Bu süreci 10 yıl önce başlattık

Bu süreci 10 yıl önce başlattık
Bu süreci 10 yıl önce başlattık
Muhalefete yönelik sert eleştirilerini sürdüren Erdoğan, "Bu süreci 2002'de başlattık. Neler çektik neler... Hedefe çok yaklaştık" dedi.

İSTANBUL - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan , “Bu süreci biz 2002’de başlattık. Bu noktaya gelinceye kadar neler çektik neler... Bugün hedefe çok ama çok yaklaştık” dedi. Muhalefete yönelik sert eleştirilerini sürdüren Erdoğan, Bir zahmet, MHP Genel Başkanı, CHP Genel Başkanı’na olup biteni anlatsın” dedi. Erdoğan, MHP’nin de İşçi Partisi’nin yedeği haline geldiğini söyledi. Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen 22. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Olağan Genel Kurulu’nun açılışında konuşan Erdoğan şöyle konuştu:
SON DERECE TEMKİNLİYİZ: Şu anda sadece terör sona ermeyecek. Türkiye için karanlık bir devrin kapıları kapanıyor. Türkiye’nin makûs talihi değişiyor. Son derece temkinliyiz. Teyakkuz halinde, dikkatle, hassasiyetle süreci devam ettiriyoruz. Sabotajlara karşı, tahriklere karşı ihtiyatı elden bırakmış değiliz. Düne göre çok daha umutluyuz, çok daha kararlıyız, çok daha iyimseriz.
SESİ ÇIKMAYANLAR VAR: Dikkat edin, bu süreçte hiç sesi çıkmayanlar var. Bu ülkede, detay konularda, yasaklamalar, kısıtlamalar, zulümler konusunda teşvik edici açıklamalar yapanların, son süreçte dut yemiş bülbüle döndüklerini görüyorsunuz. İmam hatip okullarının, meslek liselerinin kapatılması konusunda sergiledikleri çabanın yüzde 1’ini bu süreç için sergilemiyorlar. Oysa bu sürecin sonunda kazanan millet olacak. Bu sürecin sonunda kazanan, bu toprakların işvereni olacak. Bu süreci kimse farklı yerlere çekmesin. Bugün gerçekleşen, Cumhuriyetimizin güçlenmesidir, Cumhuriyetimizin 23 Nisan 1920’deki, 29 Ekim 1923’teki o ruhla o heyecanla o birliktelikle kucaklaşmasıdır.
BİLMEYENLERE ANLATILSIN: Türkiye’de herkesin gördüğünü, anladığını, hissettiğini CHP Genel Başkanı duymuyor, görmüyor, anlamıyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli , çözüm sürecini biliyor, bu sürecin işine gelmediğini de biliyor. Süreç tamamlandığında kendisine istismar zemini kalmayacağını da biliyor. Sokakları terörize edecek kadar etrafa tahrik yayıyor. Bir zahmet, MHP Genel Başkanı, CHP Genel Başkanı’na olup biteni anlatsın. Zaten ikisi de aynı yolun yolcusu, aynı trenin katarı, tek yumurtanın ikizleri. Anlayamazsa Âkil İnsanlar Heyeti’nden rica ederiz. 81 vilayeti dolaştılar. İnanıyorum ki CHP Genel Başkanı’na anlatırlar.
10 YIL ÖNCE BAŞLATTIK: 23 Nisan’da Meclis Genel Kurulu’nda da ifade ettim. Denizli’de bir şehit annesi diyor ki; “Keşke bu süreç 6 ay önce başlasaydı da benim Vedatım şehit olmasaydı.” Ah benim mübarek annem, eli öpülesi mübarek teyzem... Bu süreci biz 2002’de başlattık. Bu noktaya gelinceye kadar neler çektik neler... Keşke Vedat şehit olmasaydı. Keşke, Vedat gibi nice genç, nice koç yiğit toprağa düşmeseydi. Ama biz 10 yıl boyunca gençlerin kanıyla beslenen o kan tüccarlarına karşı amansız mücadele verdik, kararlı mücadele verdik ve işte ancak bugün hedefe çok ama çok yaklaştık.
SORUNUN TARAFI OLURLAR: Türkiye’nin önüne açılan bu kapının kapanmasına müsaade etmeyelim. Gün tribünlerden seyretme veya tribünlere oynama günü değildir. Gün, sinsi sinsi izleyip, sonuca göre tavır belirleme günü değildir. Gün, biten bir terör karşısına, kendi terörünü üretme günü hiç değildir. Çözümün parçası olmayanlar, sorunun tarafı olurlar, sorunun parçası olurlar.
ORTAK NOKTA SİLİVRİ: CHP, MHP ve yanlarında İşçi Partisi, süreci baltalamak, sabote etmek, sokakları tahrik etmek için her yola başvuruyor. Her üç partinin de ortak bir noktası var; Silivri. Silivri’de bulunan ve ‘milletin oylarıyla milletvekili oldu’ diye ifade edilen kişilerin hukuk devletine göre, milletvekili olma şansı bir defa yok. Arkadan dolanmak suretiyle bunları milletvekili yapıp, parlamentoya taşıma gayreti içinde bulundular. Yargı süreci içindeyiz. Yargı onlarla ilgili böyle bir kararı veriyorsa, söyleyecek bir şeyimizin olmadığını söyledik. Bunun bedelini kimse AK Parti iktidarına kesemez. Bunu CHP, MHP, BDP de çok iyi biliyor. Kimse mağduru oynamasın.
İP’NİN YEDEĞİ MHP: İşçi Partisi, şu anda sağ eliyle MHP’yi, sol eliyle CHP’yi adeta parmağında oynatıyor. Devlet Bahçeli başkanlığındaki MHP yönetimi, MHP’nin maneviyatçı yönünü kazıyıp atmış, MHP’nin milliyetçiliğini ırkçılığa çevirmiş, daha da ileriye giderek MHP’yi, İşçi Partisi’nin yedeği haline getirmiştir. MHP ve İşçi Partisi, 1980 öncesi manzarayı bugüne taşımak için ellerinden geleni yapıyorlar. 1990’lı yıllarda, Bekaa Vadisi’nde terör örgütünün liderleriyle ‘al gülüm ver gülüm’ samimiyetinde olan İşçi Partisi ile MHP’yi ayna safta buluşturmak, MHP seçmenine yapılmış en büyük haksızlıktır, MHP hatırasına sürülmüş kara bir lekedir.
HAREKETE GEÇME GÜNÜ: Yıllardır Cudi Dağı’ndan çiçekler toplamak istiyorduk. Yıllardır Süphan’da, Ağrı’da piknik yapmak istiyorduk. Yıllardır Dicle’nin, Fırat’ın sularında özgürce, korkusuzca, kaygısızca serinlemek istiyorduk. İşte bugün, bu hayallerin gerçekleşmesi için adım atma günüdür. Bugün, hasretlerin, özlemlerin vuslata dönüşmesi için harekete geçme günüdür. Bu yolda gösterdiğiniz, göstereceğiniz tüm çabalar için sizlere milletim adına teşekkür ediyorum.

Sağlıklı bir nesil olması için ayran


Erdoğan önceki günkü ‘Milli içeceğimiz ayrandır’ açıklamasıyla ilgili olarak da şunları söyledi: “Buradan çağrımı yinelemek istiyorum. Bu milletin nüfusunun artması lazım ve bu milletin sağlıklı bir nesil olması için de bana dedem milli içki olarak ayranı önerdi. Birileri de votka içecekmiş, bira içecekmiş, varsın o da birasını, votkasını içsin ama biz anayasanın 58. maddesi gereği ne ise devlet olarak, bir Başbakan olarak bunu yapmak zorundayız, onu yapıyoruz. Bugün geçmişe kıyasla çok daha aydınlık, istikbale çok daha güvenle bakan, yeniden büyük bir imanla bakan bir Türkiye Cumhuriyeti görüyoruz. Düşünün üniversitenin kampüsü içerisinde alkollü içki satılıyor ya böyle bir şey olur mu? Bunu söylediğimiz zaman da bazı çevreler rahatsız oluyor. Biz burada hak ne ise bunu yapmak zorundayız ve milletimizin yanında yer almak zorundayız.”