'Camgöz Gary'yi vuran polis müdürü öldü

'Camgöz Gary'yi vuran polis müdürü öldü
'Camgöz Gary'yi vuran polis müdürü öldü

ABD?li gangsterin İstanbul?da bir polis müdürü tarafından vurulması 1968?de manşetlerdeydi.

Haber: SEYİT ERÇİÇEK / Arşivi

İSTANBUL - ABD’de ‘Camgöz’ takma adıyla tanınan ve yıllarca aranan gangster Ralph Gary Bauledin, 1968 yılında sevgilisi Patricia Ann Seeds’le Milano plakalı otomobille Taksim’de gezerken gözaltına alındı. Sahte pasaportla yurda giren Ralph Gary, getirildiği Yolcu Salonu’ndaki Mali Polis Merkezi’nde ifadesini alınmadan aniden belindeki silahını çekerek ateş açtı. Bir emniyet amiri, bir polis memuru, lokanta görevlisi ve banka müşavirini öldürdü, üç kişiyi de yaraladı. Arkadaşlarıyla birlikte olay yerine gelen 36 yaşındaki bir polis şefi de Camgöz Gary’yi vurdu.
Camgöz Gary’yi vuran kişi, İkinci Şube Müdürü Saip Gözet idi. Gözet de manşetlere taşınmasını sağlayan bu olayın 41 yıl ardından Balıklı Rum Hastanesi’nde hayata veda etti. 79 yaşındaki Gözet, önceki gün İstanbul Emniyet Müdürlüğü’nce Fatih Camii’nde düzenlenen silah arkadaşlarının da katıldığı resmi cenaze töreniyle toprağa verildi. Eşi Yıldız, kızı Sibel ve  ölüm ilanını gazetelerde gören silah arkadaşlarının da katıldığı törende duygulu anlar yaşandı.  Gözet, Edirnekapı Mezarlığı’na defnedildi.
Gözet, Camgöz Gary ile çatışmasını dönemin gazetelerine şöyle anlatmıştı:
“Sınıf arkadaşım Kemal Eröge ile meslektaşımı ve vatandaşlarımı öldüren Amerikalıyı polislerimle birlikte ben öldürdüm. Acımadan üzülmeden vurdum onu, taradım. Ta ki, her yanı kurşunlarla delik deşik olana kadar. İçeri girmiştim, yanımda komiser muavinim Asım vardı. Yemek salonunun yan tarafından kurşunlarla ölüm kusuyordu. (...) Yanımdan iki kurşun geçti, tetiğe dokundum ve taradım. Gary, koridordan tuvalet kısmına kaçtı. Bir el daha ateş etti. Yine davrandım. Bu defa tuvalet penceresini kırıp aydınlık kısmına geçti. Aşağı atlamıştır, diye düşündüm. Yere bakarken Asım hızla tutup içeri çekti.  Gary’nin birkaç metre yukarımızda olduğunu anladım. Bunun üzerine yukarıyı taradım. Gary, bağırarak yere düşmüştü. İngilizce bir şeyler söylüyordu. Aynı anda Asım ve Ahmet de ateş ediyorlardı. Silahından kan kusan Amerikalı’nın artık sesi kısılmıştı.”