Bucak, Çatlı'nın çantasını açtı

Sedat Bucak, sekiz yıl sonra, Çatlı'nın 'kayıp' çantasından çıkanları mahkemeye sundu: Çatlı'nın rütbeli subaylar ve Eken'le fotoğrafları, önemli kişilerin telefonları, 'istihbarata verilen bilgilerin kopyası' yazılı bir zarf, Mehmet Özbay adına belge...

İSTANBUL - 'Susurluk Çetesi' davası kapsamında hakkında verilen beraat kararının bozulması üzerine yeniden yargılanan eski milletvekili Sedat Edip Bucak, dünkü duruşmada Abdullah Çatlı'nın kayıp çantasının içindeki belgeleri mahkemeye verdi. Bucak'ın, mahkeme heyetine sunduğu zarfın içinde Abdullah Çatlı'nın yüksek rütbeli subaylar ve Korkut Eken'le birlikte çekilmiş fotoğrafları, önemli kişilerin isim, adres ve telefonlarının olduğu iki ayrı fihrist bulunduğu kaydedildi. Ayrıca
üzerinde 'Gizli' ibaresi bulunan ve 'istihbarata verilen bilgilerin kopyası' yazılı küçük bir zarfın içinde de Korkut Eken'in daktiloyla yazdığı 21 sayfalık bir belge olduğu tutanağa geçirildi.
'Bucak, dün İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde hâkim karşısına çıktı. Görüşü sorulan Bucak, Yargıtay'ın bozma kararına katılmadığını söyledi. Bucak daha sonra 8 yıldır sakladığını ve içinde çok gizli belgeler olduğunu' söylediği bir zarfı mahkemeye sundu. Zarfta, 'Susurluk Çetesi'ni deşifre eden 3 Kasım 1996'daki kazadan sonra ortadan kaybolan Çatlı'ya ait çantanın içinden çıkanlar olduğu belirtildi. Bucak, "Bunlar gizli belgelerdir. Açtığımda, devletin sırlarını içeren şeyler olduğunu gördüm. Bunların okunması devlete zarar verebilir. Bunu hiçbir yerde söylemedim. Susurluk'taki kazadan sonra Mehmet Özbay'ın çantasında bulunan şeyler, bu zarfın içindedir. Bunları yıllardır gizliyorum" dedi.
Sabancı'dan imzalı kitap
Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Ahmet Ulucak, zarfı açtı. Ulucak, zarfın içinden çıkan Korkut Eken, Mehmet Özbay adını kullanan Çatlı ve Sedat Bucak'ın aynı karede olduğu bir fotoğrafı ve Çatlı'nın yüksek rütbeli bazı subaylarla çektirdiği birkaç fotoğrafı tutanağa geçirtti. Zarftan ayrıca, Sakıp Sabancı'nın 1994 yılında Mehmet Özbay adına imzaladığı 'Değişen ve Gelişen Türkiye' adlı kitabının da çıktığını belirten Heyet Başkanı Ulucak, tanınmış isimlerin adres ve telefonlarının bulunduğu bir defterin de zarfta yer aldığını tutanağa yazdırdı. Bucak mahkemeye, 'bu adres defterini Mehmet Özbay'ın elinde her zaman gördüğünü' söyledi. Başkan Ulucak, zarftan çıkan ve hangi ülkeye ait olduğu belli olmayan, üzerinde fotoğraf bulunan pasaportu da tutanağa geçirirken, Bucak, "Çantada başka pasaportlar da vardı. Ancak onlarda resim yoktu" dedi.
Türkiye'nin Londra Başkonsolosluğu'ndan Mehmet Özbay adına imzalanan bir belgenin de zarfın içinde bulunduğunu ifade eden Hâkim Ulucak, bu belge ile zarfta bulunan başka bir fihristi de tutanağa geçirdi. Ulucak, zarfın
içinde ayrıca, üzerinde 'Gizli istihbarata verilen bilgilerin kopyası' yazılı küçük bir zarf daha bulunduğunu, bu zarfın içinde de Korkut
Eken'in yazdığı 21 sayfalık bir belge olduğunu tutanağa yazdırdı. Bucak mahkemeden, 'zarfın saklı tutulması' talebinde bulundu. Mahkeme, 'Bucak'ın ibraz ettiği zarfın içinde, belirtilen tarihlerde Güneydoğu'da görev yapan rütbeli subayların fotoğrafları ve bilgileri olduğunu' belirterek, bu belgelerin mahkeme karar verinceye kadar saklanmasını hükme bağladı.
Sedat Bucak, mahkemeye verdiği fotoğraflarda kimlerin bulunduğuna ilişin soruları, "Bunları mahkemeden öğrenmeniz gerekir" diyerek yanıtsız bıraktı. Bucak, "Daha önceki mahkemelerde elimde böyle şeylerin olduğunu ve gerekirse ibraz edeceğimi söylemiştim. Ama maalesef belki de bazıları bana inanmadı. İnanmadıkları için ben de onları ibraz etmedim ve 'Hiçbir bilgim yok' dedim. Bugüne kadar söylediklerimin gerçek olduklarını bugün ibraz ettim" dedi.



Beraat kararı bozulmuştu
İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 26 Haziran 2003 tarihinde Bucak, hakkındaki 'cürüm işlemek için teşekkül oluşturmak' suçlamasından beraatına karar vermişti. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 'suçun unsurlarının oluştuğu' gerekçesiyle temyiz başvurusunda bulunduğu Yargıtay 8. Ceza Dairesi ise beraat kararını oybirliğiyle esastan bozmuştu. Yargıtay'ın gerekçeli kararında, Susurluk hükümlüleri ile sanık Bucak'ın 'olağan yaşam koşulları içinde bir araya gelmeleri ve tanışmalarının olanaksız olduğu' belirtildi.
'Haberi vardır'
Mahkûmiyet kararları kesinleşen diğer sanıklarla birlikte aynı teşekkül içinde yer alan eski DYP Milletvekili Sedat Bucak'ın konumu itibarıyla yönetici durumunda bulunduğunun gözetilmesi gerektiği belirtilen kararda, şöyle denildi: "Kazanın oluş biçimi, silah ve malzemelerin araç içerisinde bulundukları yerler göz önüne alındığında, bunların araca sonradan konulduğunu ya da araç sahibi sanığın bunlardan haberi olmadığını kabul etmek mümkün değildir."