Çekin artık elinizi internetten!

Türkiye'de son bir yılda bin 112 internet sitesine erişim çeşitli nedenlerle engellendi. Kimin niye engellediğini öğrenmekse hiç kolay değil

 

UMAY AKTAŞ SALMAN - ELİF TÜRKÖLMEZ


İSTANBUL - Türkiye muasır medeniyetler seviyesine sanal alemde de çıkamadı. İnternet ve sansür deyince akla ilk gelen ülkelerden biri olan Türkiye’nin adı ‘sansürcü ülkeler’ kara listesinde. Zaten ortadaki rakamlar da bunu kanıtlıyor. Türkiye’de son bir yılda bin 112 internet sitesi çeşitli sebeplerden kapandı.
Beyaz sayfa üzerinde çıkan ‘Bu siteye erişim engellenmiştir’ yazısı Türkiye’deki internet kullanıcılarının aşina olduğu bir durum haline geldi. Altı aydır erişilemeyen en bilinen örnek olan Youtube’un dışında en son ‘Adnan Hoca’ diye bilinen Adnan Oktar’ın ‘Yaratılış Atlasını’ tüm biyoloji öğretmenlerine göndermesini eleştiren bir basın açıklaması koyan Eğitim Sen’de erişime engellendi.

Cinsel istismar birinci
Bir yılda 861’i res’en (şikâyet olmadan Telekomünikasyon Kurumu kararıyla) 251’i yargı kararıyla sansürlenen sitelerin gerekçeleri çeşitlilik gösteriyor. Bunlardan 415’i ‘Çocukların cinsel istismarı’, 390’ı ‘Müstehcenlik’, 79’u ‘Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama’, 51’i ‘Atatürk aleyhine işlenen suçlar’, 25’i ‘bahis ve kumar’, 12’si ise ‘Fuhuş’ gerekçesiyle erişime engellendi. Bu uygulamalar dışında siyasi dergi ya da gazetelerin, haber portalları da keyfi ve yanlış kararlara kurban gidiyor. Çünkü kararlar pek de araştırılmadan veriliyor ve ortaya pek çok traji komik örnek çıkıyor.

Sayfa yerine site
Dünyanın en büyük ticari platformlarından alibaba.com inşaat malzemesi konusunda çalışan iki firmanın patent konusunda anlaşmazlık yaşaması nedeniyle kapatıldı. Bir şirket ürünün bir diğer firma tarafından kendi ürünü gibi göstermesinden dolayı şikayetçi olmuş, firmanın o afişini kaldırılması istenmişti. Ancak karar traji komik bir şekilde ilgili bölüm yerine tüm sitenin kapatılması yönünde çıkmıştı.
Sinema veri tabanı olarak hizmet veren sinematurk.com adlı internet sitesi de yanlışlığa kurban gitti. İzinsiz film yayınladığı gerekçesiyle erişimi engellenen sitenin hiçbir zaman film yayınlamadığı ortaya çıkmıştı.
Adnan Hoca olarak bilinen Adnan Oktar’ın avukatlarının girişimiyle şikâyeti üzerine erişimi engellenen site sayısı azmısanmayacak kadar çok.

Hoca çalışıyor
Adnan Hoca’nın erişime engelettiği siteler arasında ‘google.groups.com’, ‘geocities.com’, ‘wordpress.com’, ‘ekşisözlük’, ‘ateizm.org’, ‘antoloji.com’ var. Gündem gazetesinin internet sitesi de tam dört kez sansürlendi. Her seferinde internet adresini değiştiren gazete sansürden kurulamadı. Avrupa’da yayın yapan Yeni Özgür Politika internet sitesi www.yeniozgurpolitika.com da engellenmişti. Ünlü evrim teorisyeni Prof. Richard Dawkins’in internet sitesi de Oktar’ın yaratılış atlası’yla ilgili yazı çıkınca, yine şikâyet üzerine kapatıldı.

Karartma
Bu duruma en büyük tepki ‘siz kapatmadan biz kendimizi kapatıyoruz’ diyerek ekranlarının karartan 500’e yakın internet sitesinden geldi. Ağustos ayında ‘geleceğin internetinin provası’ adıyla başlayan büyük eylem devam ediyor. Kendini erişime engelleyen site sayısı 1000’i buldu. Herkesin, internette sansürle ilgili sözünü söyleyebileceği bir ortam kuruldu, bir de poster hareketi başlatıldı. Türkiye’de yaşayanları internet sansürüne karşı bilinçlendirmek ve kamuoyu yaratmak için yapılan posterler şimdilik internette, www.sansüresansür.org adresinde görülebilse de, protestocular, bu posterlerden bir sergi açıp, seslerini daha çok kişiye duyurmaya kararlı.
Ağustos ayında elmaaltshift.com adlı reklamcılık sitesini kapatarak, ‘sansüresansür’ adlı protestoyu başlatan kişi reklamcı Fırat Yıldız siteler bu hızla kapatılmaya devam edilirse, yakında tıkladığımız üç siteden ikisinde uyarı yazısı görebileceğimizi düşünüyor.

‘Rahatsızlık verilmeli’
Kendi sitesi zalambodont.org’u protesto için kapatan Meriç Kara ise “Kapatma işini yapan kamu görevlilerine toplu e-posta atarak, toplu faks çekerek e-postalarını ve fakslarını kullanılmaz hale getirmek daha iyi diye düşünüyorum. Sonuç almak için birilerine rahatsızlık vermekten başka çözüm olmadığını düşünüyorum. Bir diğer yöntem de blog’larımızın, sitelerimizin girişine ‘Türkiye’de yaşamaktan utanıyorum’, ‘Türk olmaktan utanç duyuyorum’ şeklinde ziyaret edeni rahatsız edecek banner’lar koymak olabilir. Kimse farkında değil ama böyle bir yaklaşım yaygınlaştığı anda hükümet de dahil herkesi rahatsız edecek. Herkes kendini kötü hissedecek, ancak o zaman çözüme yönelecek.”