Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü'ne 'kumpas' suçlaması

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü'ne 'kumpas' suçlaması
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Rektörü'ne 'kumpas' suçlaması
Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi'nde taciz iddiasıyla gündeme gelen Yrd. Doç. Mehmet Rıza Gezen'in ayrıldığı eşi Fatma Ayça Gezen, Rektör Prof. Dr. Sedat Laçiner'in eşine kumpas kurduğunu ve kendisini kandırarak eski eşi aleyhinde ifade vermesini sağladığını öne sürdü. Gezen, Laçiner hakkında suç duyurusunda bulundu.

RADİKAL- Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (ÇÖMÜ) Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner’e kumpas suçlaması yapıldı. Üniversitede taciz iddiasıyla gündeme gelen Yrd. Doç. Mehmet Rıza Gezen’in ayrıldığı eşi Fatma Ayça Gezen, rektörün kendisini kandırarak eski eşi aleyhinde ifade vermesini sağladığını öne sürdü ve savcılığa suç duyurusunda bulundu. Hürriyet'ten Banu Şen'in haberine göre, daha önce Başbakan’a,  BİMER aracılığıyla, kendisine üniversitedeki  paralel yapı tarafından baskı kurulduğu iddiasıyla başvuran üniversitede görevli Yrd. Doç. Mehmet Rıza Gezen’in ayrıldığı eşi Fatma Ayça Gezen, Cumhuriyet Savcılığı’na giderek, Laçiner hakkında suç duyurusunda bulundu. Gezen, kandırıldığını ve rektörle birlikte eski eşine kumpas kurduklarını söyleyip Laçiner hakkında şikayetçi oldu. Fatma Ayça Gezen, geçen haftalarda eski eşi Mehmet Rıza Gezen’le ilgili bazı yayın organlarında, “Öğrencilerine tacizde bulunuyor, Rektör Laçiner’e saldırı planlayıp, öldürmesinden korkuyorum” açıklamalarında bulunmuştu.

İfadesinde kandırıldığını belirten Fatma Ayça Gezen, eşi  Yrd. Doç. Dr. Mehmet Rıza Gezen’e büyük bir komplo düzenlendiğini, kendisinin ve annesinin de buna alet edildiğini belirtti. Fatma Ayça Gezen’in Çanakkale Cumhuriyet Savcılığı’na verdiği 6 Mart 2015 tarihli dilekçede kendisini rektörlüğe davet eden Laçiner’in yanına annesiyle birlikte gittiklerini anlattı, şöyle dedi:“Rektör bana, taciz olayları ile ilgili bilgim olup olmadığını sordu. Bir de zıpkınlama olayını ve daha önce evli olduğu öğrencisini sordu. Aile içinde bu konuları daha önce eşimle konuştuğumuz için, bilgim olduğunu söyledim. ‘Bu konuyla ilgili video kaydı yapalım’ dedi. Ben de eşime kızgın olduğum ve sağlıklı düşünemediğim için kabul ettim. Rektörün odasının tam karşısında önceden hazırlanmış içinde kamera bulunan odaya annemle birlikte beni götürdüler. Video kayıt yaptırmayı daha önceden planladığı da aşikardır. Kamerayı çeken erkek bana soru sorup, yönlendirerek cevaplamamı sağladı. Daha önce hiç kameraya çıkmadığımdan olacak ki, o heyecan içinde, birçok iddiayı onların yönlendirdiği gibi anlatt ım. Ancak sorulduğu belli olmasın diye kamera kayıtlarından soruların silindiği ve montajlandığını gördüm. Sonra annemi de kamera karşısına çıkardılar.

 

KAMERAYLA SAHTE ÇEKİM YAPTIK

Annemin kaydı bitince, aynı otobüsle Tıp Fakültesi Hastanesi’ne giderek, hasta olmamama rağmen psikiyatri kliniğinden bana 1 aylık rapor aldılar. Rektörlüğe verilen dilekçede yer alan hiçbir ifade bana ait değildir. Rektör tarafından önceden hazırlanan bu dilekçeye aceleyle imza attırıldım ve hastaneye rapor almaya gönderildim. Basında çıkan ifadeler de, rektörün bizzat şahsi bilgisayarından yanımda yazıcısından çıkarttığı, kendisinin hazırladığı ve basın yoluyla dağıttığı ifadeler olup, bu yazılı iddialarda, genelde video kaydındaki ifadelerime yer verilmemiştir. Kamera kayıtlarındaki ifadeler de kameraman tarafından yönlendirilerek söylenmiş sözlerdir. Kamera kayıtlarını hiçbir şekilde ben almadım. Basına da ben sızdırmadım. Kamera kayıtlarının basına dağıtılabileceğini hiç düşünmedim. Hatta kameraman bana ‘Evliliğiniz süresince size cinsel şiddette bulundu mu?’ diye bile sordu. Ertesi gün olay basına yansıyınca, Rektör annemle benim uçak biletlerimizi aldırdı ve Adana’ya kaçırttı.

 

KIZGINDIM PSİKOLOJİM BOZUKTU

Adana’ya gidince, aile çevrem yaptıklarımın doğru olmadığını söyledi. Ben de, biraz da eşime olan kızgınlığımdan kaynaklanan ve psikolojimin de bozuk olmasıyla, vermiş olduğum bu kayıtların internet sitelerinde haber yapılmasından duyduğum rahatsızlık nedeniyle, kendimi yukarıdaki bu açıklamaları yapmak zorunluluğunda hissettim.
 Rektör Sedat Laçiner’in duygularımı ve çaresizliğimi kullanıp, rektörlük seçimleri öncesi eşime kumpas kurmak için beni üniversiteye davet ettiğini düşünmekteyim. Yine eşimin Laçiner’i kast ederek, ‘Paralel yapı örgütünün en iyi çöreklendiği üniversite ÇOMÜ’ başlıklı basın açıklaması rektörün eşime kumpas kurmasının nedenlerini ortaya dökmektedir.”
Eski eşinin bu ifadeleri ve savcılık başvurusu üzerine Mehmet Rıza Gezen de savcılığa Rektör Laçiner, kameraman, eski eşi ve onun annesi hakkında suç duyurusunda bulundu. Olayın savcılıkta soruşturma aşamasında olduğu öğrenildi.

FATMA GEZEN KONUŞTU

Fatma Ayça Gezen psikolojisinin hala bozuk olduğunu ve konuşamayacak durumda bulunduğunu kaydederek, “Zaten psikolojik tedavi görmüştüm. Zayıf bir zamanımdı. Yaşadıklarımla ilgili savcılığa başvurdum. Savcılıkta şikayetçi olduktan sonra bir daha rektör tarafından aranmadım” diye konuştu. Rektör Prof. Dr. Laçiner ise Ankara’da olduğu gerekçesiyle görüş vermedi.

 

BAŞBAKAN’A PARALEL BASKI ŞİKAYETİ

Yrd. Doç. Dr. Mehmet Rıza Gezen,  Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu’nda çalışırken haksız yere aldığı 2 kınama cezası, 4 aylıktan kesme cezası, 3 kademe ilerlemesi durdurması cezası, 1 kamu görevinden çıkartma cezası nedeniyle ÇOMÜ Yönetimi, Rektör Prof. Dr. Sedat Laçiner, ÇOMÜ Disiplin Kurulu üyeleri ve bir grup akademisyen hakkında soruşturma açılması için BİMER üzerinden Başbakan Ahmet Davutoğlu’na şikayet dilekçesi göndermişti. Dilekçede, “ÇOMÜ yönetiminin kendileri gibi olmadığım için hukuksuz yere açtıkları soruşturmaları İdari Mahkeme, Ceza Mahkemesi ve YÖK nezdinde kazandım. ÇOMÜ’deki paralel yapı örgütü tarafından uzun zamandır mağdur olduğum gibi kamu zararı da oluşmuştur. Bahsettiğim hususların YÖK ve savcılık tarafından araştırılmasını arz ederim” ifadelerini kullanmıştı. Gezen, 26 Ocak’ta mahkeme kararıyla görevine geri döndü.

'REKTÖRLÜK SEÇİMİNE RASTLAMASI ANLAMLI….'

Çanakkale Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sedat Laçiner ise Fatma Ayça Gezen’in iddialarının yalan olduğunu söyledi. Laçiner, gerçeklik payı olmayan bu iddiaların rektörlük seçimine denk gelmesinin anlamlı olduğunu belirterek şunları söyledi:

“Kendisi üniversitemize başvurmuş, dilekçe vermiştir. Kendi isteğiyle gelmiştir. Daha önce intihara teşebbüs ettiği, psikolojisinin bozuk olduğunu söylemesi üzerine de dilekçesini kendi isteğiyle görüntülü vermiştir. Ayrıca kendisiyle beraber gelen annesi de benzer iddialarda bulunmuş, yazılı ve görüntülü dilekçe vermiştir. İlgili şahısları bu olaydan önce ne gördüm ne tanıyorum. Daha önce tanıdığım insanlar değiller. Ancak yaşanan olayların üniversitemizde rektörlük seçimine denk gelmesi anlamlıdır. Bir aile içi olayın, psikolojik sorunları olan bir kadınını iddiaları üzerinden Çanakkale 18 Mart Üniversitesi kurumu ve yöneticilerinin yıpratılması anlamsız ve haksızdır. Üniversite yönetimi olarak şiddet gördüğünü söyleyen bu olaylar nedeniyle intihara sürüklendiğini söyleyen, her an kocası tarafından kendisine zarar verilebileceğini iddia eden ve şehirden kaçmak istediğini söyleyen iddiaları da annesi tarafından teyit edilen bu şahsa rektörlüğümüz sadece yardımcı olmak istemiştir. Onun dışında biz bu konunun ne tarafıyız ne de parçasıyız.”