scorecardresearch.com

"Camide içki içti" denilen Öztürk konuştu: Hayatım karardı

"Camide içki içti" denilen Öztürk konuştu: Hayatım karardı

Öztürk, o gün elindekinin kola kutusu olduğunu, olaylardan sonra ezilmiş bira kutusu gördüğünü söylüyor.

'Camide içki içildiği' iddiasına dayanak olarak gösterilen fotoğraftaki Emre Öztürk, "Elimdeki kola kutusu. Hayatımı kararttılar" diyor.
Haber: FATİH YAĞMUR / Arşivi

Gezi Parkı eylemleri sırasında 2 Haziran gecesi Dolmabahçe civarındaki polisin müdahalesiyle çok sayıda kişi Bezm-i Âlem Valide Sultan Camii’ne sığınmıştı. Ancak ertesi gün sosyal medyada ve bazı gazeteler ile internet sitelerinde ‘Sığındıkları camide içki içtiler’ şeklinde haberler yayımlanmaya başladı. Ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve hükümet yetkilileri camide içki içildiğini dile getirdi. Bu iddiaya dayanak olarak camide bulunan ve fotoğraflanan bir bira kutusu ve Emre Öztürk’ün yer aldığı fotoğraf karesi gösteriliyordu. Fotoğrafta Öztürk’ün elinde tuttuğu kutu içecek yuvarlak içine alınmıştı. Bu fotoğraf bazı gazetelerde ve birçok internet sitesinde yayımlandı. Sosyal medyada da kısa sürede yayıldı. Radikal dün Emre Öztürk’e ulaştı. Öztürk, elindekinin 330 ml’lik kutu kola olduğunu ifade ederek, “Bu fotoğraftan sonra babam beni evlatlıktan reddedeceğini söylüyor. Yedi yıl birlikte olduğum nişanlım, yüzüğü attı. Mahalledekiler kız kardeşimin yolunu kesip ‘Ağabeyin camide içki içmiş’ diyerek baskıda bulunuyorlar. Hayatımı kararttılar” dedi. Kuaför olan Öztürk 26 yaşında. Kartal’da oturuyor. Gezi Parkı eylemleri için Taksim’e gitmeye karar veren Öztürk, Dolmabahçe’ye kadar ilerleyebiliyor. Gerisini şöyle anlatıyor:
“Polisin attığı biber gazlarından etkilenince camiye sığındık. O gecenin ambiyansını yaşayanlar bilir. Orada olmak için herkesin kendince haklı nedenleri vardı. 14 yıldır astım hastasıyım. Gazdan etkilenince camiye girmek zorunda kaldık. Kendime gelince caminin içinde kiler oluşturulmuştu. Sigara dahil birçok içecek hatta buz bile vardı. O sırada rafa kola bırakıldı, elime aldım ve gözüme tuttum rahatlamak için. Çünkü her tarafım, özellikle gözlerim yanıyordu. Kutu kola elimdeyken biri resmimi çekmiş. 330 ml bildiğiniz (Coca Cola) kutu kola. Orada bira içen hiç kimseyi görmedim. Kilerde de bira görmedim. Sadece olaylar bittikten çok sonra rafta ezilmiş bira kutusu olduğunu gördüm.” Öztürk, bu fotoğrafın yayılmasından sonra tedirgin olduğunu belirterek, şöyle devam ediyor: 

Çok tedirgin oldum 

“Ertesi sabah uyandığımda sosyal medyada o fotoğrafı gördüm, binlerce küfür edilmiş hakkımda. Bir sürü internet sitesi ve gazetede de haberler çıktı. Sonra babam da duydu. Zaten iki yıldır aram açıktı babamla. Bu haberler de son raddeye getirdi. Aynı görüşü taşımama rağmen babam ‘Git ya aklan ya da soyadını değiştir’ dedi. Beni evlatlıktan reddetme durumuna geldi. Yedi yıl beraber olduğum nişanlım benden ayrıldı. Babası ‘Artık sana vermem kızımı’ diyor. Son bir yılı nişanlıydık. Herkes haber çıkınca bana haberin yer aldığı linki gönderiyor ‘Ne oldu, ne yaptın’ diye. En azından benim o camide bulunan bir sürü şahidim var. Normal yaşantımda da alkol kullanmıyorum. Ben fotoğrafları görünce çok tedirgin oldum. Bana ‘İçki içti’ diyorlar, ben Allahsız büyümedim. Nasıl girebilirim elimde içki ile camiye.” 

Baskı uygulanıyor 

Sadece kendisinin değil ailesinin de yaşanan durum nedeniyle mağdur olduğunu ifade eden Öztürk, şunları söylüyor: “Başbakan da sürekli mitinglerinde bahsediyor. Psikolojim bozuldu. Sokaklarda eli satırlı insanlar dolaşmaya başladı. Niye benim başıma gelmesin ki? Bu yüzden çok tedirginim. Kartal Adliyesi’nde sosyal medyada hakaret edenler, haberin yayımlandığı internet siteleri ve gazeteler hakkında suç duyurusunda bulundum. Bana yaşattıklarının elbetteki bir bedeli olacak. Başbakan benden bu şekilde bahsetmeye devam ederse ki Kazlıçeşme’de yine konuşmuş bu şekilde. Devam ederse, yasal haklarımı onun için de kullanacağım. Sokağa çıkamıyordum ilk günlerde. Minibüslerde bile tepki ‘Camiye de bira ile girilir mi’ diye tepki gösteriyorlar. Babam pankreas kanseri, 98 kilodan 48 kiloya düştü. Babam ciddi bir hastalıktan geri döndü. Bu olaylar da moralini oldukça bozdu. Bulunduğum semtte ailem uzun yıllardır oturuyor. Herkes anneme, babama ayrı bir baskı uyguluyor. Yeğenlerime, yakınlarıma, ablama baskı uyguluyorlar. ‘Senin ağabeyin camiye birayla girmiş’ diyerek 14 yaşındaki kız kardeşimin bile önünü kesiyorlar. Hayatım karardı...” 

İçki içilmedi dedi ama..

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, içki içildiği iddiasından sonra camiye yaptığı ziyaretle ilgili dün konuştu. Bağış, “Müfettişler müezzinle görüşüyordu. Müezzin, evvelki açıklamalarına ters şekilde içki içilmediğini söyledi. ‘Tezat var, araştıralım’ dediğimde, bira şişelerinin fotoğrafları, görüntüleri getirildi. Müezzinimizin, yüzlerce kişinin gelip, tehdidiyle, şantajıyla söylemlerine bunu yansıttığına dair bir intiba doğdu.”


http://www.radikal.com.tr/1138468113846847

YORUMLAR
(47 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

İftira mı? - Clear

Her zaman özgür ve cesur internet diye kaynak gösteririken kullandığını ve göklere çıkardığınız "youtube" u bugün mü göz ardı ediyorsunuz da "Yeni Şafak" a odaklanıyorsunuz? Açıp videoları bir zahmet seyrediverin,ha olmaz mı? Yoksa rüzgar tersten esince,o da mı "tu kaka" listenize girdi?

Ayhan Fahri senin kızını kim alır? - Atmarecep

Her fırsatta AKP karşıtı yorum yapanlara CHP'li, elitist, gerçekleri görmeyen, ilerlemek istemeyen yakıştırması yapanlar alır. Genç yaşlı kadın erkek demeden Gezi Parkı direnişi sırasında asiti su, biber gazı, dipçik, cop yiyenleri gördükten sonra kaçıp camiye sığınan kendi vatandaşını çapulcu sayan, ayakkabıyı bahane ederek her fırsatta kendi düşüncesinde olmayan insanları Allah'a ve dinimize saygısızlıkla suçlayan insanlar alır. Ama unutma, bu zihniyetteki insanlar günü geldiğinde senin kızını da döver. Kızın kaçıp camiye ayakkabı ile sığınırsa yardımına gelecek ilk kişi Emre Öztürk gibi insan halinden anlayan biri olacaktır.

esiroglu yorumcu - siradanbirisi

gercekden önyargilarinin esiri olmussun. Hicbir görüntüde alkollü icecekler yok. Sen önce bagimsiz düsünmeyi ögren. AKP´nin ve islamcilarin önyargilarinin esiri olma.

.... - diğer yaşam formu

Bunların Dünyası farklıdır. Bir keresinde bir islami forumda birisinin 'deprem olduğunda hangi duaları okumak gerekir' sorusuna rastlamıştım da, hınzırca sorulmuş bir soru sanmıştım. Ama öyle değilmiş. Gerçekten de deprem olduğunda bir dua etmek gerekiyormuş. O yüzden, depremde emniyetli bir yere sığınmak, ya da dışarı kaçmak yerine dua okuyan insanlardan, camiye ne şartla olursa olsun ayakkabıyla girmek zorunda olanlara hoşgörü göstermelerini beklemek yalnış olur.

o da yasak - made in blacksea

Arkadaşım nerede görülmüş içine fare kanı olan coca cola adlı dünya markasını Müslüman adamın içtiği tövbelere gel, bir dahaki sefere colaturca içersin ödeşirsiniz. Ay çok güldüm.Adamlar her gördüğü şeyi bira kutusu sanıyor

Ayhan fahri,sen dini ne kadar biliyorsun? - efeg27

Can havliyle camiye sığınan insanların ayakabbısına kadar takan bir zihniyete ne laf anlatılırki... dinmizde insan canından daha kıymetlisi yoktur ve çok gerekli olduğu durumlarda harama bile izin verir. Kaldıki camiye ayakkabı ile girmek günah değildir, sadece saygıdan dolayı hoş karşılanmaz. İçki olayı zaten yok... ama zihniyetiniz deki iftira atmak varya o işte en büyük günah ve vebalini ödeyemezsiniz, gerçi sizler günaha yatkınsınız, iftira atmak sizin için SMS atmakla aynı şey!

İNANILMAZ.... - nehir62

ben bi adım daha ileri gidiyorum ve şunu söylüyorum:diyorum ki insanların can havliyle ayakkabılarını çıkaramayıp camiye girdiğini ya da bir kişinin orda bira içtiğini farzedelim ,varsa bi günahı ya da vebali, o allahla kulu arasındadır...başbakanı da alayı da bunun hesabını soramaz...onların derdi dini kullanarak halkı ordaki muhaliflere karşı kışkırtmaktır..böyle biline...arkadaşım sen de rahat ol,o kadar üzme kendini..bizim burda bi laf vardır:iddia edilenlere köpekler bile güler,bu o kadar ki absürd bi iddiadır..