Çekilen PKK'lılara 'dokunmayan' askerlere kanuni güvence

Çekilen PKK'lılara 'dokunmayan' askerlere kanuni güvence
Çekilen PKK'lılara 'dokunmayan' askerlere kanuni güvence
Meclis'e sunulan TSK ile ilgili yasa değişikliği tasarısında, Türkiye'den çekilen PKK'lılara müdahale etmeyen askerlerin 'suçlu' sayılmasının önüne geçiliyor.

Radikal.com.tr - TBMM Başkanlığına sunulan ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ni ilgilendiren yasa değişikliklerinin yer aldığı yeni mini paket içinde bir çok sürpriz barındırıyor.

Paket darbelere gerekçe olan TSK İç Hizmet Kanunu’nun 35. maddesini değiştirirken, Demokratik Çözüm sürecinde sınır dışına çekilen PKK ’lılarla karşılaşarak, geçmelerine izin veren TSK personelini suçtan muaf tutulmasını da sağlıyor.

Hükümet , tasarıyla, Taksim Gezi Parkı’nda başlayan ve kısa sürede başka illerede yansıyan olaylarla ilgili ayarlama da yapıyor. İllerde çıkabilecek olaylarda valilere askeri ve sivil güvenliği koordine yetkisi veriliyor.

TSK İç Hizmet Kanunu, Askerlik Kanunu ve İl Özel İdaresi Kanunu’nda da değişiklik öngören Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı dün TBMM’ye sunuldu. Tasarıda yer alan önemli bazı düzenlemeler şöyle:

Hüseyin Çelik: PKK'nın çekilmesi sonbahar gibi biter


DARBENİN DAYANAKLARI KALKIYOR
* 1960 askeri darbesinin ardından 1 Nisan 1961’de yürürlüğe giren ve askeri darbelere ‘yasal dayanak’ olarak gösterilen 35’inci maddedeki, “Silahlı Kuvvetler’in vazifesi, Türk yurdunu ve anayasa ile tayin edilmiş olan Türkiye Cumhuriyeti’ni korumak ve kollamaktır” ibaresi, “Silahlı Kuvvetler’in vazifesi; yurtdışından gelecek tehdit ve tehlikelere karşı Türk vatanını savunmak, caydırıcılık sağlayacak şekilde askeri gücün muhafazasını ve güçlendirilmesini sağlamak, Türkiye Büyük Millet Meclisi kararıyla yurtdışında verilen görevleri yapmak ve uluslararası barışın sağlanmasına yardımcı olmaktır” şeklinde değiştiriliyor.

* TSK İç Hizmet Kanunu’nun 2. maddesindeki “Askerlik, Türk vatanını, istiklal ve Cumhuriyetini korumak için harb sanatını öğrenmek ve yapmak mükellefiyetidir. Bu mükellefiyet özel kanunlarla vaz’olunur” cümlesi “Askerlik, harp sanatını öğrenmek ve yapmak mükellefiyetidir” olarak değiştiriliyor.

* TSK İçi Hizmet Kanunu’nun 43. maddesindeki “Türk Silahlı Kuvvetleri her türlü siyasi tesir ve düşüncelerin dışında ve üstündedir” cümlesi “Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları siyasi faaliyette bulunamaz” şeklinde düzenleniyor.

Âkillerde 'yüzde 15' tereddüdü

GEZİ PARKI AYARLAMASI
* Hükümet Meclis’e sevk ettiği tasarıda Taksim Gezi Parkı’nda başlayan ve kısa sürede başka illerede yansıyan olaylarla ilgili ayarlama yaparak, Tasarının 14 maddesinde İl İdaresi Kanunu’nun 11 maddesinin D fıkrasında da değişikliğe gitti. Bu fıkra illerde çıkabilecek olaylarda valilere askeri ve sivil güvenliği koordine yetkisi veriyor. Hükümet tasarı ile birden fazla ili içine alan olaylarda ilgili valilerin isteği üzerine aynı veya farklı askeri birlik komutanlarından kuvvet tahsis edilmesi durumunda illerin veya kuvvetler arasında işbirliği, koordinasyon, kuvvet kaydırması, emir komuta ilişkileri ve gerekli görülen diğer hususların belirlenmesi yetkisini Bakanlar Kurulu’na veriyor. Mevcut yasada bu yetki Genelkurmay Başkanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından belirleniyordu. Hükümet Gezi olaylarının ardından bu yetkiyi Bakanlar Kurulu’na verdi.

 

ÇEKİLMEYE YASAL DÜZENLEME
* Demokratik Çözüm Süreci ile birlikte PKK’lıların sınır dışına çekilmeye başlamasıyla birlikte, PKK’lılara rastlayan ve geçmelerine izin veren TSK personelinin suçlu sayılacağına ilişkin bazı kaygılar dile getirilmişti. Bunun üzerine operasyon yetkisi valiliklere verildi. Bu konuda TSK personelini suçtan muaf tutacak yeni bir düzenleme daha yapıldı. 5443 sayılı İl İdaresi Kanununun 11. Maddesinin D fıkrasının dokuzuncu cümlesinde yer alan ve askere sıcak takip hakkı tanıyan “Bu fıkra uyarınca görevlendirilen askeri birlik mensupları hakkında bu görevlerin ifası sırasında işledikleri suçlardan dolayı tabi oldukları kanun hükümlerine göre işlem yapılır” ifadesi metinden çıkartılarak yerine “Bu fıkra uyarınca görevlendirilen Türk Silahlı Kuvvetleri birliklerinin bu fıkra kapsamındaki faaliyetleri askerlik hizmeti ve görevinden sayılır” hükmü getiriliyor.