Çağlayan Adliyesi'nde tedirgin bekleyişin sonu: 16 tutuklama...

Çağlayan Adliyesi'nde tedirgin bekleyişin sonu: 16 tutuklama...
Çağlayan Adliyesi'nde tedirgin bekleyişin sonu: 16 tutuklama...
Rüşvet ve yolsuzluk operasyonu tam 5 gün sonra tamamlandı. Aralarında iki bakanın oğlunun da olduğu 16 kişi dün tutuklandı. Toplam sayı 24 oldu.
Haber: SERKAN OCAK - serkan.ocak@radikal.com.tr / Arşivi

Siyasetçi ve işadamlarını kapsayan yolsuzluk ve rüşvet operasyonu 17 Aralık sabahı başladı. İçişleri Bakanı Muammer Güler, Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan ile Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar’ın oğulları, işadamları Rıza Sarraf, Ali Ağaoğlu, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir’in de aralarında olduğu 89 kişi gözaltına alındı. Zanlılardan 8’i perşembe günü tutuklanmış, bir kısmı da serbest bırakılmıştı. Emniyette işlemleri tamamlanan 71 kişi ise önceki sabah Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ne sevk edildi. Sabah saatlerinden itibaren 3 ayrı soruşturmayı yürüten 4 savcı ifadeleri almaya başladı. Şüpheliler, avukatlar, sivil ve resmi polisler ile belli bir uzaklıkta olanı biteni izlemeye çalışan şüpheli yakınları adliyeyi doldurmuştu. Adliye koridorları kalabalıktı ancak kimseden ses çıkmıyordu. 

Ağaoğlu ilgisi

Adliyedeki kalabalığın önemli bölümü Ağaoğlu’nun yakınlarıydı. Ağaoğlu’nun kardeşi Zeki Ağaoğlu da savcı kapısının yolunu gözleyenlerdendi. Ağabeyine güvendiğini ve serbest kalacağına inandığını söylüyordu. Öyle de oldu. Ali Ağaoğlu savcıya ifade verdikten sonra ‘adli kontrol’ şartıyla akşam serbest bırakıldı. Bu, Ali Ağaoğlu’nun yeni bir karara kadar yurtdışına çıkamayacağı ve her hafta emniyete giderek imza atacağı anlamına geliyordu.

Gündeş otoparkta bekledi

‘Örgüt lideri, para kasası, rüşveti dağıtan’ kişi olmakla suçlanan 29 yaşındaki işadamı Rıza Sarraf’ın emniyetteki ifadesi tam 17 saat sürmüştü, 150 sayfaya yakın ifade verdiği belirtiliyordu. Adliyenin altıncı katında 28. Sulh Ceza Mahkemesi’nin önünde Sarraf’ı avukatıyla konuşurken gördüm. Tedirgindi. Ayakta sırasını bekliyordu. Polislerin uyarısı üzerine oradan uzaklaştım. Bir ara avukatıyla konuştum. Bu sırada Sarraf’ın eşi sanatçı Ebru Gündeş avukatı aradı. Gündeş adliyenin otoparkında bir aracın içinde bekliyor ve avukatı aracılığıyla bilgi almaya çalışıyordu. 

Elini başına koymuş...

Nöbetçe mahkeme önünde bekleyenlerden İçişleri Bakanı Muammer Güler’in oğlu Barış Güler ise kapının yanında tek başına ayakta duruyordu. Hemen önündeki bankta Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Arslan, elini başına koymuş bekliyordu. Bakan Zafer Çağlayan’ın oğlu Salih Kaan Çağlayan da bankta oturuyordu. Şüphelilerin etrafında sivil polisler ve avukatlar vardı. Koridorun diğer ucunda tedbir amaçlı resmi üniformalı polisler de hazır bekliyordu. Şüpheliler savcılık ifadeleri tamamlandıktan sonra gruplar halinde mahkemeye çıkarıldı. 

Sonuç şöyle oldu:

Mahkeme, Halk Bankası Genel Müdürü Süleyman Aslan, işadamı Rıza Zarrab, Bakan Güler’in oğlu Barış Güler ile bakan Zafer Çağlayan’ın oğlu Kaan Çağlayan’ın da aralarında bulunduğu 16 kişinin tutuklanmasına karar verdi. Böylece soruşturmadaki toplam tutuklu sayısı 24 oldu.
Bakan Erdoğan Bayraktar’ın oğlu Abdullah Uçar Bayraktar, Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, işadamı Ali Ağaoğlu’nun da aralarında bulunduğu şüpheliler ‘adli kontrol’ ve yurtdışına çıkış yasağı konularak serbest bırakıldı.

Suçlamalar neler?


Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, örgüt üyeliği, rüşvet almak, rüşvet vermek, rüşvete aracılık etmek’

Mahkeme: ‘Delilleri karartabilirler’


Mahkemenin ‘tutuklama’ gerekçesi şöyle: Mevcut delil durumu, suçların vasıf ve mahiyeti, kanundaki cezaların alt ve üst sınırları, dosyadaki telefon dinlemeleri, iletişim bilgileri, teknik takipler ve diğer deliller göz önüne alındığında kuvvetli suç şüphesinin bulunması, şüphelilerin fark edilmemek için farklı şekilde iletişime geçip delillerin ortaya çıkmasını engelleyici davranışları göstermeleri ve konumları ve sosyal statüleri de göz önüne alınarak bundan sonra da delilleri etkileme ve karartılma şüphesi...