Canan da Zehra da yok

43 yaşındaki Ahmet Kulaksız, kısa bir süre öncesine kadar iki kız çocuğuna sahip bir babaydı.
Haber: HATİCE YAŞAR / Arşivi

İSTANBUL - 43 yaşındaki Ahmet Kulaksız, kısa bir süre öncesine kadar iki kız çocuğuna sahip bir babaydı. 19 yaşındaki Canan ve 22 yaşındaki Zehra adındaki iki kızını Küçükarmutlu'da ölüm orucunda kaybeden baba, şimdi diğer ana-babaların evlatsız kalmaması için uğraş veriyor.
Kızlarının kendi iradeleriyle ölüm orucuna başladığını, anlatan Ahmet Kulaksız, "Önce
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde okuyan kızım Zehra başladı ölüm orucuna. Daha sonra Ege Üniversitesi Biyoloji Bölümü'ndeki Canan. Zehra'yı kabullenmiştim, ama Canan'ı beklemiyordum. Vazgeçirmem söz konusu olmadığı için Canan'ı da Küçükarmutlu'da ölüm orucunu sürdüren Zehra'nın yanına aldık" diyor.
'Toplum bizi suçlamasın'
Eylemin 'ölümsüz' sonlanabilmesi için çok uğraş verdiğini söyleyen Kulaksız, önce küçük kızı Canan'ı, yaklaşık 1.5 ay sonra ise diğer kızı Zehra'yı yitirdi.
İki kızını kaybetmesine rağmen, rahat konuşabildiği gözlenen baba, nedenini şöyle açıklıyor:
"Şu anda bu kadar rahatsam, bu, direnmenin meşru oluşuna inanmamdandır. Aksi halde böyle bir acının kaldırılabilmesi zor olurdu. Toplumun bazı kesimleri çocuklarımızı
'göz göre göre öldürdüğümüzü', 'göz yumduğumuzu' düşünüyor ve onları neden kurtarmadığımı soruyor. Sanki biz çocuklarımızın ölmesi için çaba harcıyormuşuz gibi. İç dünyamda zaman zaman onları sırtıma alıp götürmek istedim. Kesinlikle kararlıydılar. Neler çektiğimi anlatmaya kalksam ifade edemem. Çok zordu. Bunu aşmak için yanlarında bulundum. Uzanamıyorsun, kahrolmak yerine sürdürdükleri
mücadelede yanlarında oldum."
Ahmet Kulaksız, kızı Canan'ı kaybettikten sonra Radikal'e yaptığı açıklamada,
"Zehra'yı da kaybetmek istemiyorum. Biraz sonra neler olacak bilemiyorum. Zaman aleyhimize işliyor ve ben hiçbir şey yapamıyorum. Devlet bu çocuklarla konuşmaya dahi yanaşmıyor. Hikmet Sami Türk'ün yapması gereken tek şey, sadece görevinin gereklerini yerine getirmek. Diyalog çağrısına yanıt verilsin, bu çocuklar artık ölmesin" demişti. Kulaksız'ın bu çağrısı cevapsız kaldı ve ikinci kızı Zehra'yı da geçen hafta kaybetti.
'Kardeşim de ölecek'
Ahmet Kulaksız'ın endişeleri bitmedi; 6 yıldır cezaevinde olan kardeşi Mehmet Kulaksız şu anda Kandıra F Tipi Cezaevi'nde. "İnsanlar hâlâ 'F tipi'nin baskı ve tecride çok açık olduğunu kavrayamadı. Kardeşim orada ve tek başına. Düşünün, başka bir insanla sigara içemiyorsunuz, TV izleyemiyorsunuz, konuşamıyorsunuz. İnsan, insana muhtaçtır. F tipinde koşullar düzelmezse iki yıla kalmaz kardeşim de ölür" diyen Kulaksız, çözüm için daha kaç insanın yitirilmesi gerektiğini soruyor.
Kulaksız'ın hayatında artık iki kızı yok, yalnızca fotoğrafları ve anıları var. Bundan sonraki hayatı için ise şunları söylüyor:
"Umutsuz olmak istemiyorum. Yaşamın içinde olmalıyım. Aklımı korumamı sağlayacak şeyler yapmalıyım. Şimdi kızlarımın arkadaşlarını yalnız bırakmıyorum. Bir gelişme olmazsa onlar da ölecek."