Çatalca'da bir aile öldürüldü

Çatalca'da bir aile öldürüldü
Çatalca'da bir aile öldürüldü

Halaç Köyü önceki gece Beşiktaş-Bursa maçının ardından silah sesleriyle inledi. Hilal Ergün?ün okulunda dün yas vardı.

Çatalca'nın Halaç Köyü'nde Necdet Ergün önce ağabeyini sonra yengesiyle üç yeğenini vurdu. Ergün, kapının arkasına saklanan en küçük yeğeni Furkan'ı da bulup öldürdü
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - Çatalca’ya bağlı Halaç Köyü, 31 yaşındaki Necdet Ergün’ün ağabeyi İsmet’le küs olduğunu, bu yüzden birkaç kavga ettiklerini biliyordu. Fakat küslüğün böylesi bir vahşete dönüşebileceğini kim tahmin edebilirdi? Necdet Ergün, önce av tüfeği ve tabancasıyla ağabeyini vurdu. Ardından koşarak ağabeyinin evine gitti. Camı kırıp içeri daldı. Önce yengesini, sonra aynı odada uyuyan üç yeğenini vurup öldürdü. En sona dokuz yaşındaki Furkan, kalmıştı. O’nu saklandığı kapının arkasında bulup silahla ve bıçakla...
Cinayetin sebebi mi? Yıllar önce âşık olup kızla evlenemeyişinin sebebi olarak, ağabeyi ve yengesini görüyordu.
Halaç Köyü, önceki pazar akşamı kahvehanede toplanmış, Beşiktaş-Bursaspor maçını izliyordu. Küskün kardeşler; 44 yaşındaki İsmet Ergün ile 31 yaşındaki Necdet Ergün de kahvehanedeydi. Yine konuşmadılar. Bitişik evlerde oturdukları halde yıllardır böyleydiler.
Kuzenleri Zeynel Başer’e göre, Necdet yıllar önce âşık olmuş, evlenmeye hazırlanırken ayrılmıştı. Yengesi kız arkadaşı hakkında kötü konuştuğu için, ayrıldıklarına inanıyordu. Ağabeyiyle birkaç kez kavga etmişlerdi. Zaman zaman akrabalarına, “Onu öldüreceğim” demişti.    
O akşam Necdet, kahvehaneden kalkıp gittiği evinden elinde av tüfeği ve belinde silahla döndüğünde, ağabeyi bir arkadaşıyla dışarıda sohbet ediyordu. Köylüleri Yalçın Kaya, bu sırada olan biteni izliyordu: “Necdet, köşeyi döner dönmez ağabeyine tüfekle ateş etti. İki kardeş boğuşmaya başladılar. Bu sırada Necdet, belindeki tabancayı çıkarıp ağabeyinin başına en az iki el daha sıktı. İsmet, yere düştü. Necdet, tüfeğini doldurup yeniden sıktı. Sonra eve koştu.”
Yerde 18 kovan vardı. Köylüler, İsmet’in öldüğünü düşünerek ambulans yerine jandarmayı aradı. Necdet’in peşinden giden olmamıştı. 10 dakika sonra evden kurşun sesleri duyuldu.
Necdet, camını kırarak girdiği ağabeyinin evinde, önce 34 yaşındaki yengesi İlknur’u tüfekle vurdu. Sonra da odada uyuyan yeğenleri; 11 yaşındaki İlkan, 13 yaşındaki Nesrin ve 14 yaşındaki Hilal’e kurşun yağdırdı. Sonra da evin küçük çocuğu Furkan’ı aramaya başladı. Bir kapının arkasında saklanırken bulduğu Furkan’ı önce ateş ederek, ardından boğazını bıçakla keserek öldürdü.
Necdet, yanındaki meydana döndü. İki silahı atıp “Temizledim onları” dedi ve bir bardak su istedi. Köylülerden, aralarında Yalçın Kaya’nın da bulunduğu bir kısmı, “Belki kurtarabiliriz” diyerek eve koşarken, bir kısmı da Necdet’in etrafını sarıp jandarmayı beklemeye başladı. Necdet, “Onlar benim geçmişi aldı, ben onların geleceğini” diyordu.
Bu sırada eve giren köylüler o dehşet manzarayla karşılaştı. Anne yerde yüzü koyun, üç kardeş iki kanepe üzerinde, küçük Furkan kapı arkasında ölmüştü.
Necdet, Çatalca Cumhuriyet Savcılığı’nda, iddiaya göre, cinayeti ‘kız meselesi’ yüzünden işlediğini anlattı. O, Silivri Cezaevi’ne konulurken, köyde büyük bir yas vardı. Aslında köylülere göre Necdet, sakin, kendi halinde, neşeli bir kişiydi. İşsizdi fakat başkaca sorunu yoktu. Ağabeyi İsmet, kaynak ustasıydı. 

Cesetler sıraların üzerinde
Dört kardeşin okuduğu Halaç İlköğretim Okulu tatil edildi. Neredeyse her bir sınıftan bir cenaze çıkmıştı. Cenaze namazları, Halaç Camii’nde ikindi namazından sonra kılındı. Altı tabut bulunduğundan ilkokulun sıraları kullanıldı. Çocukların tabutları da bu sıralar üzerine konuldu. Aile, köyün yamacındaki mezarlıkta yan yana gömüldü.