ÇED sonra gelsin

Çevre Bakanlığı 'zararlı' bulduğu halde Mersin Taşucu Tersanesi'nin temelini atan Ulaştırma Bakanlığı, ÇED raporu çıkmadan işe koyulduklarını itiraf etti.
Haber: DİLEK GÜNGÖR / Arşivi
YURDAGÜL ŞİMŞEK / Arşivi

ANKARA - Akdeniz'in ilk tersanesi olacak 'Taşucu Tersanesi' kafa karıştırmaya devam ediyor. Tersane yapımının ekosistemi bozacağı Çevre ve Orman Bakanlığı'nın raporlarına da yansıdı. Ancak Ulaştırma Bakanlığı'nın bu raporu ve Çevre Etki Değerlendirme (ÇED) raporunu beklemeden projenin temelini attığı ortaya çıktı.
Mersin'in Silifke ilçesinin Taşucu beldesinde bulunan Türkiye Selüloz ve Kâğıt Fabrikaları A.Ş özelleştirme kapsamına alındıktan sonra, arazisinin bir kısmının liman ve tersane yapımına tahsis edilmesine karar verildi. Tersane alanının işletme hakkı için Özelleştirme İdaresi ihaleye çıktı. İhaleyi 2 milyon 150 bin dolarla Mersin Ortak Girişim Grubu kazandı. Grubun kurduğu AKTER-Akdeniz Taşucu Gemi Sanayii A.Ş ile ÖİB arasında Eylül 2003'te sözleşme imzalandı. Bayındırlık Bakanlığı imar planını, Ulaştırma Bakanlığı ise projenin teknik detaylarını onayladı ve Mayıs 2004'te projenin temeli Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ile Denizcilik Müsteşarı İsmet Yılmaz tarafından atıldı.
Yönetmeliğe aykırı
Tersanenin yapılacağı yer yaklaşık 87 bin 536 metrekarelik alanı kapsıyor. Bu alan, Özel Çevre Koruma Bölgesi olan Göksu Deltası'na 200-300 metre mesafede. Uluslararası Ramsar Sözleşmesi kriterlerine göre, delta bölgesi 'A sınıfı' sulak alanı olarak kabul ediliyor. 'Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği'nde tampon bölgelerde, organize sanayi bölgeleri, endüstri bölgeleri, çöp toplama alanları ve maden ocaklarının açılması ve işletilmesinin söz konusu olamayacağı vurgulanıyor. 'Tampon bölge' ise varsa ekolojik etkilenme bölgesinden, yoksa sulak alan sulama bölgesinden itibaren 5 km'den az olmamak ve su toplama havza sınırını geçmemek kaydıyla, sulak alan ekosistemini korumak için ayrılan bölgenin tamamı olarak tanımlanıyor.
Kuşlar ve kaplumbağalar
Çevre ve Orman Bakanlığı Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı'nın 21 Haziran 2004 tarihli raporunda da tersane faaliyetlerinden kaynaklanan ışık ve ses faktöründen üreme sezonu içerisindeki deniz kaplumbağlarının olumsuz etkileneceği, tersane aktivitelerinin tüm bölgeyi etkisi altına alacağı belirtildi. Ayrıca raporda, tespitlerle ilgili bir ÇED raporu hazırlanılmasının 'uygun' olacağı vurgulandı.
Dava açıldı
Ulaştırma Bakanlığı ise Çevre ve Orman Bakanlığı'nın raporunu beklemeden projenin temelini attı. Yöre sakinleri ile Kum Mahallesi Kültür ve Güzelleştirme Doğal Yaşamı Koruma Derneği ilgili mevzuatlara uymadıkları gerekçesiyle, Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı aleyhine Danıştay'a dava açtı. İşletme izin belgesinin iptali ve yürütmenin durdurulması istendi. 23 Ağustos 2004'te Danıştay 6. dairesi davalı idarenin savunmasını alıncaya dek yürütmenin durdurulması istemine oyçokluğuyla karar verdi. CHP'li vekiller Danıştay'a başvurarak 'asli müdahil' olmak istediklerini bildirdi.
Önergeye yanıt
CHP Konya milletvekili Atilla Kart'ın soru önergesine yazılı olarak yanıt veren Ulaştırma Bakanlığı, projenin henüz ÇED raporunun bile olmadığı itiraf etti. Önergeye verilen yanıtta, ÇED raporuyla ilgili sürecin devam ettiği belirtildi. Tersane projesinin iki yıl içinde tamamlanması ve 30 trilyon liraya mal olması planlanıyor.