Çakıcı için iade kararı

Avusturya'da Viyana Eyalet Mahkemesi, Çakıcı'nın iadesine karar verdi. Savcı, işkence iddiaları üzerine, "Türkiye hukuk devletidir" dedi. Çakıcı, karara saygı duyduğunu belirterek, "Dönüp devletimle hesaplaşmak istiyorum" diye konuştu.

VİYANA - Viyana Eyalet Mahkemesi'nde dün hâkim karşısına çıkan Alaattin Çakıcı'nın Türkiye'ye iade edilmesine karar verildi. Duruşma hâkimi Peter Seda'nın iade dosyasındaki suçlamaları okuduktan sonra söz alan Çakıcı'nın
avukatları Dr. Karl Bernhauser ile Dr. Walter Rosenkranz, Türkiye'de işkence yapıldığını, Çakıcı'nın Fransa'dan iade edildikten sonra da yıllarca hücrede izole edilerek intihara sürüklendiğini iddia ederek, iade edilmemesini talep ettiler.
'Hukuk dışı tutuklandım'
Hâkimin, söz hakkı vermesi üzerine konuşan Çakıcı da avukatlarının savunmasına katıldığını belirterek, "1998 yılı Ağustos ayında Fransa'da tutuklandım ve sadece iki davadan yargılanmak üzere iade edildim. Zamanın DSP'li Adalet Bakanı da tüm savcılara emir vererek, sadece iki davadan yargılanacağımı bildirmişti. Ancak tahliye olmama üç ay kala dışarıda bir olay oldu. Bu olayı da bana mal ettiler. Ama olayı düzenleyen kişi ne ziyaretime gelmiş ne de kendisiyle telefon görüşmem olduğuna dair bir kayıt var. Mahkemeye çıkarıldım ve serbest bırakıldım. Savcı ikinci bir mahkemeye havale edince, hukuk dışı bir şekilde tutuklandım. Altı ay sonra yeğenim Barış Çakıcı Bulgaristan'da silahla yakalanarak Türk polisine teslim edildi. Ölümle tehdit edilerek aleyhimde ifadesi alındı. Tüm bu gelişmeler sonunda cezamı tamamlayarak tahliye oldum" diye konuştu.
Tahliye olduktan sonra 45 günlük hakkını kullanarak pasaport talebinde bulunduğunu belirten Çakıcı, ikinci bir mahkemenin yasal olmadan yurtdışına çıkış yasağı koyduğunu ve pasaport alabilmek için 17 ay sabırla beklediğini, ancak alamadığını söyledi. Çakıcı, "Ankara'daki yüksek mahkemeye (Yargıtay) güveniyordum. Ancak yüksek mahkeme 18 aylık cezayı onayladı. Daha sonra ise cezam 25 yıla çıkarıldı. Eğer kaçmak isteseydim neden 17 ay bekleyeyim ki?
Ama Ankara'dan (Yargıtay) tutuklama kararı çıkınca yurtdışına çıktım" dedi.
Hâkim Peter Seda, daha sonra savcı Michael Klackl'a söz verdi. Savcı Klackl, Çakıcı'nın tehlikeli bir suçlu olduğunu, Türkiye'ye iade edilmesi önünde hukuki ve insan hakları bakımından bir engel bulunmadığını belirterek iade edilmesini istedi. Çakıcı'nın avukatları ise bu talebe itiraz etti.
Hakim Seda, Çakıcı'yı, avukatlarını ve savcıyı dinledikten sonra 1 saat 15 dakika süren duruşma sonunda kararını, "Avusturya'ya sahte pasaportla girmek suçu dışındaki tüm suçlardan Türkiye'ye iade edilmesi önünde hiçbir engel yoktur" sözleriyle açıkladı. Hâkim Çakıcı'nın, iddia edildiği gibi işkenceye tabi tutulması halinde Avusturya'nın Türkiye'deki diplomatik temsilciliklerinden yardım isteyebileceğini de belirterek Çakıcı'ya son sözünü sordu.
Çakıcı, duruşma süresince yaptığı suçlamaları bir kenara bırakarak, "Teşekkür ediyorum ve verdiğiniz karara saygı duyuyorum. İade edilmek istiyorum" dedi. Çakıcı salondan götürülürken yarı yolda dönerek de şunları söyledi: "Kararınıza saygı duyuyorum. İtiraz hakkımı kullanmak istemiyorum. Daha önceki yıllarda olsaydı Türkiye'ye dönmek istemezdim, ancak 1946 yılından beri ilk kez Türkiye'de sessiz bir devrim gerçekleşti. Türkiye'ye dönüp devletimle hesaplaşmak istiyorum."