@ismailsaymaz

'Çeber'i görmedik duymadık, dövmedik'

'Çeber'i görmedik duymadık, dövmedik'
'Çeber'i görmedik duymadık, dövmedik'

Bakırköy Adliyesi?ndeki duruşma öncesinde sivil toplum örgütleri ve Çeber?in arkadaşları gösteriler düzenlendi. İşkence, tiyatro gösterileriyle anlatıldı. fotoğraf: OZAN GüZELCE

Çeber'in işkence sonucu ölümü davasının ilk duruşmasında polisler tek ağız:?Biz dokunmadık
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi
EZGİ DEMİR / Arşivi

İSTANBUL - İstinye Şehit Muhsin Bodur Polis Karakolu ve Metris Cezaevi’nde gördüğü ‘işkence’ sonucu ölen Engin Çeber’le ilgili davanın ilk duruşmasında ifade veren altı tutuklu sanık, “Çeber’e biz dokunmadık, nasıl öldü bilmiyoruz” dedi. Altı sanığın olay günü imzaladığı tutanağın da yalan bilgiler içerdiği duruşmada ortaya çıktı. Bu yetmezmiş gibi, sanıklar “Tutanağı kim hazırladı bilmiyoruz, görmeden imzaladık” dedi. Polis cephesindeyse yeni bir şey yok: Sanık 13 polis ilk duruşmaya gelmedi!
Bakırköy Adliyesi, dün 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dava öncesinde en kalabalık günlerinden birini yaşıyordu. DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, KESK Genel Başkanı Sami Evren, cüppeli yüzlerce avukat, Çeber’in babası Ali Tekin ve ablası Şerife Ceber, İzmir’de polis kurşunuyla öldürülen Baran Tursun’un babası Mehmet Tursun ve “Adalet İstiyoruz” yazılı dövizler taşıyan Çeber’in arkadaşları toplanmıştı. Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Mazlum-Der’in birer temsilciyle duruşmayı takip etti.

Polisler kayıp
Mahkeme salonu yetersiz kalınca 34. Asliye Ceza Mahkemesi’nin salonuna geçildi. Tutuklu sanıklar; ikinci müdür Fuat Karaosmanoğlu, infaz koruma memurları Sebahattin Apaydın, Murat Çise, Sami Ergazi, Nihat Kızılkaya ve Yavuz Uzun’un da aralarında bulunduğu 30’ı aşkın infaz koruma memuru, cezaevi jandarma koruma bölük komutanlığından dört jandarma katıldı. Çeberlerin ilk dayak yedikleri yer olan İstinye Şehit Muhsin Bodur Polis Karakolu’nda görevli 13 polis ise katılmadı. 

Sekiz baro, 800 avukat...
Duruşmada; Çeber Ailesi’ni savunmak için İstanbul, Ankara, Bursa, Mersin, Diyarbakır, Van, Bitlis ve Şırnak barolarından 800’e yakın avukat dilekçe verdi. Ayrıca sekiz baro, KESK, İHD, THİV ve ÇHD müdahil olmak istedi. Mahkeme talepleri reddederken; şikayetçi Aysu Baykal, Özgür Karakaya, Cihan Gün, Ali Tekin ve Seher Ceber’in avukat sayısını üçle sınırladı.

Kafası duvara vursun istememiş!
Sanıklardan Cezaevi ikinci müdürü Fuat  Karaosmanoğlu, kapısı açık olduğu için girdiği koğuşta iki tutukluyla konuştuğunu, sorun çıkmaması için kendilerine nasihatte bulunduğunu belirterek, “Ben suçsuzum. Ne olduğunu görmedim” dedi. İnfaz koruma memuru Selahattin Apaydın da “Çeber, ‘Siyasiyim’ diyerek sayımda ayağa kalkmıyordu. Ergazi’yle birlikte kolundan tutup kaldırmak istedik. O arada yere düştü. Tekrar kaldırmak istedik. Yanımızdaki, başgardiyan Yılmaz Aydoğdu, ‘Tamam, siz gidin’ dedi”  diye konuştu. İşkenceyle suçlanan Sami Ergazi’nin ifadesiyse ilginçti: “Çeber, sandalyede otururken kafasını geri doğru çevirdi. Duvara çarpmasın diye elimi kafasına tuttum.”
Ergazi de Apaydın’la birlikte kollarından tuttukları Çeber’i kaldırırken başgardiyan Aydoğdu’nun kendilerini gönderdiğini söyledi. Nihat Kızılkaya da koğuşta Çeber’e hiç dokunmadığını söyledi.
Elinde sopayla cezaevi kamerasına yakalanan Murat Çise ise koğuşta o esnada lambalar sönünce sigortanın attığını sandığını, sopayı da boyu yetişmediği sigortayı açmak için yanında getirdiğini iddia etti. Ancak zaten sigorta atmamıştı! Yavuz Uzun’sa Çeber’e sayımda ayağa kalkması için nasihatte bulunduğunu söyledi. 

Bugün de sürüyor
Altı sanık, imzalarını taşıyan 7 Ekim 2008 tarihli, “Çeber’i kolundan tutup sayıma kattık” şeklindeki, savcılık ve mahkemedeki ifadeleriyle çelişen tutanağı görmeden imzaladıklarını ve kimin yazdığını da bilmediklerini söyledi. Sanıkların Çeber’in yanında en son gördükleri kişinin başgardiyan Yılmaz Aydoğdu olduğunu, tutunağı da onun hazırlanmış olabileceğini iddia etmeleri dikkat çekti. Çünkü Aydoğdu,  işkenceyi ve Çeber’i kimlerin dövdüğünü itiraf etmişti. Bu ifadeler koğuştaki diğer tutukluların ifadesiyle de örtüşüyordu.
Mahkeme bugün, tutuksuz sanıkların sorgusuyla devam edecek. 

‘Özür değil, adalet istiyorum’
Duruşma çıkışı Çeber’in babası Ali Tekin, “Özür değil, adalet istiyorum” derken, ablası Şerife Ceber ise ağlayarak, “Kardeşimin katillerini gördüm. Onların da çocukları varmış. ‘Biz yapmadık’ diyorlar. Rahatlıkla işkence yapan, rahatlıkla yalan da söyler. Kardeşim, bu devlete askerlik yaptı. Bu devletin de kardeşime özür borcu var. Adalet istiyorum” dedi.    
Adliye önünde bekleyen topluluk duruşma süresince “İnsanlık onuru işkenceyi yenecek” ve “Çeber’in katili AKP hükümetidir” diye slogan attı. İdil Kültür Merkezi bir tiyatro gösterisi sundu. Engin Çeber’in polis tarafından vurularak felç kalmasını protesto ederken gözaltına alındığı Ferhat Gerçek de eyleme katıldı.