Çekilme durdu ama çözüm süreci sürüyor

Çekilme durdu ama çözüm süreci sürüyor
Çekilme durdu ama çözüm süreci sürüyor
KCK, silahlı güçlerin sınır dışına çekilmesinin durdurulduğunu açıkladı. BDP, bunun bir uyarı olduğunu ama çözüm sürecinin devam ettiğini belirtti.
Haber: RİFAT BAŞARAN - rifat.basaran@radikal.com.tr / Arşivi

KCK, hükümetten 1 Eylül tarihine kadar beklenen demokratikleşme paketinin içeriğinin açıklanmaması gerekçesiyle, çözüm sürecinin birinci adımı olan Kuzey Irak’taki kamplara geri çekilme sürecini durdurduğunu açıkladı. KCK’nın açıklaması kaygılara neden oldu. BDP ’liler, KCK’nın hükümete mesaj verdiğini belirterek, mesajın içeriğini “Adımların atılması konusunda niyetin ortaya çıkmasıyla birlikte süreç tekrar normale dönebilir” şeklinde değerlendirdi. BDP’den, “Acilen İmralı’ya gitmeliyiz” açıklaması gelirken, gözler Abdullah Öcalan’a çevrildi.
KCK Eşbaşkanı Cemil Bayık’ın geçen hafta “Gerillayı durduruyoruz” şeklindeki açıklaması, ‘geri çekilme sürecinin sona ermesi’ olarak yorumlanmış, ancak daha sonra BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, açıklamanın yanlış anlaşıldığını belirtmişti. Aradan dört gün geçmesinin ardından KCK, ‘çekilmenin durdurulduğunu’ ilan etti. Bu açıklama sabah saatlerinde ilk olarak sosyal medyaya yansıdı. Şaşkınlık yaratan haber kısa sürede teyit edildi, ardından da KCK’nın açıklaması örgüte yakın internet siteleri aracılığıyla kamuoyuna yansıdı. KCK açıklamasında, ‘çekilmenin durmasının sürecin sona erdiği anlamına gelmediği’ belirtildi. Açıklamada, “Gerillanın çekilişi durdurulurken ateşkes konumu korunacaktır. Ateşkes konumunda kalınması AKP ’ye Önder Apo’nun projesi doğrultusunda adım atmasına fırsat vermek anlamına gelmektedir” denildi.

‘Acil İmralı’ya gitmeliyiz’

Demokratik çözüm sürecinin aktörlerinden biri olan BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, KCK’nın açıklamasının ardından Radikal’e yaptığı değerlendirmede, ‘acilen İmralı Adası’na giderek Abdullah Öcalan ile görüşmeleri gerektiğini’ söyledi. KCK’nın açıklamasının ‘Hükümete mesaj’ olduğunu belirten Buldan, geçen hafta adaya gitmek için başvurduklarını anımsattı.

‘Bu, bir güven sorunu’

BDP’li Hasip Kaplan ise süreçle ilgili nihai kararı verecek kişinin Öcalan olduğunu belirterek, “Sonuçta bu süreci başlatan İmralı’dır. Bu sürecin nihaii kararını verecek olan yine aynı şekilde İmralı’dır. Eğer demokratikleşme paketi konusunda sağlıklı adımlar atılırsa çözüm süreci işlemeye devam eder” dedi.
DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk ise çözüm sürecinin yeniden işlemesi için güven ortamı yaratılması gerektiğini belirterek, “Bu adımların atılması konusunda niyetin ortaya çıkmasıyla birlikte süreç tekrar normale dönebilir” dedi. Türk, ne yapılması gerektiğini şöyle sıraladı:
“Sayın Başbakan’ın samimi bir şekilde bu sürecin çözümü konusunda önce bir açıklama yapması gerekir. Güven verici bir ortamın hazırlanmasında önemli bir rol düşüyor. Bu konuda hazırlanan bir reform paketi gündeme getirilirse bu sürecin önünü açar. Yine bugün rehin olarak tutulmuş siyasi tutuklularla ilgili bir adım atılırsa, bir güven ortamı yaratılır. Sayın Öcalan’la yapılacak görüşmeler konusunda da karşılıklı belli tarihler ve belirlemeler ortaya çıkarsa yine bir güven ortamının yaratılmasına neden olur.”
BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak ise “Bu süreç aslında göz göre göre geldi. Umarız hükümet üzerine düşen sorumluluk neyse bunun gereklerini yerine getirme gayreti içerisinde olur. Gerillanın bu kararının değişmesi ve çekilmenin sürmesi kolaydır. Ateşkesin devam etmesi bir fırsattır. Olumlulukları konuşmalıyız. Sürecin kendiliğinden ilerleyeceğini düşünmek bizi saf yerine koymaktır” diyerek hükümete mesaj verdi.

‘İyi polis kötü polis’i oynuyorlar

Hükümet ve Ak Parti cephesi ise KCK’nın ve BDP’nin tavrını eleştirdi. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ “Bu süreç içinde gerek terör örgütü gerek BDP bir rol dağılımı yapmış gibi. Birisi kötü polisi birisi iyi polisi oynuyor. Terör örgütü ne yapacaksa kendi bileceği bir iştir. Ama Türkiye, kendi yapması gerekenleri yapacaktır. Biz, terör bitene kadar çalışmalarımızı, mücadelemizi sürdüreceğiz” dedi. Ak Parti Milletvekili Galip Ensarioğlu ise “Çekilmiyordu ki durdursun. Çekilmediği ortaya çıkınca, ‘çekilmiyorum’ demek zorunda kaldı. Baştan beri isteksizdi. Ancak Öcalan’ın talimatlarına uymamak gibi bir durumları olmadığı için kabul ettiler” diye konuştu.