@ismailsaymaz

Çaresizlikten kaçak su kullandığı için beraatine...

Çaresizlikten kaçak su kullandığı için beraatine...
Çaresizlikten kaçak su kullandığı için beraatine...
Kanser hastağı nedeniyle maddi durumu kötüleşen ve borcu ödeyemeyince kaçak su kullanmak zorunda kalan Basri Vardar beraat etti.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

İlik kanserine yakalandığı için ödeyemediği elektrik borçları nedeniyle 11 ay tutuklu kalan Basri Vardar, kaçak su bağladığı için yargılandığı davada beraat etti. Mahkeme , Vardar’ın ‘kanser gibi sürekli ve masraflı bir hastalığı sebebiyle ödeme güçlüğüne düştüğünü, su kullanılmasının mecburi olması karşısında başka seçeneği olmadığı için bu yola başvurduğunu belirtti. Sanığın hasta haliyle duruşmaya katılmasının da iyi niyetinin göstergesi olduğu kaydedildi.
Türkiye Basri Vardar’ı ‘elektrik borcunu ödemediği için tutuklanan kanser hastası’ diye tanımıştı. Vardar, ilik kanserine yakalandığı için çalışamamış, borçlarını ödeyememiş, kaçak elektrik kullanmıştı. Hakkında 12 dava açıldı. Üç davadan 4 yıl 22 ay hapis cezası aldı ve yaklaşık 11 ay Metris Cezaevi’nde tutuklu kaldı. İlik nakli yapılmak üzere Adli Tıp raporu üzerine serbest bırakıldı. Kan değerlerinin yetersizliği nedeniyle ilik nakli ertelenince Adli Tıp Kurumu, “Yeniden cezaevine girebilir” dedi. Tam da bu sırada elektrik borçları ödendiğinde mahkûmiyet kararının geri alınacağına dair düzenleme yapıldı. Vardar’ın avukatı ve İHD yöneticisi Fazıl Ahmet Tamer, BEDAŞ çalışanları ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yardımıyla, üç dosyanın borcu yatırıldı ve Vardar bu sayede hapse girmekten kurtuldu.

Başka çaresi mi vardı?

Vardar’ın ‘kaçak su kullanmak’tan yargılandığı son dava, Bakırköy 31. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeydi. Vardar, “Üç senedir kanser tedavisi görüyorum. Tedavinin masraflı olması sebebiyle elektrik ve su paralarını ödeyemedim. Ancak kullanmamız gerekiyordu. Kesilen suyu tekrar bağladım” dedi. Eşiyle birlikte yargılanan Zekiye Vardar da aynı savunmayı tekrarladı. Hâkim Ahmet Vedat Güneş, ilk duruşma sonunda çiftin beraatine karar verdi. Vardar’ın da ‘ıztırar’ yani ‘kusuru ortadan kaldıran zorunluluk’ nedeniyle başka seçeneği kalmadığı için bu yola başvurduğunu kaydeden Hâkim Ahmet Vedat Güneş, kararına şu ifadeleri yazdırdı: “Sanık Basri Vardar’ın kanser gibi sürekli ve masraflı bir hastalığı sebebiyle ödeme güçlüğüne düşmesi, ayrıca hastalığın devamı süresince su kullanılmasının mecburi olması karşısında, bu sanık açısından ıztırar hali bulunduğunun açık olduğu; bu hasta haliyle bile duruşmaya katılmasının da iyi niyetinin göstergesi olduğu...”