'Büyük abi' konuştu ama...



Hrant Dink, 19 Ocak 2007 günü cinayete kurban gitmişti

'Büyük abi' Erhan Tuncel'in ifadeleri hayal kırıklığı yarattı. Tuncel, Hrant Dink soruşturmasını derinleştirecek bilgiler vermeden sadece kendisini kurtarmaya çalıştı. Nasıl muhbir olduğunu da anlatan Tuncel, bütün suçu arkadaşlarının ve polisin üzerine attı.

İSTANBUL - Hrant Dink cinayeti soruşturmasında 'kilit isim' olarak geçen ve konuştuğunda önemli bilgiler vereceği düşünülen Erhan Tuncel'in merak edilen anlatımlarında sadece kendini kurtarmaya çalıştığı ortaya çıktı. Tuncel, polis muhbirliği yaptığı dönemde 'polisi uyardığını ancak ciddiye alınmadığını' söylerken, cinayetin planlama aşamasında da yer almadığını savunuyor. Ancak diğer sanıkların anlatımları ve deliller, iddianamede cinayetin bir numaralı azmettiricisi ve terör örgütü yöneticisi olarak suçlanan Tuncel'in 'kendini kurtarma' hayalini suya düşürüyor.
Şimdiye kadar polis ve savcılıkta susma hakkını kullanan, ancak şifahi bilgiler verdiği söylenen Tuncel'in anlatımları tutuklu olduğu Tekirdağ F Tipi Cezaevi'nde ocak, şubat ve nisan aylarında savcı nezaretinde kayıt altına alındı. Tuncel, savcılara konuşurken McDonald's'a 24 Ekim 2004 tarihinde yapılan saldırıda bombayı kendisinin hazırladığını kabul etti. Ancak saldırıya Yasin Hayal'in daha büyük eylemlere kalkışmasını engellemek için karıştığını söyledi, "Yasin'in enerjisini boşaltmak için bu eylemde yardım ettim. Büyük bir torpil şeklinde bomba hazırlayıp zararı azalttım" dedi. Dink cinayetinin planlanması sırasında da polis muhbiri olduğunu vurgulayan Tuncel, Hayal'i kontrol altında tutmak amacıyla işin içinde yer aldığını anlattı.
En yakın arkadaşını suçladı
Tuncel'in suçlamaları, ev arkadaşı Tuncay Uzundal'a da uzandı. İddiasına göre Hrant Dink'in resimlerini Hayal'e Tuncay Uzundal verdi. Tuncay, Hrant Dink olayında kendisinden çok daha fazla bilgiye sahipti. Üstelik Yasin Hayal ve Dink'i vuran O.S. ile kendisinden çok daha yakındı. Erhan, cinayetten sonra 'polise haber verelim' dediğinde kendisini engellemekte suçladığı Uzundal'ın jandarmayla ilişkilerine de dikkat çekti. (Tuncay Uzundal'sa önceki ifadelerinde cinayete katılmadığını ve polis muhbiri olduğunu bildiği Erhan Tuncel'e karışmadığını anlatmıştı. Uzundal, Erhan, Yasin ve O.S.'nin evde yaptıkları bir toplantıya tanık olduğunu söyleyerek, "Erhan, O.S.'ye 'Orada çok kamera var, yüzünü gizlemelisin' diyordu" diyerek Erhan'ı ele vermişti. Ayrıca Yasin'in, Dink cinayetinde kullanılması için Erhan'dan kurşun istediğini anlatmıştı.)
İfadelerde Alperenler de var
Tuncel'in ifadelerinde, Alperen Ocakları Trabzon İl Başkanı Mustafa Öztürk'ün Yasin Hayal'e eylemde yardım ettiği iddiası da var: "Yasin Hayal, Mustafa Öztürk'ten yardım göreceğini söylüyordu. 2006 Mart-Nisan aylarında bir ay kadar yanlarında kaldı." (Mustafa Öztürk ise savcılıkta verdiği ifadesinde Erhan Tuncel'in cinayetin merkezinde olduğuna tanıklık ettiğini söylüyordu.) Alperen Ocakları'nda cinayet planlarının konuşulduğu bir günü anlatan Öztürk şöyle devam etmişti: 'Erhan Tuncel, Zeynel Abidin Yavuz'a (Azmettiricilerin O.S.'den önce tetikçi olarak Yavuz'u belirlediği ortaya çıkmıştı.) 'Eylemden sonra seni Gürcistan'a kaçıracağız' dedi.
Tuncel'in anlatımlarında Hrant Dink cinayetinin günüyle ilgili de ilginç detaylar var. Şifahi beyanında, cinayetin 24 Nisan'da yapılması için ısrar ettiğini söyleyerek, "Polis bu tarihte AGOS gazetesi önünde önlem alacak ve cinayet işlenmeden yakalanacaklardı" diyor. (Yasin Hayal'se cezaevinde verdiği ikinci ifadesinde tetikçileri Erhan'ın bulduğunu, cinayeti de onun planladığını söylemişti. Hayal tüm planları Tuncel'in yaptığını, şimdi kendisini birinci plana çıkarmaya çalıştığını öne sürmüştü. Hayal ayrıca Tuncel'in AGOS'u bombalamayı önerdiğini de ifade etmişti.)
Tuncel'in iddiasına göre Hayal, Eylül 2005'te cezaevinden çıkınca, etrafına Ermenilere karşı kinlendiğini ve Hrant Dink'i vuracağını söylemeye başladı. İstihbarat görevlileri bu konuyu detaylandırma görevini 'muhbirleri' Tuncel'e verdi. Tuncel, 25 Ocak 2007 tarihinde savcılara Dink cinayeti konusunda polisi çeşitli kereler uyardığını ancak dikkate alınmadığını söyledi. Hatta Tuncel, ciddiye alınmadığını görünce ayrılmak istediğini ancak 'Kafana göre çıkamazsın. Eski dosyaları açarız' şeklinde tehdit edildiğini öne sürdü. Cinayet yaklaşırken polisin kendisiyle teması kestiğini anlatan Tuncel, istihbarat telefonuna 'İlişkim kesilmişse bu konuyu bilmek benim hakkım değil mi' diye mesaj çektiğini, karşılığında 'Telefon arızalı, bu ara çok yoğunuz, seni arayacağız' yanıtını aldığını anlattı.
Savcılar: Planlayan Erhan
Ancak Tuncel'in 'Uyardım inanmadılar' iddiaları, iddianameyi hazırlayan savcılığa inandırıcı gelmedi. Savcılara göre Tuncel polise çelişkili bilgiler veriyordu:
"Bunun sebebi de Tuncel'in suikasti Yasin Hayal'le birlikte planlamasıdır. Başka bir deyişle Erhan Tuncel, istihbarat kurumuna eylemi önce Yasin'in yapacağını aksettirerek daha sonra Zeynel Abidin Yavuz fikrinden vazgeçilmesinden sonra onun adını vererek ve O.S.'de karar kılınması üzerine hiç bilgi vermeyerek kurumu bilinçli olarak yanlış yönlendirmiştir."
Erhan Tuncel, O.S.'nin İstanbul'a gittiğinden ise cinayet işlendikten sonra haberdar olduğunu öne sürdü. Kendisini istihbaratta görevli iki polisin cinayetten sonra aradığını anlatan Tuncel, bu polislerle birlikte Yasin'i aradıklarını anlattı. Tuncel, Yasin'i bir kafede bularak polislere gösterdi. Eylemden habersizmiş gibi davranan Tuncel, Yasin Hayal'in cinayetle bağlantısını polislerden sakladığını ise kabul etti.