@ismailsaymaz

Çavuş 'terörü' er Nihat'ı intihara sürükledi

Çavuş 'terörü' er Nihat'ı intihara sürükledi
Çavuş 'terörü' er Nihat'ı intihara sürükledi
Terhisine 25 gün kala intihar eden erin ölümüyle ilgili dosya 'kapatıldı' ancak tanık askerlerden çarpıcı ifadeler geldi: "Uzman çavuş tekme tokat dövdü, üsteğmen hakaret etti, Nihat hep içine attı."
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

Çorlu İlçe Jandarma Komutanlığı’nda askerlik görevini yapan Nihat Bakır 25 Temmuz 2012’de terhis olmasına 25 gün kala tüfekle kendisini başından vurup intihar etti. Askeri Savcılık, ‘ölümde bir dış etkinin olmadığı, ruh halinin etkisiyle yaşamına son verdiği’ sonucuna varıp dosyayı kapattı. Fakat soruşturmada ifadeleri alınan tanık erler Bakır’ın bölükteki ‘uzman çavuş ve üsteğmen zulmü’ nedeniyle intihara sürüklendiğini, intihardan üç gün önce uzman çavuş tarafından dövüldüğünü, ceza almakla tehdit edildiğini, olay günü nöbet yerini terk ettiği için bölük önünde hakarete uğradığını söyledi.
Çorlu Jandarma Komutanlığı’nda, 25 gün sonra terhis olmayı bekleyen Nihat Bakır, 25 Temmuz 2012’de, kullanılmayan nöbet kulübesinde kendisini başından vurup intihar etmiş halde bulundu. Bakır’ın tüfeği kapısı bozuk olan mühimmat odasından, şarjörü arkadaşının kullandığı araçtan aldığı anlaşıldı. Ancak dosyası açıldığında er Bakır’ın adeta ölüme sürüklendiği ortaya çıktı.

Dayak, küfür, hakaret...

Bakır’a ilk ceza, 21 Ocak 2012’de üzerinde cep telefonu bulunmasıyla verildi. Bakır ifadesinde, “Maddi ve ailevi problemlerimden dolayı cep telefonu kullanıyordum” dedi. Bakır yedi gün oda hapsi cezası aldı. Temmuz 2012’de de Uzman Çavuş Ozan Yongacı’nın hışmına uğradı. Askeri Savcılık’ça ifadesi alınan er Fatih Güneş’e göre, intihardan üç gün önce koğuştayken “Yatağını düzelt, Ozan uzmana söylerim” sözlerine Bakır küfürle karşılık verdi. Yongacı bu sözü işitince Bakır’ı tokatladı ve “İfadeni hazırla, seni cezaya göndereceğim” dedi. Bakır’ın ölümünden sonra eşyaları arasında, Yongacı’dan özür dilemek üzere hazırlanmış savunma bulundu.
Son vaka Bakır’ın intihardan bir gün önce nöbet yerine bir arkadaşını bırakması oldu. Olay günü Üsteğmen Salim Altıntepe, sabah içtimasında Bakır’ı bölüğün önüne çıkartarak defalarca küfretti ve ceza alması için işlem yapacağını söyledi. Yongacı’ya emir vererek, Bakır’ın savunmasının alınmasını istedi. Yongacı, Bakırı’yı arayıp savunmasını vermesini istedi.
Askeri Savcılık’ça ifadesi alınan erler bu iki vakanın, “Neşeli, arkadaş canlısıydı ve hiçbir sorunu yoktu” diye anlattıkları Bakır’ın intiharına yol açtığını söyledi. İntihardan bir gün sonra alınan ifadeler şöyle:

‘Boğazında çizikler vardı’

Onbaşı Fatih Güneş: “Ozan uzman içeri geldi ve Nihat’ı dövdü. Tekme ile ayaklarına vurdu. Bir de tokat attı ve ‘İfadeni hazırla seni cezaya göndereceğim’ dedi. Ozan uzman, Nihat nöbet tutarken kulübeyi 4-5 defa aramış, ifadeye gelmesini söylemiş. Ozan uzman, askerlerin en ufak hatasında cezaya göndermek tehdidiyle askerler üzerinde baskı kuruyordu. Birçok asker Ozan uzmandan şikâyetçiydi.”
Onbaşı Osman Öztürk: “Nihat’ın boğazında çizikler, bot hizasında morluk vardı.”
Onbaşı Özkan Göksu: “Ozan uzman, Nihat’a vurmuş. Nihat’ın boğazında çizikler vardı. Botun bitim hizasında morluk vardı.”
Onbaşı Umut Demirbaş: “Üç gün arka arkaya Nihat’ı ifaye çağıran Ozan uzman olay günü koğuşta Nihat’ı tekme tokat dövdü.”
Onbaşı Ali Tenbel: “Nihat, mahkemeye vereceği korkusuyla kimseye demedi, içine attı. Nihat’ın üzerine çok gidiyordu. ‘Askerliğin bitmeyecek, ceza alacaksın’ diyordu.”
Onbaşı Erdi Kolakoğlu: “Salim üsteğmen bölük önünde Nihat’a hakaretler etti.”
Onbaşı İhsan Yılmaz: “Nihat askerliğinin uzayacağını, cezaya gideceğini söylüyordu.”
Onbaşı Gökhan Yüksel: “Olay günü Ozan uzman iki kez nöbet kulübesini arayarak, Nihat’ın ifadeye gitmesini istedi. Sabah içtimasında Salim üsteğmen bölüğün önünde Nihat’ı rencide etti.”

Yongacı: Ayağımla dürttüm!

Suçlanan Uzman Çavuş Ozan Yongacı, Bakır’ı dövmediğini, ‘kalk diye botuyla ayağını dürttüğünü, işlediği suçun cezasını çekeceğini söylediğini’ kaydetti. Bakır’ın ‘defalarca’ özür dilemesinden sonra ‘sorunu hallettiklerini’ anlattı. Üsteğmen Altıntepe de Bakır’ı bölük önünde ikaz ettiğini söyledi.
Kara Kuvvetleri 5. Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığı, yaptığı soruşturmayı 18 Ekim 2012’de bitirdi. ‘Bakır’ın ölüm olayında herhangi bir dış etkinin olmadığı, ruh halinin etkisiyle yaşamına son verdiği’ sonucuna varan savcılık, dosyayı kapattı. 3. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesi itirazı 6 Aralık 2012’de reddetti. Buna karşılık Uzman Çavuş Yongacı hakkında ‘asta müessir fiil’ suçundan soruşturma açıldı.

Radikal yazdı, MSB paradan vazgeçti


İstanbul ’da yaşayan Aydoğan ailesinin oğlu Turgut askerlik için çağrıldığında babası “Oğlum uyuşturucu madde bağımlısıdır” dedi. Biri polisle gidilen iki kontrolden, “Askere elverişlidir” raporu çıkınca teslim oldu. 12 gün sonra intihara kalkışsa da terhis edilmedi. Askerlikteki 45. gününde, 15 Temmuz 2010’da, sabah mıntıka temizliğine çıkan askerler Turgut’u ağacın dalında asılı halde buldu. Ceza soruşturması takipsizlikle biterken, idare mahkemesi Milli Savunma Bakanlığı’nı (MSB) kusurlu buldu. Babaya 11 bin 300 liralık tazminatı hak gören mahkeme, MSB’nin 7 bin 772 TL tutan avukatlık harcamasını aileden kesti. Radikal’in 15 Ocak 2013’te “Bu intihar göz göre göre geldi” başlığıyla haberi duyurması üzerine MSB aileye yazı göndererek ‘vekâlet ücretinden vazgeçtiklerini’ bildirdi.