@ismailsaymaz

Çeber'de polisler şov yaptı, hâkimler çekildi

Çeber'de polisler şov yaptı, hâkimler çekildi
Çeber'de polisler şov yaptı, hâkimler çekildi

Engin Çeber?in işkence sonucu ölümüne ilişkin davaya dün devam edilirken, sanık polisler ?Savcının talimatıyla orantılı güç kullandık? diye ifade verdi. FOTOĞRAF: SULTAN ÇOĞALAN / AA

Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - Engin Çeber’in İstinye Şehit Muhsin Bodur Karakolu ve Metris Cezaevi’nde gördüğü işkence sonucunda ölmesine ilişkin davada, sanık polislerin ‘şovu’ yaşandı. İşkence ve kötü muamele iddiasını reddeden polisler, “Savcılık talimatıyla orantılı zor kullandık” dedi. Eleştirilere hedef olan mahkeme, çareyi davadan çekilmekte buldu.
Bakırköy 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ‘Engin Çeber davası’nın dünkü ikinci duruşmasında  ilk sürpriz, sanık 13 polisin, ‘eziyet’ suçlamasının yanı sıra ‘işkence ve kasten’ yaralama suçlarından da ek savunmalarının alınması oldu.

‘Savcı emriyle zor kullandık’
Konuşan ilk polis memuru, Tuncay Ayan’dı. Engin Çeber, Cihan Gün, Özgür Karakaya ve Aysu Baykal ile gözaltına alındıklarının ikinci günü olan 29 Eylül’de karşılaştıklarını, parmak izlerinin alınabilmesi için Asayiş Şube Müdürlüğü’ne götürmek istedikleri dört şüphelinin direndiğini savunarak, “Sayım vermeyiz diye polis aracına binmekte direnince kademeli ve orantılı zor kullandık” dedi. Mahkeme Başkanı’nın, “Kademeli ve orantılı derken neyi kastediyorsunuz” sorusu üzerine, “Kendilerini yere atmaya çalıştılar. Kollarından tutup araca koyduk” dedi.
Dört şüphelinin, Asayış Şube Müdürlüğü’nde, bu kez parmak izi vermemek için direndiklerini iddia eden Ayan, “Nöbetçi savcıyı aradık. Savcı, ‘Bu sizin göreviniz. Direnirlerse orantılı olarak zor kullanın’ dedi” diye konuştu. Çeber ve arkadaşlarını 28 Eylül’de Derbent Mahallesi’nde gözaltına alan ekipten Mesut Yavuz ise “Karakola gelmeyeceklerini söyleyince zor kullanarak ekip otosuna bindirdik” dedi. Mahkeme Başkanı, ‘kademeli ve orantılı gücün’ açıklanmasını isteyince “Direnmesi kırılacak şekilde” dedi.
Polislerden Mehmet Pek de dört şüphelinin her aşamada direndiğini iddia etti. Pek’e göre, şüpheliler kemerleri ve bağcıklarının çıkarılmasına ‘oturdukları yerden kalkmayarak’ direnmişlerdi. Ayağa kaldırmak istenince ‘tekme ve tokatlarla hem polise hem kendilerine hem de duvara vurdular’. Pek, kameralara takılan, Gül’e tekme attığı anı ise, ‘refleks’ diye açıkladı. 
Pek’in Çeber ailesinin avukatları Oya Aslan ve Ebru Timtik’ten ön isimleriyle bahsetmesi gerginlik yarattı. Müdahil avukatlarla mahkeme heyeti arasında tartışmalar yaşandı. Avukat Behiç Aşçı’nın sorusuna, “Siz avukat mısınız? Cevap vermiyorum” sözü tansiyonu yükseltti. Ömer Demir de kendisine soru yönelten avukat Kemal Aytaç’a, “Siz amir misiniz?” dedi.
Polislerin diğer iddiası da asıl mağdurun, kendileri olduğuydu. Pek, gözüne yumruk yediğini iddia ederken, Abdülmuttalip Bozyel’se kendisine tekme ve yumruk atıldığını ileri sürdü. Mustafa Köse boynundan yara aldığını anlatırken, Erhan Erkoç, ‘dizinin hafif kenara doğru gelmesiyle’ yaralanmıştı. Sanık kadın polis Aliye Uçak’sa, Baykal’ın direnip küfrettiğini savundu. Uçak, Baykal’a karakolda çaycılık yapan bir kadına zor kullandıklarını söyledi.

Heyet davadan çekildi
Sanık polislerin avukatı Ali Çelik, şüphelilerin, sempatizanı olduklarını öne sürdüğü yasadışı Devrimci Halk Kurtuluş Partisi / Cephesi’nin talimatlarıyla polise karşı direndiklerini, Çeber’in öldürülmeden bir ay önce ‘örgüt adına silahlı gasp’ suçlamasıyla tutuklu bulunduğunu belirtti. Bir başka avukatsa mahkeme heyetine dönerek, “Sanıkların tamamı gülümsüyor ve acımıza saygı duymuyorlar” dedi. Söz alan avukat Taylan Tanay, mahkemenin kendilerine müdahale ederken, sanıklara ve sanık avukatlarına hoşgörülü davrandığını söyledi.
Talepleri dinleyen mahkeme heyeti, davadan çekilmeye karar verdi ve kararı, incelemesi için bir üst mahkemeye gönderdi. Gelecek duruşma 15 Nisan’da.