öğrenci okulda geçirdiği süre boyunca sadece öndeki arkadaşının ensesini değil öğretmenini rahatça görüyor.
Okulda ayrıca laboratuvar, kütüphane, rehberlik, ölçme ve değerlendirme, program geliştirme birimleri, materyal hazırlama ünitesi ile psikolojik danışmanlık birimleri de bulunuyor.
Ödevler önemli
Model okulda sınav sistemi de değiştirilmiş. 1-5'inci sınıflarda
'bildiğimiz türden' sınavlar yok. Öğrencilerin hazırladığı performans ödevleri başarısının ölçüsü. 6, 7 ve 8'inci sınıflarda ise performans ödevlerinin yanı sıra klasik sınav sistemi de uygulanıyor. Amaç öğrencilerin 8. sınıftan sonra girecekleri sınavlarda yabancılık çekmemesini sağlamak.
Sınıflar en fazla 35 kişi
Tam gün eğitim verilen okulda sınıflar 35 öğrenciyle sınırlı.
Okulda ana sınıfı dahil 600 öğrenci bulunuyor. Öğretmenler bilgisayarlı çalışma ortamında kendilerini geliştirebilirken, bedensel özürlü öğrenciler kendileri için düzenlenmiş ortamı rahatça kullanabiliyor. Öğrenci ve veliler okulda alınan kararlarda söz sahibi oluyor. Bu çerçevede 29 Ekim'de kutlanacak Cumhuriyet Bayramı için öğrenciler tarafından seçilen öğrenci temsilcileri kutlama programı konusunda öğretmenlerle birlikte çalışıyor.
Çocuk haklarını çocuktan dinleyin
Yakup Kurt 5. sınıf öğrencisi. Arkadaşlarına çocuk hakları ile ilgili bilgi veriyor. Irak'taki ve Afrika'daki yaşıtlarının haklarının nasıl ihlal edildiğini perdeye yansıttığı görüntü eşliğinde anlatıyor. Artık Yakup ve arkadaşları beslenme, barınma, güvenlik, eğitim olanaklarından faydalanma, oyun oynama, sağlık ve sosyal hizmetleri almanın kendisi için bir 'hak' olduğunun bilincinde. Merve Vural ve Tolga Törehan'ın ilgi alanları ise müzik. Özel günlerde okulda konser vermek için çalışıyorlar. Merve, "Dersler çok eğlenceli" diyor. Gitar, bateri, org ve flüt çalabilen Tolga ise okulu, "Burada öğrenciler öğretmen, öğretmenler öğrenci" diyerek tanıtıyor.
Veli memnun ama 'Dershane şart' diyor
Gelecekte tüm Türkiye geneline yayılması planlanan 'öğrenci merkezli eğitim'in şu an uygulandığı okullarda 'sınav endişesi' yaşanıyor. Veliler, 8. sınıfta fen liseleri ve Anadolu liseleri sınavlarına girecek çocuklarının başarısız olmalarından endişe ediyor. Bir veli endişesini şöyle dile getirdi: "Bu sistemin çocuklarımızı daha özgür, araştırmacı insanlar olarak yetiştireceği muhakkak. Ancak 8. sınıfta gidecekleri sınavlarda bu sisteme paralel sorular sorulmayacak. Benim çocuğum MLO'da (müfredat laboratuvar okul) okuyor. Bu okullarda okuyan çocuklar, geçmiş yıllarda bu sınavlarda çok başarılı idi. Ancak ne öğretmenleri ne de okul yöneticileri artık bu sınavlar için bu kadar iddialı konuşamıyor. Bu yüzden çocuğumuzu dershanelere göndermekten başka çermiz yok."