Çeber'e işkence sanığına sahte izin kâğıdı mı düzenlendi?

Çeber'e işkence sanığına sahte izin kâğıdı mı düzenlendi?
Çeber'e işkence sanığına sahte izin kâğıdı mı düzenlendi?
Engin Çeber davasında bir numaralı sanık Selahattin Apaydın'ın olay tarihinde izinli olduğuna yönelik bir belge ortaya çıktı. Evraka göre izinde olması gereken gardiyan Apaydın cezaevi kamera kayıtlarında koğuşa girerken görünüyor


SMAİL SAYMAZ
İSTANBUL - Engin Çeber’in ölümüne yol açtığı iddiasıyla ‘ağırlaştırılmış işkence’den tutuklu olarak yargılanan, dosyanın bir numaralı sanığı olan infaz koruma başmemuru Selahattin Apaydın’a geçmişe dönük ‘izin belgesi’ hazırlandığı iddia edildi. Belgeye göre, Çeber’in Metris Cezaevi’ne getirildiği 29 Eylül’den bir gün öncesinden itibaren 27 gün izinli olması gereken Apaydın, 7 Ekim’de Çeber’in koğuşuna girerken görüntülenmişti. O gün, Çeber’in kafasını duvara ve demir kapıya vurarak ölümüne yol açtığı iddia edilen Apaydın bugün ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanıyor.
Engin Çeber Dosyası’na giren, Selahattin Apaydın’a ilişkin izin belgesinin tarihi, 27 Eylül 2008’i gösteriyor. Apaydın, belgede, “2007 yılına ait senelik iznimden kalan 27 (yirmi yedi) gününü 28 Eylül 2008 tarihinden kullanmak istiyorum. Gereğinin yapılmasını saygılarımla arz ediyorum” diyor. Aynı gün, “İzne ayrılmasından sakınca yoktur” denilerek, izin veriliyor.
Belgeye bakılırsa, Çeber’in Metris Cezaevi’ne getirildiği günden bir gün önce Apaydın da yıllık izne çıkmış sayılıyor.

Kameraya yakalandı
Ancak soruşturmasını derinleştirerek, cezaevinin kamera kayıtlarını inceleyen savcılık, Çeber’in 7 Ekim’de öldüresiye dövüldüğü B-8 koğuşuna giren infaz koruma memurları arasında Apaydın’ın da bulunduğunu saptadı. Ardından Başgardiyan Yılmaz Aydoğdu ve koğuştaki adli tutukluların ifadesini alan savcılık, Apaydın’ın o günü izinli değil, görevinin başında olduğunu belirledi.
İddianamade, Selahattin Apaydın’a ilişkin bölüm şöyle:
“7 Ekim 2008’de B-8 nolu koğuşunun sabah sayımının saat 08.15:43’te başlayıp 08.18:20’de sona erdiği, maktulün belirlenen gerekçeyle sayıma katılmaması nedeniyle Nihat Kızılkaya, Selahattin Apaydın ve Sami Ergazi’nin tekme, tokat ve yumrukla maktulün baş ve boyun bölgesine çok sayıda vurdukları, o esnada şüpheli Apaydın’ın maktulü tutarak kafasının arka kısmını düz koğuş duvarı ve koğuş havalandırmasına ait kapalı demir kapıya birkaç kez vurduğu, bu esnada şüphelilerden Yılmaz Aydoğdu’nun önce Kızılkaya’yı, ardından Apaydın’ı tutarak koğuştan çıkardığı...”
Ağırlaştırılmış işkence suçlaması ve müebbet hapis istemiyle yargılanan Apaydın, birinci duruşmada verdiği ifadesinde, o gün koğuşta bulunduklarını kabul ederek, kendisini şöyle savunmuştu: “Çeber, ‘Siyasiyim’ diyerek sayımda ayağa kalkmıyordu. Sami Ergazi’yle birlikte kolundan tutup kaldırmak istedik. O arada yere düştü. Tekrar kaldırmak istedik. Yanımızdaki, başgardiyan Yılmaz Aydoğdu, ‘Tamam, siz gidin’ dedi, bizi gönderdi” diye konuştu.”
Bakırköy 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nden görülen 60 sanıklı davanın ikinci duruşması bugün görülecek.

Polisler hâkim karşısında
‘Eziyet’ suçlamasıyla yargılanan İstinye Şehit Muhsin Bodur Polis Merkezi’nde görevli sanık 13 polisin sorgusu yapılacak. Ardından cezaevinin kamera kayıtları duruşma salonunda izlenecek.