Bulgular hırsız diyor ama

Bulgular hırsız diyor ama
Bulgular hırsız diyor ama

Fotoğraf: UĞUR CAN

Emniyet Müdürü Bekaroğulları, Samatya'daki ilk bulguların 'hırsızlık' dediğini, örgüt iddiasının zanlı yakalanınca netleşeceğini söylüyor.
Haber: ARİS NALCI / Arşivi

Samatya’da geçen aralık ayında 84 yaşındaki Ermeni Maritsa Küçük, evinde bıçaklanarak öldürüldü. 6 Ocak’taysa Surp Dzınunt ayinine giden bir kadın kaçırılmak istendi. Yine ocak ayında Ermeni 86 yaşındaki Sultan Aykır evinin önünde saldırıya uğradı. Peş peşe gelen bu saldırılar semtte tedirginlik, kamuoyunda tepki yarattı. ‘Samatya’da neler oluyor?’ sorusuna yanıt aranırken, polis kaynakları ‘hırsızlık’tan şüplendiklerini söylüyordu. Bir başka görüş de semtteki ‘kentsel dönüşüm’ çalışmaları nedeniyle yaşlı kişilerin korkutulduğu yönündeydi. Hedeftekilerin Ermeni olması ‘ırkçı ve örgütlü’ saldırı ihtimalini de gündeme getiriyordu. Bölgede yaşayan Ermeniler de tedirginliklerini ifade ediyordu. Hatta semtte geceleri sokağa çıkamadıklarını, çocuklarını okula korkarak gönderdiklerini gazetelere anlatanlar oldu. Samatya bunları yaşarken, olaylarla ilgili çalışmalarını sürdüren Fatih İlçe Emniyet Müdürü İrfan Mazgun Bekaroğulları, saldırılarla ilgili ilk kez açıklama yaptı.  

‘Her yönden araştırıyoruz’  Soruşturma şu anda birçok farklı emniyet biriminin ortaklaşa çalışması ile sürdürülüyor. Asayiş Şube, Fatih İlçe Emniyet, Güven Timleri’yle birlikte çok kollu, farklı boyutlardan bir araştırma sürdürüyoruz” diyen Bekaroğulları, olayların sadece yaşlı Ermeni kadınlarla ilgili olmadığını söyledi. Bekaroğulları, şöyle devam etti:
“İlk saldırı 1 Kasım’da Fatih bölgesinde bir Türk teyzemize yapılmış. Ancak basın bunu görmüyor. Fatih’te bu tipte saldırıların birbiriyle bağlantılı olduğunu düşünüyoruz. Bunun sebebi ise suçun işlendiği yol ve işleniş şekli. Zanlı önce insanları izliyor ve onlara apartmanın girişinde saldırıyor. Saldırıya uğrayanlar çoğunlukla giriş katında ve tam evin iç kapısını açarken saldırıya uğramış. Hepsinde bu böyle. Ayrıca her saldırıda ve Maritsa Küçük cinayetinde de çalınan eşyalar var. Yüzükler, küpeler ve bilezikler. Bu bulgular ışığında şu anda bunun bir hırsızlık vakası olduğunu düşünmemiz gerekiyor. Bu bulgular suçları işleyenin aynı kişi olduğu kanaatini de uyandırıyor.”  

‘Korkudan konuşmuyorlar’  Tüm bu bulgulara rağmen, zanlı yakalanmadan bunun örgütlü bir suç olup olmadığına dair kesin bir şey söyleyemeyeceklerini belirten Bekaroğulları, “Belki zanlı birisinden para alıp bunu yaptığını söyleyecek, bilemeyiz. Şu anki bulgular böyle bir şey olmadığını söylüyor” diye konuştu. Bu arada soruşturmada en büyük gelişmenin Sultan Aykır’a yapılan saldırıların bir görgü tanığının bulunmasıyla yaşanmış: “Sultan Aykır’a yapılan saldırının bir görgü tanığı var. İki gün sonra bulabildik. Zira insanlar konuşmaktan çekiniyor. 30 dakika kadar olayı izlemiş. Zanlıyı evin önünde sigara içerken ve kendi kendine konuşurken görmüş bu kişi. Onun tanımlamasıyla bir robot resim çizildi ve tüm birimlere, İstanbul genelinde bildirildi. Bu tanığın ifadesine dayanarak zanlının psikolojik olarak dengesiz olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca suçu işlerken her seferinde güç kullanımını arttırmış bu zanlı. İlk saldırıda ‘Teyze sus, yoksa seni öldürürüm’ diye tehdit ederken ikinci ve üçüncüde şiddetini arttırdı ve yaşlı teyzelerimizi de konuşmamaları için darp etti. Ve Maritsa Küçük’ü de öldürdü.”
Maritsa Küçük cinayetinde dikkat çeken bir nokta da yaşlı kadının çıplak bulunmuş olmasıydı. Bekaroğulları konuyla ilgili tezini şöyle anlatıyor: “Yaşlı kimseler genelde, paralarını elbiselerinin içine saklarlar, belki öyle bir varsayımla yapmış olduğunu düşünüyoruz.”  

Kameralar taranıyor  Olaylardan sonra birçok dedikodunun yaşandığını belirtirken soruşturmayı yürüten Bekaroğulları “En büyük zararı bu dedikodular veriyor. Ve ayrıca halkın güvenini yeniden kazanmamız gerektiğine dair veriler de anladık bu olaydan. Sultan Aykır’a yapılan saldırının tanığı o 30 dakika içerisinde 155’i arasaydı bölgede çokça ekibimiz vardı. Vatandaşlardan ve basından zanlının yakalanması için işbirliği bekliyoruz” diyor. Şu an soruşturma kapsamında araştırma bölgesini de genişleten ekipler 1500 saatlik kamera kayıtlarını inceliyorlar. Bu arada zanlının robot resminin basına sızması, soruşturma açısından sağlıklı bulunmuyor. Bu durum asılsız ihbarların artması demek.