@ismailsaymaz

Çayan Birben Davası'nda bir rapor daha: Sıkılan gazla ölüm arasında bağı var

Çayan Birben Davası'nda bir rapor daha: Sıkılan gazla ölüm arasında bağı var
Çayan Birben Davası'nda bir rapor daha: Sıkılan gazla ölüm arasında bağı var
Çayan Birben adlı gencin, dört yıl önce Yalova'da, tartıştığı polislerin sıktığı gaz nedeniyle hayatını kaybettiğine ilişkin dava dosyasına giren Adli Tıp raporunda polisin gaz sıkması ile Birben'in beyin kanamasından ölmesi arasında nedensellik bağı olduğu belirtildi.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL – Yalova’da, dört yıl önce Çayan Birben adlı gencin polisin sıktığı biber gazı sonucu öldüğü iddiasına ilişkin açılan davaya bugün devam edildi. Dava dosyasına, Yalova Adli Tıp Şubesi tarafından yine bugün hazırlanan rapor girdi. Raporda, polisin gaz sıkması ile Birben’in beyin kanamasından ölmesi arasında nedensellik bağı olduğu belirtildi.

Yalova Adli Tıp Şube Müdür Vekili Uzman Doktor İrfan Çakır’ın 5 Kasım 2015 tarihli raporunda, Çayan Birben’e biber gazı sıkıldığı, biber gazı etken maddesi olan Capsaicin’in “oleoresin capsicum” adı verilen bir tür biber ekstresi olduğu belirtildi. Bu etki nedeniyle deri,  göz ve mukozalarda tahrişe, yanma ve yaşarmaya, baş ağrısına ve kusmaya neden olabileceği anlatıldı. Raporda, şöyle devam edildi:

“Yakın mesafeden yoğun olarak biber gazına maruziyetin olayın efor ve stresiyle birlikte kişinin kendisinden mevcut olan beyin-damar anevrazması rüptürüne neden olabileceği, dolayısıyla dava konusu olayla geçirdiği beyin-damar anevrazması rüptürü arasında illiyet (nedensellik) bağı bulunduğu cihetle, kişinin beyin kanaması geçirmesinden kolaylaştırıcı bir etken olarak rol oynadığı...”   

Bu arada, Adli Tıp Kurumu Beşinci İhtisas Kurulu’nun 6 Nisan 2015 tarihli raporunda da biber gazı etkilerinin astım, kardiyovasküler sistem hastalığı (kalp ve damar hastalıkları ) gibi durumlarda özellikle kapalı ve yakın mesafelerden maruz kalındığı durumlarda daha belirgin olabileceği vurgulanmıştı. Ayrıca, “kişinin kendisinde mevcut olan hastalığının mahiyet ve derecesine göre hayati tehlikeye neden olabileceği oy birliği ile mütalâa olunur” denilmişti.

DAVANIN GEÇMİŞİ

Yalova’da yaşayan 31 yaşındaki Çayan Birben, 27 Mayıs 2011’de bir kavgayı ayırırken, “Ben astım hastasıyım, sıkmayın” dediği halde, yüzüne sıkılan biber gazının etkisiyle ölmüştü. Yalova Savcısı Derya Karslıoğlu, 14 ay süren soruşturmanın sonunda, Birben’in biber gazından ölüp ölmediğini tespit için dosyayı Adli Tıp Kurumu’na (ATK) göndermişti. ATK 1. İhtisas Kurulu, 13 Şubat 2003 tarihli raporunda, Birben’in beyin damarında oluşmuş baloncukların patlaması suretiyle beyin kanaması geçirdiğini, patlamaya yakın mesafeden sıkılan biber gazının yol açmış olabileceğini belirtmişti. Savcı Karslıoğlu, hazırladığı iddianamede polisleri şöyle suçlamıştı:  “Kavga dışında kalmasına, ‘Benim olayla ilgim yok, astım hastasıyım, bana sıkmayın’ demesine rağmen Birben’e yoğun biber gazı sıktıkları, rahatsızlanan Birben’in ‘Bırakın yüzümü yıkayayım, nefes alamıyorum, rahatsızım’ demesine rağmen izin vermedikleri, ‘Ben fenalaşıyorum, kötü oluyorum, ambulans çağırın’ demesine rağmen şüphelilerin ambulans çağırıp tedavisini yaptırmayarak ölümüne sebebiyet verdikleri...”

Şüpheli polisler İbrahim Baltacı, Serhat Ayhan Yeni, Ercüment Küçükakça ve Tekin Ceyhan’a TCK’nın ‘taksirle ölüme sebebiyet verme’ suçlamasıyla Yalova Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı.