scorecardresearch.com

Bütün üniversitelerde bölüm değiştirmenin yolu açıldı

Sabancı Üniversitesi'ndeki öğrencilerin bölümlerini koşulsuz değiştirmesine karşı çıkan YÖK fikir değiştirdi. Yeni 'yatay geçiş yönetmeliği' bütün üniversitelerde 'şartlı bölüm değiştirmeyi' mümkün kılıyor. Ancak üniversiteler geçiş şartlarını zorlaştırabilecek



BETÜL KOTAN 

ANKARA - Sabancı Üniversitesi’nde okuyan öğrencilerin ‘hiçbir şart olmadan ilk girdikleri bölümü değiştirebilmesi’ uygulamasına karşı çıkan YÖK, mevcut yatay geçiş yönetmeliğini, bütün üniversitelerde ‘şartlı bölüm değiştirmeyi’ mümkün kılacak şekilde değiştirdi. Geçiş şartlarının üniversite senatolarına bırakıldığı yeni yönetmelikte YÖK’ün istediği tek şart olarak, ‘geçilecek programla ilgili, ÖSS’ye girdiği yıl itibarıyla yurtiçindeki üniversitelerde kayıt yaptıran en düşük puanlı öğrencinin puanından az olmaması’ getirildi. Buna göre, 2008’de İstanbul Üniversitesi’nin herhangi bir bölümüne girmiş bir öğrencinin, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ne geçmek istemesi durumunda, o yıl sınavda aldığı ilgili puanın, aynı yıl en düşük puanla öğrenci alan (Kafkas Üniversitesi) Tıp fakültesine en alt sıradan giren öğrenciden fazla olması gerekecek. Akademisyenler, bu düzenlemenin (En yüksek puanla öğrenci alan) Hacettepe İngilizce Tıp Fakültesi’ne girmek isteyen, ancak puanı (en düşük puanla öğrenci alan) Kafkas Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne yetebilecek bir öğrenciye, Hacattepe’nin en düşük bölümüne girip, bir yıl bekleyip Hacettepe Tıp’a geçme şansı getirebileceği, öğrencilerin de bir yıl kaybetmeyi göze alıp bu hileye başvurabileceğine dikkat çektiler.

Önce karşı çıktılar
Sabancı, Işık ve Okan Üniversitelerinin uyguladığı serbest yatay geçiş yöntemi, YÖK tarafından yönetmeliğe aykırı bulunmuş, engellenmek istemişti. YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan da Sabancı Üniversitesi’nin savunmasını haklı bulmasına karşın, diğer üniversitelere haksızlık olacağı için uygulamaya son verileceğini söylemişti.
Radikal’in bir hafta boyunca sürdürdüğü yayınlar etkili olurken, bu katı tutumundan geri adım atan YÖK, uygulamayı puan şartına bağlayarak bütün üniversitelere yaydı. Kamuoyuna YÖK Başkanvekili İzzet Özgenç tarafından duyurulan değişiklik, yatay geçiş yönetmeliğinin 10. maddesinde yapıldı. Yeni yönetmelikte söz konusu madde şöyle düzenlendi:
“Madde 10- Aynı üniversite içinde fakülte, yüksekokul ve bölümler arasındaki yatay geçişlere ilişkin kurallar, bu Yönetmelikte belirlenen esaslar çerçevesinde üniversitelerin senatolarınca belirlenir. Ancak, ÖSYM tarafından yapılan merkezi sınavla yükseköğretim kurumlarına yerleştirilen öğrencinin yerleştirmede esas alınan merkezi sınav puanının, yatay geçiş yapmak istediği programla ilgili olarak merkezi sınava girdiği yıl itibarıyla yurtiçindeki üniversitelerde kayıt yaptıran en düşük puanlı öğrencinin puanından az olmaması şarttır.”

‘En düşük puan’ şartı
Mevcut sistemde sadece Okan, Işık ve Sabancı Üniversitelerinde yatay geçiş uygulanıyor. Ancak bu üniversitelerde okutulan programlar için belirlenmiş ortak dersler bulunuyor. Bütün öğrenciler ilk iki yıl, bu ortak dersleri alıyor. Daha sonra kendi üniversitesi içinde istediği alanı tercih edidebiliyor. Diğer üniversitelerde ise, yatay geçiş uygulaması yüksek not ortalaması gibi ağır koşullara ve okul yönetimlerinin kararına bağlanıyor. Öğrenci, okuduğu programı beğenmezse, çoğunlukla yeniden sınava girmek zorunda kalıyor. İlk yıl bölüm değiştirme amaçlı sınava girilmesi halinde de öğrencinin katsayı puanı düşürülüyor. YÖK yetkililerinin verdiği bilgilere göre sistem şöyle çalışacak:

Hukuktan Tıp fakültesine...
* İstanbul Hukuk Fakültesi’nde okuyan bir öğrenci, bir yıl eğitim gördükten sonra ‘Ben tıp fakültesi okumak istiyorum’ deyip yatay geçiş için başvurması halinde, öğrencinin İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazandığı yıl aldığı puana bakılacak. Öğrencinin başvuru yapabilmesi için söz konusu puanın, o yıl tıp fakültelerinin en düşük taban puanından (2008’de Kafkas Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne giren en düşük puanlı öğrencinin puanından) düşük olmamaması gerekecek.

Üniversite zorlaştırabilir
* Öğrencinin puanının yeterli olması geçiş için yetmeyecek. İkinci aşamada, öğrencinin okuduğu üniversitesinin senatosunun yatay geçişle ilgili kuralları belirleyici olacak. Senato, söz konusu geçişleri ortalama gibi ağır koşullara da bağlayabilecek. Bu durumda ‘o zaman ne değişecek’ sorusu gündeme gelebilir. Yetkililere göre, YÖK, yönetmelik değişikliği ile söz konusu uygulamayı isteyen üniversitelerin önünü açmayı ve fırsat eşitliği sağlamayı hedefledi. Yapılan değişiklik, kolay geçişe karşı olan ve zor şartları sürdürecek üniversitelere herhangi bir yaptırım getirmeyecek.

* Öğrenci, tıp fakültesinde okurken, hukuk fakültesine geçiş yaparsa, iki fakülte arasında hiçbir ortak ders olmadığı için birinci sınıftan tekrar okumak ve bir yıl kaybetmek zorunda kalacak.

* Öğrencinin program değiştirme hakkı sadece okuduğu üniversite içinde geçerli olacak. Ankara İletişim’de okuyan bir öğrenci, Marmara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne geçiş yapamayacak. Aynı bölümde üniversiteler arası geçişler, mevcut uygulamada olduğu gibi dikey sınav geçişiyle olacak.

‘Hile yoluna dönüşebilir’
Altı YÖK üyesi, uygulamanın aceleye getirildiğini belirterek, yürürlüğe konulmamasını istedi. Bülent Serim, Fikret Şenses, Engin Ataç, Mustafa İlhan, Atilla Eriş ve Ali Ekrem Özkul karara muhalif kaldı. Bülent Serim, uygulamanın başarılı olmayacağını, çünkü Sabancı Üniversitesi dışındaki diğer üniversitelerde ortak dersler verilen çok fazla programı bulunmadığını söyledi. Serim, “Üniversiteler bunu nasıl uygulayacak bilmiyorum. Yanlış sistemi yaygınlaştırmaya çalışıyorlar. Şu aşamada aceleyle böyle bir aşamaya geçiliyor, doğru olmadığını düşünüyorum” dedi. Akademik çevreler, uygulamanın öğrenciler için bir hile yolu yaratabileceğine de dikkat çektiler. Buna göre, yüzde 1’lik dilimle öğrenci alan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne girmek isteyen, ancak aldığı puan sadece Kafkas Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne yeten bir öğrenci, Hacettepe’nin düşük puanlı bir bölümüne (örneğin Jeoloji Mühendisliği) girip bir yıl okuduktan sonra yatay geçiş başvurusu yapabilecek. Akademisyenler, bu durumun önüne geçilmesi için Hacettepe Üniversitesi’nin söz konusu geçiş puanını yüksek tutabileceğine, not ortalaması gibi başka koşullar arayabileceğine dikkat çektiler.


ETİKETLER:

haber

http://www.radikal.com.tr/94037794037710

YORUMLAR
(10 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

Çok güzel - istanbuldanmuhendis

Öğrencilerin, bu kuralı kullanarak yatay geçiş yapmasına haberde "hile" diye isim verilmiş ancak bunu bir hile olarak değil, gençlerin kendi geleceklerini belirlemeleri için onlara sunulan bir esneklik olarak görmek gerekli bence. ÖSS ile alınan tek puan yerin artık üniversite insiyatifi + öğrenci isteği de öğrencinin seçeceği bölüm için önem kazanmış çok güzel bence.

haksizilik orda degil - efraim1980

sabancinin bolum degistirme sisteminin haksizlik oldugunu soyleyenler bence olaya dar bir acidan bakiyorlar. Sonucta haksizlik parali ve parasiz universitelerin bir arada bulunmasinda ve aralarindaki kalite farkinda. Zaten parasi olan ve iyi bir devlet universitesinin yakininda bile gecmeye yetmeyecek bir puan alan kisi ozel universitede ayni, hatta daha yuksek bir kalitede egitime sahip oluyor. Bu durumla ilgili birsey yapilmadiktan sonra, sabancinin bu gayet gelismis, basarili, ve ogrencilerini cok yonlu olmaya zorlayan sistemini haksizilik adina elestirmenin bir anlami yok.

bir yıl geriden başlatma uygulaması,iyi oy getirir - mevlüt

bu yök dedikleri geriye doğru yatay geçişleri genelleştirmiş, bir yıl geriye simge gerçekte bin yıl geriye yatay geçiş yapılarak bölüm değiştirilmiş,zamansal bir taktik bir yıl yüzyıl ortaçağ,MÖsi zamanlara doğru yatay geçiş ,bu göğüs kabartan başarı gerici partilere oy olarak dönecek diye hesaplanmış,her mahallede bir üniversite,ha gerçekten Türkiyede özerk üniversite var mı,rektörlerini üç kağıt yöntemi ile sonuçta hükümetin atadığı Çankaya noterliğince de onanmış bir rektör gerçeekten üniversite rektörü müdür,ister yatay ister dikey geçilsin bilim araştırma yapılıyormu yoksa orta halli kasaba liselerinin düzeyine üniversite mi deniyor,o kadar senelerini veriyorsun sonunda üniversite meszunu işsiz de Türkiye dünya rekoru kırıyor,dışarda üniversite kuyan ve okutaanların hiç bir çocuğunun işsiz kaldığını duymadık,

Çoğunluk tehtidi... - kuartz

Şu tektipleştirmenin mantığını anlamakta zorlanıyorum. Zihniyet hastalıklı. tedavi gerektrien kangren olmuş olan YÖK'ün kendisi. Önce Sabancı ve benzer sistemi uygulayan üniversitelereki sistemi kaldıracağını söylüyor, sonra da tektipleştirme adına o sistemi diğer üniversitelerde uygulayacağız deyip saçma sapan başka bir sistemi yutturmaya çalışıyor. Ne yaptığını kendi de bilmiyor izlenimi veriyor, ama galiba çok iyi biliyor. Birsürü işi yapma yöntemi bu oldu artık. Kanunla, yönetmelikle tehtid... "Kafamı bozarsanız bütün sistemin tozunu attırırım, güç bende" duruşu...

YÖK Sabancı Üni. konusunda haklı. - tehanu06

Parası olan bu üniversitelerin (Okan ve bir üni. daha var) en düşük puanlı bölümlerine giriyor, sonra bölüm değiştirme şansından yararlanıp mühendislikten mezun oluyor. Sınavı beğenmeyebiliriz ama bu çocuklar için eşitsiz bir durum oluşturmadığı açık. Hepsi gelir durumu çok iyi, en iyi imkanlara sahip olmuş çocuklar, Hakkari'den gelmiyorlar. Buna rağmen ÖSS'den çok düşük puanlar alıyorlarsa sonuçlarına da katlanmalılar. Bölüm değiştirme olabilir ama hiç değilse aynı puan türleri ya da bilim alanı (tıp, sosyal, fen, mühendislik vb.) içinde değiştirme olmalı. Yoksa sınava deli gibi çalışıp başarılı olan çocuklara haksızlık yapılıyor. Diğer üniversitelerde yolu açılan değiştirme hakkının da sınırsız olacağını sanmıyorum.

Medya Baskısının Etkisi - perkem

YÖK'ün üniversitelerin özerkliğine müdahalesini giderek artırmas ve üniversite sistemini merkezileştirmesi yönünde attığı adımlardan birinde kısmen de olsa geri çekilmesi umut verici, ama bu sorunlardan sadece bir tanesi. Radikal'in bu konuda süren haberlerini kutluyorum. Ama aynı tepkiyi diğer konularda da sürdürmesini bekilyorum, özellikle tüm akademik kadronun niteliğini değiştirecek bir kadrolaşma planı olan 50/d konusunda. Şu an doktorasını yapan araştırma görevlililerinin görevine son verilmesini öngören bu uygulama üniversitelerin özerkliğine müdahaledir ve üniversitelerde kadrolaşmanın önünü açmaktadır. Radikal'den bu konuda da daha çok haber yaparak etkisini sürdürmesini bekliyoruz.

curumus duzenın aynası...secmece orgencı...kesmece ogrencı.. - vensremos

1980 askerı darbesıyle unıversitelerı de postalla ezen askeriye unıversıtelerın basına da yök bekcısını dıktı.kapıtalızm yenı bır krız yasıyor ve neo-lıberal polıtakaların bır hedefı de yenı kar alanı olarak egıtım alanını paralı hale getırmektı. ve bunun ıcın de devlet unıversıtelerı bırer tıcarethanelere cevırıldı ve dırek sermayeyle kurulan ozel unıversıteler mantar gıbı turetı. artrık ogrencıler de ayaklı sermaye oldu.sıstemın celık kafesı egıtımı ıcıne almadan apolıtık ve eko-sapıensler yaratamazdı kı.sımdı de Yök sozum ona ozel unıversıtelerın uygulamasını dıger unıversıtelele haksızlık olarak goruyor da yonetmelıge semer gecirerek devlet unıversıtelerıne de "esıtlık"getiriyor.getırılen yenı uggulamanın da hıc bır tutarlı tarafı yok.zaten bır beklentımız de yok bu secmece kesmece egıtım sıstemınden.SOZ YETKI KARARIN BİZDE OLDUGU BIR DUZEN YARATANA KADAR....