'Büyük devlet cüce sorundan korkmaz'

'Büyük devlet cüce sorundan korkmaz'
'Büyük devlet cüce sorundan korkmaz'

Erdoğan, mayın temizliği konusu komisyona geri çekilmeden birkaç saat önce Türkiye Belediyeler Birliği toplantısında tasarıyı savunuyordu. FOTOĞRAF: SERDAR ÖZSOY

Başbakan, mayın temizliği tasarısını savunurken 'istemezük'çülere çattı: Türkiye bölünüyor, çöküyor diye Türkiye'yi kronik sorunlara mahkûm ettiler

ANKARA - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye sınırındaki mayınların temizlenmesiyle ilgili yasa tasarısının ‘hükümet kararı’yla komisyona geri çekilmesinden sadece birkaç saat önce tasarıyı ateşli biçimde savundu. Muhalefeti hiçbir formül üretmeden ‘istemezük’ demekle suçlayan Erdoğan, TBMM’de gümbürtüler koparan yasa tasarısının içinde ‘Temizlenen araziler İsrail’e verilecek’ diye bir madde olmadığını vurguladı; “Vatanı sevmek, vatanseverlikse, biz kimseden daha az vatansever değiliz. Bu konuda da hepsiyle yarışa gireriz” dedi.
Türkiye Belediyeler Birliği’nin Meclis Toplantısı’na katılan Başbakan Erdoğan şu mesajları verdi:

YASADA İSRAİL’E PEŞKEŞ Mİ ÇEKİLECEK DENİYOR: Türkiye’yi rüzgârda sallanacak çelimsiz, zayıf bir ülke olarak lanse etmeye kimsenin hakkı yoktur. Onlarca örnek var. Kıbrıs meselesinden tutunuz, Azerbaycan’a, sosyal güvenlik yasasından tutunuz, AB sürecine kadar her alanda engellemelerle karşılaştık. İşte şimdi bir mayın meselesi. İlginç yerlere çekiyorlar. Efendim işte, ‘Güneydoğu Anadolu Bölgesi İsrail’e peşkeş çekilecek’. Neye dayanarak bunu söylüyorsun? Nerede bu var? Yasanın içerisinde böyle bir şey mi var?
MALİYETİ NE KADAR: ‘Bunu kendileri yapsın.’ Bunu mu söylüyorsun? Peki bunun maliyeti hakkında bir bilgin mi var? Var mı bir çalışman? Yok... 200 metre derinliğinde bir güvenlik sınırıyla tamamen güvenlik ortamı içerisinde değerlendirilen bir bölgeyi, kalkıp sen güvenliksiz bir bölge olarak ilan edemezsin. Bir taraftan Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde, ‘Burasını ayağa kaldıracağız’ diyeceksin. 780 kilometre bir Suriye sınırı var ve bu sınırda kalkacağız. Diyoruz ki ‘Bu sınırı bereketlendirelim. Yazıktır, günahtır bu topraklara bunları canlandıralım’. Kalkıp da ‘İşte bakın, filanca yeri, İsrail’e burayı veriyorlar, verdiler.’ Bu denli ileri giden var. Ve bu noktada ortaya hiçbir formül, proje koymadan, sadece, ‘İstemezük...’ Başka bir şey yok. Ama geçmişleri de bu. Çünkü bu ülkede çivili ve dikili ne bir tahtaları, ne bir ağaçları yok.
MHP’YE ELEŞTİRİ: Vatanı sevmek, vatanseverlikse, biz kimseden daha az vatansever değiliz. Bu konuda da hepsiyle yarışa gireriz. Bu ülkede vatansever olanların ülkemizi nereye getirdiklerini hep geçmişte gördük. Sürekli IMF’yi kötülemek suretiyle öne çıkanların, IMF’ye nasıl borçlandıkları, burçları bize bıraktıkları, bizim bunu nasıl ödediğimiz ortada.
BÜYÜK TOPRAKLARA İHTİYAÇ VAR: Mayınlı araziler temizlendikten sonra bölünerek dağıtılması öneriler var. Neyi bölüp veriyorsun ya? Biz şu anda tarımda toplulaştırmanın gayreti içindeyiz. Zaten Türkiye’de biz tarımı böyle rezil ettik, böyle bitirdik. ‘Böl-ver’ 300 metrekare, 400 metrekare bunda tarım yapılır mı? Dünyada böyle bir tarım anlayışı var mı? Eğer modern tarım yapacaksan burada büyük arazilere ihtiyaç var.
TÜRKİYE CÜCE DEĞİL: Türkiye’nin her meselesini, her sorununu, her şeyini açık açık, şeffaf bir şekilde nezaket ve hoşgörü dairesinde konuşmak zorundayız. Büyük devletler, cüce sorunlardan korkmazlar. Küçük meselelerden çekinmezler, büyük devlet anlayışı, tam bir özgüvenle tesis edilir. Son 30-40 yıldır belli meseleler açıldığında, ‘Türkiye bölünüyor, Türkiye çöküyor, göçüyor, bitiyor, tükeniyor’ diyerek, her türlü reformun, her türlü yeniliğin önünü anında kestiler. İhanet diyerek, hıyanet diyerek, namus ve şeref kavramlarını inanılmaz şekilde ucuzlatarak güya vatanseverlik kisvesi altında Türkiye’yi kronik sorunlara adeta mahkûm ettiler.
SAĞA SOLA LAF YETİŞTİRMEYİN: Belediye başkanlarının görevi, siyasi polemiklerle -bakın siyaset dışı kalarak demiyorum- siyasi polemiklerle sağa sola laf yetiştirerek, demeç vererek, bu hizmet sürecini karalayarak iddia ve ithamlar üreterek, bundan iyi ya da kötü şöhret elde etmek değildir. ‘Kaynak bulamadım, enkaz devraldım, elim kolum bağlandı’ gibi gerekçelere sığınarak, hiç kimse vatandaşı hizmetten mahrum edemez, etmemelidir. Şu anda da birçok arkadaşımız borçla devraldı, hizmet üretti, üretiyor, mecburuz ve bu çark dönecek.
DTP’Lİ BELEDİYELERE ELEŞTİRİ: 742 milyar dolarlık GSMH olan Türkiye’nin, hâlâ kanalizasyon sorunu olan belediyeleri bulunmasını anlayışla karşılayamayız. (Radikal)