Bu veliler çok 'özel'

Örnek işbirliği
İstanbul Suadiye'deki Turhan ve Media Tansel İlköğretim Okulu'nun velileri yönetimle örnek bir işbirliği yaptı. Veliler, özel okullara her yıl milyarlarca lira vermek yerine daha cüzi miktarlarda bağış yaparak kendi okullarını 'özel okul' haline getirdi.
Teknolojik eğitim
Okulda bilgisayar ve fen laboratuvarı kuruldu, anaokulu açıldı, soru bankası oluşturuldu. Okuldaki hizmetlilerin maaşlarını da veliler karşıladı. Veliler: Bağışlarımızın nereye gittiğini görünce içimiz rahat ediyor.
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN / Arşivi

İSTANBUL - Anayasa, 'İlköğretim zorunlu ve devlet okullarında parasızdır' dese de, birçok okulda bu hak sözde kalıyor. Oysa velilerin sahip çıkarak bağışta bulunduğu okullar, eğitim sistemi ve teknik donanım açısından özel okulları aratmıyor. Bu okullardan biri de, Suadiye'deki Turhan ve Media Tansel İlköğretim Okulu.
Dört yıl önce müdür olarak atanan Ahmet Özmen'in okulun fiziksel şartlarını ve eğitimini geliştirmek için harcadığı çaba, velileri bağışa iten en büyük neden oldu. Bağışların eğitime döndüğünü gören veliler, okulun birçok özel okulda bile bulunmayan imkânlara sahip olmasını sağladı.
Özmen'e göre de, bağışın nereye harcandığını bildiği sürece veli, eğitimden katkısını esirgemiyor. Velilerle iletişimlerinin çok iyi olduğunu belirten Özmen, "İlköğretim zorunlu ve ücretsiz, ama devlet, okulların ihtiyaçlarını karşılayamıyor. 'Günde bir paket sigara içiyorsanız, ayda iki paket içmeyin, onu okula verin' dediğimizde veli, bunu normal karşılıyor. Katkı yapmak isteyen velilere de, 'Bizi denetleyin, hesap sorun' diyoruz. Her konuda her veliye kapım açık. Veli görüşlerini de değerlendirip uyguluyoruz" diyor.
Dört yılda 500 milyar
"İlk geldiğimde derme çatma bir fen bilgisi laboratuvarından başka bir şey yoktu" diyen Özmen, bağışlarla okula dört senede 500 milyar lira harcadıklarını söylüyor. Okula geldiği sene Özmen'in ilk işi, dört derslikli ek bina yaptırmak, içinde yabancı dil laboratuvarı, kütüphane, ana sınıfı kurmak oldu. Veliler ana sınıfındaki çocuklarını internetten izleyebiliyor.
Daha sonra bir bilgisayar laboratuvarı kuruldu. Bir sonraki yıl, okulun zemini değiştirildi. Siyah taşlar yerine granitler döşendi. Özmen, granitin metrekaresi 15 milyon iken, Birecik'teki granit fabrikasıyla 6 milyona anlaştı. Böylece zemin, 15 milyar yerine 8 milyara değişti. Ek bina ise 90 milyar yerine 24 milyara mal edildi. Ortalama 35 kişilik 12 sınıfta da bilgisayarlı eğitime geçen okul, akıllı sınıf sistemini kullanıyor.
Görsel eğitim
Özmen, akıllı sınıf sistemini şöyle anlatıyor: "Sekizinci sınıfa kadar müfredatımızın yüklü olduğu bir sistem kullanıyoruz. Aynı zamanlarda sınıflarda internet bağlantılı bilgisayar, televizyon ve projeksiyon makinesi var. Öğretmen dersini işlerken, konuyla ilgili problemi, alıştırmayı tahtaya yansıtabiliyor. Bilgisayara yüklenen video, slayt, resim animasyonlarla interaktif ders anlatılıyor."
Ayrıca hazırlanan internet sitesinde 30 bin sorunun yer aldığı soru bankası bulunuyor. Online deneme sınavları yapılabiliyor. Öğrenciler, okul laboratuvarından Türkiye genelinde deneme sınavına da katılabiliyor.
Ayda bir seviye tespit sınavı yapılıyor. Sonuçlar sıralamaya göre ilan ediliyor. Öğrenciler ve veliler de, öğretmenlerin performansını değerlendirip isteklerini söylüyor. Aylık gideri dokuz milyar olan okuldaki dört temizlik, bir güvenlik elemanı ve iki memurun maaşı da, bağışlardan karşılanıyor.
Herkes memnun
Veli-öğretmen işbirliğiyle her sorunun kolayca çözülmesi, öğretmenleri de, velileri de memnun ediyor. Beş yıldır okulda rehber öğretmen olarak çalışan Ömür Çağlayan, elektronik donanım ve görsel eğitimin öğrencilerin kendisini iyi ifade etmesini sağladığını söylüyor: "Öğretmen ve öğrenci ilişkisi son derece yumuşak. Yenilikler öğretmenlere manevi tatmin olarak geri dönüyor."
Özmen'den önce de okulda çalışan sınıf öğretmeni İrfan Göksal ise şöyle diyor: "Altyapı olduğu gibi değişti. Bilgisayar sistemi, çalışma şeklimizi de çok etkiledi, teknolojiye ayak uydurduk. Daha önce çalıştığım hiçbir okulda bu denli veli- öğretmen işbirliği görmemiştim. Müdür bey gelmeden bu kadar işbirliği yoktu."
Öğrenciler de bilgisayarla tanışmaktan çok memnun. 4. sınıf öğrencisi Umut Çetintaş, öğretmenin tahtaya yazı bile yazmaya gerek duymadığını söyleyerek, "Görerek çok daha rahat öğreniyorum. Bilgisayardan çalışmak çok daha eğlenceli" derken, Koray Can Talu da bilgisayarla öğrenmeyi çok sevdiğini belirtiyor.
Veli Semra Alpdoğan da, okuldan çok memnun: "Dört yılda çok değişiklikler oldu. Bilgisayar ve laboratuvar yoktu. Klasik eğitim vardı. Müdür yeniliklere açık, bundan çok memnunuz. Odasına istediğimiz zaman girebiliyoruz, verdiğimiz bağışların da nereye gittiğini izliyoruz. Özel okula 15 milyar vereceğime, devlet okuluna bağış yaparım. Böylece benim çocuğumla birlikte bağış yapamayacak çocuklar da faydalanır."
Kardeş okula yardım
Okul, her yıl bir de kardeş okul seçerek, yardım yapıyor. Öğrenci kurulu ve öğretmenler, kardeş okula gidip ihtiyaçları saptıyor. Müdür Özmen, kardeş okul için kampanya başlatan öğrencilerinin bu yıl 2.5 milyar topladığını, bir öğrencinin de bilgisayarını getirdiğini anlatıyor. Kardeş okuldaki 140 öğrenciye kırtasiye yardımı yapıldı, öğretmenler de para toplayıp ana sınıfı açtı. Bu sınıfın malzemesi de karşılandı. Okuldaki VCD ve bir televizyon da kardeş okula yollandı. Özmen, kardeş okula konferans salonu yapılması çalışmasını şöyle anlatıyor:
"80 koltuk aldık. Boyacının başında durdum, badanayı bitirttim. Bir veli perde dikti. Kardeş okula 10 milyarlık katkı sağladık. Kırık camları yeniledik. 800 milyon tuttu. Sivil toplum örgütlerini aradık, kardeş okula kütüphane yapılacak. İstek olduktan sonra her şey yapılıyor."