Bu sınav bitmez

Öğrencilerin bir yıl boyunca hazırlandıkları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı (ÖSS) maratonunun bitmesi...
Haber: AYŞEGÜL DİKENLİ / Arşivi

İSTANBUL - Öğrencilerin bir yıl boyunca hazırlandıkları Öğrenci Seçme ve Yerleştirme Sınavı (ÖSS) maratonunun bitmesi öğrencilerin
rahat bir nefes almasına yetmeyecek. Ağırlıklandırılmış ortaöğretim başarı puanı (AOBP) yüzünden 'baştan kaybedenlerin' yanı sıra, tercih maratonunu atlatmayı başaran öğrencileri, barınma çilesi ve zamlı harçlar bekliyor.
Sınava giren 1.5 milyon adaydan yalnızca 180 bininin dört yıllık bir üniversiteyi kazanabileceği gerçeğiyle yüz yüze olan öğrenciler, stresli bir bekleyiş içine girdi. Bu ayın son haftasında açıklanacak ÖSS sonuçlarını etkileyecek faktörleri düşünen öğrenciler zorlu günler yaşayacak.
İlk engel AOBP
1.5 milyon gencin 'kader sınavı' haline gelen ÖSS'ye giren öğrencilerin önündeki en önemli engel, 1999 yılından itibaren uygulamaya konulan AOBP. Okulların üniversiteye girebilen öğrenci sayısına göre puanlamayı içeren düzenlemeyle, başarısız olmaya 'mahkûm' olan devlet liseleriyle bölgelerarası farklılıklardan dolayı yetersiz olan liselerde okuyan öğrencilerin üniversiteye girme şansları çok az.
Bu engeli aşan öğrencileri de tercih maratonu bekliyor. Daha sonra ise barınma ve harçlara yapılması beklenen yüzde 54 zam gibi sorunlar birbirini izliyor.
Okul çok önemli
Yeni sistemde ortaöğretim başarı puanı mezun olunan okulun ÖSS'deki başarısına göre ağırlıklandırılıyor. Yani öğrencilerin ÖSS puanları okulların başarısı oranında artırılıyor. Bu uygulama, aynı yetenek düzeyine sahip iki farklı yerleşim alanında yaşayan öğrenciler arasında 9 ile 24 puan arasında bir fark yaratıyor.
Yoksul bölgedeki zeki bir öğrenciyle, zengin yerleşim bölgesinde okuyan bir öğrenci arasında 24 puan fark oluşacak. Başarılı okuldaki başarısız öğrenciler bile başarısız okuldaki başarılı öğrencilerin önüne geçebilecek.
YÖK, temel olarak Anadolu ve fen liselerinden
son sınıflarda genel liselere yapılan nakilleri önlemek amacıyla AOBP'yi getirirken, sistemle fen, Anadolu liseleri ve özel liseler gibi ÖSS başarısı yüksek kurumlarda öğrenim gören öğrencilerin, ÖSS'ye eklenen ortaöğretim başarı puanları daha da yükseliyor.
En az 135 puan lazım
Öğrenciler, ÖSS'den sonra bir başka maratonu da tercihlerin yapılmasında yaşayacak. ÖSS'de 120 barajını aşan öğrenciler, lisans programlarına sadece aday olabilecek. 120 barajını aşan binlerce aday yine de açıkta kalacak.
YÖK'ün 2000 ÖSS verilerine dayanarak hazırladığı raporda, 120 puanın lisans programlarına yerleştirmeler için yeterli olmadığı, bu programlara yerleştirmelerin 135 puandan başladığı da belirtildi. Raporda, "Öğrenciler, ÖSS' de 120'nin üzerinde puan alarak lisans programlarına aday olmaya hak kazanabilmektedir. Aslında, lisans programına yerleşme 135 puandan başlamaktadır" denildi.
Çok azı şanslı
Yani ÖSS'de 105 ve 120 puan barajını aşan adaylar da ikinci aşamada okulların kontenjan engeliyle karşılaşacak. ÖSS sonuçlarının temmuz ayının son haftasında açıklanması beklenirken, adaylar 1-10 Ağustos tarihleri arasında tercihlerini yapacak.
Örgün lisans programlarına 180 bin 917, ön lisans programlarına 125 bin 936, özel yetenek sınavı ile öğrenci alan programlara da 12 bin 811 olmak üzere, üniversitelerin örgün programlarına toplam 319 bin 664 adayın yerleştirilmesi bekleniyor. Üniversite için tercih yapacak yaklaşık bir milyon adayın büyük bölümü açıkta kalacak.
Avrupalı sınavsız giriyor
Türkiye'de en uygun sınav sistemi tartışılırken, Avrupa Birliği'ne üye ülkeler 'sınavlı üniversite' uygulamasını çoktan terk etti. Bu ülkelerin ortaöğretim kurumları arasında Türkiye'deki gibi uçurumlar olmadığı için, sınavsız sistem aksaksız ve adaletli bir şekilde uygulanabiliyor. Bazı Avrupa ülkelerindeki yükseköğretime geçiş şekilleri şöyle:
İtalya: Ortaöğretimin ikinci devresini bitirerek olgunluk diploması sınavlarına girenler öğrencilerden başarılı olanlar üniversiteye doğrudan girmeye hak kazanıyor.
Danimarka: Lise eğitiminin sonunda bitirme sınavını veren adaylar üniversiteye girmeye hak kazanıyor. Sınava sadece akademik lise mezunları değil, meslek lisesi mezunları da giriyor.
İngiltere: Üniversiteye girmek isteyen öğrencilerin 6 ve 7'nci sınıflardan ileri düzey dersleri seçip en az iki dersten 'A' almaları gerekiyor. Bu öğrenciler ortaöğretimi bitirdikten sonra 'A' aldıkları iki dersten biriyle ilgili üniversiteye sınavsız giriyor.
Hollanda: Yükseköğretime aday öğrenciler, genel okullara devam ediyor. Genel okullarda gösterilen başarıya göre öğrenciler üniversiteye giriyor.
Almanya: Gymnasium'da öğrenciler üniversiteye hazırlanıyor. Buradan olgunluk diploması alanlar yükseköğretime devam etmeye hak kazanıyor.
Fransa: Kolej eğitimini tamamlayarak liseye devam etmek isteyen adaylara
iki-üç yıl ek eğitim veriliyor. Ek eğitim sonucu başarılı olan üniversiteye giriyor.
Belçika: Olgunluk eğitimini tamamlayanlar üniversiteye giriyor.
İrlanda: Lise eğitimi sonunda bitirme sınavını veren öğrenciler üniversiteye giriyor.
38 yıllık maraton
Üniversitelere sınavla girme maratonu 1963 yılından bu yana sık sık değişiyor.

  • 1963 yılına kadar her fakülte klasik 'yazılı' yöntemini kullanarak sınavı kendisi yapıyordu. İlk kez 1963 yılında Ankara Üniversitesi bütün fakülteleri için merkezi sınav yaptı. Ardından diğer üniversiteler de bu yöntemi uygulamaya başladı.
  • 1974'te ilk merkezi sınav tek basamak olarak gerçekleştirildi. Bu tarihten 1981 yılına kadar üniversite sınavı tek basamaklıydı.
  • 1977'de alınan ve 1981'de uygulamaya geçirilerek bugüne kadar devam eden karar uyarınca üniversiteye giriş sınavı, tek sınavın sakıncaları sıralanarak ikiye çıkarıldı.
  • 1996 yılında dönemin Başbakanı Tansu Çiller, üniversite sınavlarının kaldırılacağını açıkladı. Çiller, Açıköğretim Fakültesi'nin kontenjanını da artırarak sınava giren tüm öğrencileri üniversiteli yapacağını duyurdu.
  • 1997 yılının sonunda Milli Eğitim Bakanı Hikmet Uluğbay, üç sınav öngören bir model geliştirildiğini açıkladı. Bu kapsamda lise birinci sınıfta yönlendirme sınavı, lise ikinci sınıfın sonunda ilk iki yılın, lise sonda da üç yılın müfredatını kapsayan sınavlar yapılması ve üç sınavın sonucuna göre öğrencilerin bir programa yerleştirilmesi öngörüldü. YÖK, bu modeli kabul etti ve gelecek yıldan itibaren uygulanacağını da 1998 ÖYS Kılavuzu'nda duyurdu.
  • 1998 Mayıs ayına gelindiğinde ise YÖK sınav sayısının bire indirilmesi ve mezuniyet alanlarına göre öğrencilere ek puan verilmesini öngören 'tek sınav sistemi' üzerinde çalışmalara başladı. 1999'da bu yeni sistem hayata geçti.
    Harçlar ne kadar olacak?
    Bir üniversiteye girebilmeyi başarabilen öğrencileri bu kez yüzde 54 zamlı harçlar bekliyor. Bakanlar Kurulu'nun onayını bekleyen harç zamları öğrencinin cebini yakacak.
    2000 - 2001 yılı 2001 - 2002 yılı
    Tıp fakülteleri ve devlet konservatuvarları:148 milyon228 milyon
    Diş hekimliği, eczacılık fakülteleri:123 milyon190 milyon
    Veterinerlik fakülteleri:84 milyon130 milyon
    Mühendislik, mimarlık fakülteleri:96 milyon148 milyon
    Eğitim bilimleri, fen edebiyat fakülteleri:70 milyon108 milyon
    Gemi inşaatı ve deniz bilimleri fakülteleri:76 milyon117 milyon
    Hukuk, iktisat, işletme, SBF, İİBF:76 milyon117 milyon
    Açık Öğretim Fakültesi:15 milyon23 milyon

    Üniversitelerin gece eğitimi yapan ikinci öğretim programlarına da yüzde 54 zam önerildi. Buna göre Devlet konservatuvarı öğrencileri 1 milyar 675 milyon lira, yabancı dil eğitimi alan öğrenciler 2 milyar 245 milyon, tapu kadastro, turizm ve adalet yüksekokulu öğrencileri de 302 milyon lira harç ödeyecek.