Canım ranta feda

İnşaatçı Veli Göçer'in davasında gönderilen bilirkişi raporu: 168 Yalovalı, depremin değil zincirleme bir sorumsuzluk ve rant hesabının kurbanı. Göçer kadar inşaata izin veren yetkililer de sorumlu.
Haber: Demet BİLGE / Arşivi

İSTANBUL - Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ve inşaatçı Veli Göçer'in tutuklu yargılandığı davaya İstanbul Teknik Üniversitesi'nden üç profesör tarafından hazırlanan bilirkişi raporu gönderildi. Raporda ölümlerin 'sorumsuzluk' ve 'rant hesapları' nedeniyle meydana geldiği, inşaata izin veren yetkililerin de sorumlu olduğu belirtildi. 17 Ağustos depreminde Yalova'da Çınarcık Çamlık Sitesi ve Çınarcık Hanburnu mevkiinde bulunan 10 blok yıkılmış ve 168 kişi ölmüştü. Bilirkişi raporunda Veli Göçer Arsa Ofisi'ne ait binaların yer aldığı Çınarcık-Yalova arasındaki sahil kesiminin jeolojik yapısının çok genç gevşek tutturulmuş marn, kil, kum, çakıl ve yer yer kireçtaşından oluştuğu, nehirlerin çevresinde ise alüvyonların yer aldığı anlatılarak şöyle denildi:
'Ruhsat verilmemeliydi'
"Yıkılan Çamlık Sitesi'nin büyük ve aktif bir heyelan üzerinde kurulduğunu göstermiştir. Binaların üzerinde durduğu zemin heyelan önünde birikmiş, 1-20 santimetre büyüklükte gevşek tutturulmuş, kireçtaşı çakıllardan oluşan kalın bir yamaç molozudur. Bu yamaç molozunun kalınlığı iki metreyi geçer. Yıkılan binaların temeli yamaç molozunu geçip ana kaya üzerine oturtulmamıştır. Deprem açısından bu kadar riskli bir bölgede bu kadar bir zayıf zemin üzerinde altı-yedi katlı bina ruhsatı vermenin haklı bir gerekçesi olamaz. Çamlık Sitesi'nin 300 metre çevresinde benzer zemin özelliklerine sahip altı katlı binalarda görünür hasar olmaması sitede inşaat hatalarının olduğunu gösterir."
Bölgenin depremselliğiyle ilgili olarak da şu görüşlere yer verildi:
"Çınarcık'tan Gölcük'e kadar sahil boyunca denizin içinden doğu-batı yönde Armutlu fayı uzanmaktadır. Çınarcık ile Yalova arasındaki sahil kesimi ile Armutlu fayı arasındaki mesafe bir kilometreden kısadır. Bu bölge depremsellik açısından Türkiye'nin en riskli bölgelerinden biridir. 17 Ağustos'ta Armutlu fayı harekete geçmedi. Depremde kırılan fay Çınarcık'a 50 kilometre uzaklıktadır. Çınarcık ile Avcılar'daki yıkımlar karşılaştırılabilir. Bu yıkımlarda ana neden zemin koşulları ve inşaat kalitesidir."
'Göz kararı beton'
Depremden sonra binalardan yeterli örnekler alınmadığının vurgulandığı raporda eksik ve kalitesiz malzeme kullanıldığı ifade edildi. Bilirkişiler raporlarında bu konuda şu görüşleri dile getirdi:
"Betonların 'tuvenan agrega'lar (sudan çıkarılmış kum ve çakıl) ile yapıldığı anlaşılmıştır. Tuvenan agrega, deniz ya da nehir yataklarından çıkarılmakta ve herhangi eleme işlemine tabi tutulmadan kullanılmaktadır. Oysa beton üretiminde kullanılan agregaların (beton içindeki büyük çakıllar) elenerek boyutlarına göre üç-dört gruba ayrılması gerekir. Eğer agrega boyut tasnifine tabi tutulmadan dere ya da deniz yatağından çıktığı gibi kullanılırsa iyi beton üretilemez. Ayrıca beton üretiminde çimento ve suyun ne ölçüde kullanılacağı da hesaplanmalıdır. Oysa yurdumuzda bu hesaplar yerine betona malzemeler göz kararıyla teneke ve hortumla katılmaktadır. Bu binalarda da hazır beton kullanılmadığına göre beton bu yöntemle hazırlanmıştır."
Zemin etüdü yok
Bina ruhsatları incelendiğinde de birçok hatanın ortaya çıktığının belirtildiği bilirkişi raporunda, ayrıca arsalarda zemin
etüdü yapılmadığı, projelerin eksik hazırlandığı vurgulandı.
'Ayıplı malları pazarlayan bir pazarlayıcı' olarak nitelendirilen Veli Göçer'in mal sahibi olarak kusurlu olduğunun belirtildiği raporda, "Çamlık Mahallesi ve Hanburnu mevkilerini gerekli jeolojik etütleri yaptırmadan imara açan ve yüksek katlı yapılaşmaya izin veren, projeleri yeterince kontrol etmeyen, zemin raporları istemeyen, yetersiz yöntemle beton üretimini engellemeyen, teknik uygulama sorumlularının çalışmasını denetlemeyen yetkili resmi makamların da sorumluluğu bulunmaktadır" denildi.