Burdur Gölü'nün kaderi çiziliyor

Burdur Gölü'nün kaderi çiziliyor
Burdur Gölü'nün kaderi çiziliyor
Burdur Gölü'nün ve nesli tehlikede dikkuyrukların kaderini belirleyecek toplantı önümüzdeki ay. Barajlardan göle su bırakılabilirse göl kurtulabilir.
Haber: ELİF İNCE - elif.ince@radikal.com.tr / Arşivi

Kışları donmadığı için yüz binlerce göçmen kuşa kucak açan Burdur Gölü, 70’lerden beri suyunun üçte birini kaybetti ve her gün biraz daha kuruyor. Sorun tespit edilmiş, yıllardır yazılıp çiziliyor: Gölü besleyen bütün su kaynakları baraj ve göletler tarafından engelleniyor. Yeraltı sularını da göl etrafında tarımda kullanılmak üzere açılmış binlerce kaçak sondaj kuyusu bitiriyor. Gölü çevreleyen dağları tıraşlayan 300 civarında mermer ocağı da göle su ulaşmasını engelliyor.
Yaban hayatı koruma sahası ve doğal sit statüsünde olan gölün önemi dünya çapında da biliniyor. Burası, Ramsar Uluslararası Sulak Alanlar Sözleşmesi kapsamında Türkiye ’de korunan 14 alandan biri. Gölün bu kadar özel olmasının sebeplerinden biri de kış aylarında sodalı suyunun donmaması. Özellikle de nesli dünya çapında tehlike altında olan dikkuyruk türü için burası yaşamsal öneme sahip. Dünyadaki dikkuyrukların yüzde 70’ten fazlası kışlama alanı olarak Burdur Gölü’nü tercih ediyor. Fakat 1991’de göldeki popülasyonu 10 bin 927 olan dikkuyruk, 2012’de Doğa Derneği kuş gözlemcilerinin verilerine göre yalnızca 240 ‘birey’ kalmış... Göl yalnızca kuşlar için özel değil: ‘Aphanius burduricus’ - yani Burdur dişli sazancık - yeryüzünde yalnızca bu gölde yaşıyor.
İlki 2008’de yürürlüğe giren yönetim planı bu yıl sona eriyor. 4 yıllık yeni yönetim planıysa haziranda oylanacak ve gölün geleceğini belirleyecek. Önceki plan, gölün yalnızca çok yakın çevresini ‘ekolojik koruma alanı’ adı altında koruma statüsüne kavuşturmuştu. Doğa Derneği’nin talebi, Ramsar Sözleşmesi’ne uygun olarak korumanın havza ölçeğinde genişletilmesi. Ayrıca DSİ’den göle barajlardan su bırakılmasını talep ediyorlar. 

Kaçak kuyuya ‘teşvik’ 

Gölün etrafında 23 baraj ve gölet var. Bunlar çoğu su kaynağının göle ulaşmasını tamamen engellemiş durumda. Örneğin Burdur Gölü’nün en önemli su kaynağını oluşturan Bozçay’ın üzerinde Türkiye’nin en büyük sulama barajları arasında olan Karaçal Barajı var. Öyle ki artık Bozçay’dan hiç su akmıyor... Eğer havza koruma altına alınırsa bütün bunlar mercek altına alınmış olacak. Bir de korumanın yalnızca kâğıt üzerinde kalmaması, uygulamaya geçmesi önemli: Karakent Köyü Muhtarı Veli Büyük, 70’lerde tek bir sondaj kuyusu bile olmadığını söylüyor. Şimdilerde bazı köylerde her arazi başında bir kuyu varmış. Göle yakınlarda 5-10 metre, DSİ’nin açtırdıklarıysa 100 metreden daha derin... Muhtar Büyük ‘‘Kaçak kuyulara elektrik bile veriliyor’’ diyor. Yani uygulamada bir korumadan bahsetmek zor.

Dikkuyruklar alarm verdi proje başladı

Doğa Derneği 2007’de kuş gözlemcisi bir üyelerinin dikkuyrukların azaldığı uyarısıyla alarma geçerek göl hakkında çalışmaya başlamış. Kuşlar doğada bir nevi erken uyarı sistemi; habitatta bir sorun varsa bunu kuşlardan anlamak mümkün. Kuş gözlemciliği bu yüzden önemli.
Doğa Derneği’nin göldeki çalışmaları arasında tarım yöntemlerini değiştirmek de var. Göl etrafında büyükbaş hayvancılık da çok yoğun yapıldığı için sorunlu. Hayvanlar hem çok su tüketiyor hem de onlara yem olarak yetiştirilen yonca ve mısır çok su istiyor. Dernek bunun için pilot alanlar seçerek daha az su isteyen bitkiler deniyor. Örneğin geliri de yüksek olan lavanta... Veya arpa, buğday, aspir, susam, çörekotu...
Damla sulama yöntemi deneniyor. Bu yıl ilk kez hayvanlara yem olarak macar fiği eken çiftçi Gürbüz Davan sonuçlardan memnun. Davan ‘‘Bir senede 20 kişi benden görüp damlama su sistemi döşetti’’ diyor. Dernek pilot alanlarda sulama teçhizatının masrafını karşılıyor ve 5 yıl birlikte çalışıldıktan sonra çiftçiye bırakılıyor. ‘Yerel sulak alan komisyonu’ toplantısı gelecek ay... Doğa Derneği’ne göre bu toplantı gölün kaderini belirleyecek. Yapılması gerekenler net. Gölün yaşam suyunu geri bırakması ve göl etrafında yeni baraj-gölet-kuyu-mermer ocağı izni verilmemesi.