Cem Garipoğlu'nu kameralar yalanladı: 10 dakikada olup bitti

Cem Garipoğlu'nu kameralar yalanladı: 10 dakikada olup bitti
Cem Garipoğlu'nu kameralar yalanladı: 10 dakikada olup bitti

Cem Garipoğlu cinayeti bir cinnet anında işlediğini öne sürerken, cinayetin ardından sergilenen soğukkanlıca hareketler, aksini işaret ediyor.

Garipoğlu'nun ifadeleri ile evin kamera kayıtları çelişti. Garipoğlu '35-40 dakika sohbet ettik, üç duble içtim' dedi. Oysa eve girdikten 10 dakika sonra testere için çıktı

İSTANBUL - Münevver Karabulut’un katil zanlısı Cem Garipoğlu’nun savcılıkta verdiği ifade ile olay yeri inceleme tutanakları, elde edilen deliller ve Adli Tıp Raporları arasında büyük çelişkiler saptandı. Garipoğlu ifadesinde Münevver’i üç bıçak darbesiyle öldürdüğünü söylerken, Adli Tıp Raporu’na göre 29 kesik var. 35- 40 dakika evde kaldık diyen Garipoğlu’nun aksine kameralarda bu sürenin 10 dakika olduğu görülüyor...

Üç bıçak darbesi de değil
Garipoğlu’nun ifadelerindeki çelişkilerin başında bıçak darbelerinin sayısı yer alıyor. Garipoğlu üç kadeh votka içtikten sonra Münevver’in telefonunu kurcalarken gördüğü kısa mesajlar üzerine cinnet geçirdiğini ve mutfaktan aldığı meyve bıçağını üç kez Münevver’e sapladığını söylüyor. Ancak Adli Tıp Raporu’nda Münevver’in cesedinde onlarca bıçak darbesi olduğu bilgisi yer alıyor.
Ayrıca Patolog Dr. Ferah Karayel imzalı tetkik raporunda da ‘Karabulut’un vücudunda beş adet kesici delici alet yarası ile 29 adet kesik yaraya rastlandığı’ ifade edilmişti. Raporda, yaraların çoğunda damara zarar vermeyen, öldürücü nitelikte olmayan izler saptanmış ve uzun, düzgün kesiler olduğu anlatılmıştı. Hatta raporun ortaya çıkmasının ardından, Karabulut’a işkence yapıldığı iddiaları da gündeme gelmişti.
Bir başka çelişki ise eve giriş sürelerinin kameraya farklı yansıması. Garipoğlu, kamera kayıtlarına göre ön kapıdan eve girdikten sonra arka kapıda bekleyen Münevver Karabulut’u içeri alıyor ve 10 dakika sonra da testere almak üzere evden çıkıyor. Cem ifadesinde Münevver’le 35-40 dakika sohbet ettiklerini, öpüştüklerini, daha sonra mutfaktan yiyecek bir şeyler aldıklarını ve üç kadeh votka içtiğini belirtmişti. Kayıtlara göre Cem ve Münevver’in evde birlikte kaldığı süre 10 dakika. Sonra Cem’in testere almak için dışarı çıktığı görülüyor. 

‘Bu nasıl cinnet?’
Garipoğlu ifadesinde, cinnet getirdiğini söylese de hem olay yerinde hem cesedin bırakıldığı çöp konteynırının çevresinde bulunan deliller aksi yönde. Uzmanlar tarafından cinnet geçiren birinin tüm detayları düşünmesi ve öldürdüğü kişiye ait eşyaları toparlaması imkânsız olarak değerlendiriliyor. Oysa Münevver’e ait bütün eşyalar Etiler’de bulunan çöp konteynırının etrafına bulunmuştu. Ayrıca Garipoğlu, Münevver’in başından akan kanın görülmemesi için poşete sardığını ve bu nedenle gitar kutusundan kan sızmadığını söylemişti.  

‘YSTR kromozomu’ bilmecesi
Cinayette kafaları karıştıran en önemli konu, Adli Tıp Raporu’nda yer alan, Garipoğlu soyağacından erkeklere ait birden fazla YSTR kromozomuna rastlanması oldu. Birçok delil üzerinden alınan örneklerde bulunan YSTR kromozomu Garipoğlu ailesinden birden fazla erkeğe ait diye değerlendirildi. Ancak Adli Tıp uzmanları, olay yerinde birden fazla noktadan alınan örneklerde bulunan YSTR kromozomunun bir kişiye ait olabileceğini söylüyor. Bu karışıklığın en önemli nedeni ise firarda olan Cem Gariboğlu’ndan kan örneği alınamamasıydı. Baba ve ağabeyden alınan kan örnekleri, olay yerinde bulunan DNA örnekleriyle örtüşmemişti.
Cem Garipoğlu teslim olduğu zaman kendisinden DNA testi yapılmak üzere kan örneği alınmıştı.