Buzul kaplı dağda 21 gün

Pamir Dağları'nın Çin Halk Cumhuriyeti sınırlarında kalan, üzeri buzul ve karla kaplı 7 bin 546 metrelik Muztag Ata Dağı'na tur kayağıyla ilk tırmanışı yapan...
Haber: SİNAN TOROS / Arşivi

İSTANBUL - Pamir Dağları'nın Çin Halk Cumhuriyeti sınırlarında kalan, üzeri buzul ve karla kaplı 7 bin 546 metrelik Muztag Ata Dağı'na tur kayağıyla ilk tırmanışı yapan Nasuh Mahruki ile ekip arkadaşı Yılmaz Sevgül, dün İstanbul'a döndü. Dağcılar tırmanışta, kar ve fırtına nedeniyle kaybolma ve havasızlıktan ölme tehlikesiyle karşı karşıya kaldıklarını anlattı.
Ünlü dağcı Mahruki, daha önce hiçbir Türk dağcının denemediği Muztag Ata Dağı tırmanışının umulandan zor geçtiğini söyledi. Mahruki, Atatürk Havalimanı'nda yaptığı açıklamada, Muztag Ata Dağı'na tur kayağıyla yapılan ilk tırmanışı gerçekleştirdiklerini belirterek, "Amacımız, daha önce hiçbir Türk dağcının denemediği bir tırmanıştı" dedi. Tırmanışın tur kayağıyla yapılmasının önemli olduğunu kaydeden Mahruki şunları söyledi:
"7 Ağustos'ta başlayan tırmanıştan sonra 28 Ağustos'ta tur kayaklarıyla zirveye ulaştık. Bu, Türkiye'nin de tur kayağıyla yapılmış en yüksek tırmanışı oldu. Türkiye'ye bir ilki daha kazandırdığımız için mutluyuz. Tırmanış umduğumuzdan zor oldu. Muztag Ata Dağı, normalde zor dağlar sınıfına girmezdi. Ancak dağlar öyle bir yapıya sahip ki, Uludağ'da bile bir fırtınaya girseniz, dünyanın en iyi dağcılarının dahi hayatı tehlikeye girer. Biz bu dağda biraz öyle yakalandık."
Herkes döndü onlar kaldı
Dağcı Sevgül de tırmanışı anlatırken, önce kolay olacağını sandıklarını, ancak çok zorlandıklarını söyledi. Sevgül, tırmanışı şöyle anlattı:
"Zirve için iki deneme yaptık. Birincisinde, 6 bin metre civarında kötü hava şartları nedeniyle geri dönmek zorunda kaldık. Fırtına nedeniyle dağdaki 200 kişilik ekip döndü. Ben, Nasuh ve bir Rus dağcı kalıp bekledik. Düzgün havayı yakaladıktan sonra tırmanışa başladık. Ancak son 300 metrede tekrar fırtınaya yakalandık. Biraz zorlandık ama zirveye ulaştık. Daha sonra dönüşümüz problem oldu. Kaybolma tehlikesi yaşadık. Fırtınadan önümüzü göremiyorduk. Havanın açmasını bekledik. Tüm gece yağan kar, çadırımızı olduğu gibi kapattı. Çadırın girişinden de hava alamamaya başlamıştık. Sonunda çadırın üstünü keserek dışarı çıkabildik."