"Cem Garipoğlu'nun öldüğüne kimse inanmıyor!"

"Cem Garipoğlu'nun öldüğüne kimse inanmıyor!"
"Cem Garipoğlu'nun öldüğüne kimse inanmıyor!"
İzmir'deki Gediz Üniversitesi 3'üncü Hukukta Kariyer Günleri'nde konuşan, Cem Garipoğlu tarafından öldürülen Münevver Karabulut'un ailesinin avukatı Rezan Epözdemir, "Cem Garipoğlu'nun intihar ettiğine eminim. Ancak eşimi bile ikna edemiyorum, insanlar kaçtığını düşünüyor" dedi.

RADİKAL - Gediz Üniversitesi 3'üncü Hukukta Kariyer Günleri, ülkenin tanınmış hukukçularını bir araya getirdi. Açılışını Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Oğuz Atalay'ın yaptığı etkinlikte Galatasaray Üniversitesi'nden Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, İzmir Barosu Başkanı Avukat Aydın Özcan, Hakim Murat Aydın, Gediz Üniversitesi'nden Yrd. Doç. Dr. Soner Hamza Çetin ile avukatlar Barış Kaşka ve Rezan Epözdemir kürsüye çıktı.

İstanbul'da 3 Mart 2009 tarihinde öldürülüp cesedi parçalanan Münevver Karabulut'un ve 11 Şubat 2015 tarihinde Mersin'in Tarsus ilçesinde cinayete kurban giden Özgecan Aslan'ın ailelerinin avukatı Rezan Epözdemir, ilginç açıklamalarda bulundu. Avukat Rezan Epözdemir, Münevver Karabulut cinayetinden aldığı cezasını çekerken cezaevinde intihar eden Cem Garipoğlu ile ilgili soru üzerine şunları söyledi:

"Ben öldüğüne ikna oldum. Tüm deliller intihar ettiğini ortaya koyuyor. Ancak eşimi bile ikna edemedim, 'Ölmedi değil mi?' diyor. İnsanlar cezaevinden kaçtığını, hayatta olduğunu düşünüyor. Ne yazık ki geldiğimiz nokta bu. Bir hukukçu olarak bu durum karşısında üzülüyorum."

CEZA İNDİRİMLERİNİ ELEŞTİRDİ

Kadın cinayetlerinde sosyal sorumluluk kapsamında mağdur aile vekilliği yapan Avukat Rezan Epözdemir, bu acı olayların önüne geçilememesinin en önemli nedenlerinden biri olarak sanıklara uygulanan ceza indirimlerini gösterdi, şunları söyledi:

"Yürürlükteki mevzuatımızda hiçbir sıkıntı yok. Canavarca, hunharca, kan gütme veya tasarlama sureti ile cinayetin ceza kanunumuzdaki karşılığı ağırlaştırılmış müebbet. 15 günde bir yakınlarınla görüşüyorsun, günde 1 saat havalandırma boşluğuna çıkabiliyorsun ve tek kişilik hücrede kalıyorsun. Bundan daha ağır ceza yok. Sorunumuz ise cezanın bireyselleştirilerek uygulanmasında. Burada sancılı 2 husus var. Birincisi haksız tahrik indirimi, diğeri de takdiri indirim. 'İzlediğim açık bir filmde eşime benzettim, öldürdüm' diyene, 'Kıskandım' diyene, 'Erkekliğime laf söyledi' diyene tahrik indirimi uygulanıyor. Hiçbir yerde böyle bir şey yok. Failin geçmişi, sosyal ilişkileri, yargılama sırasındaki davranışları da takdiri indirim sebebi olabiliyor. Adam mahkemeyi yanıltmış, yalan söylemiş; son celseye güzel bir kıyafetle gelip, düğme ilikleyerek 'Pişmanım' diyor, cezası indiriliyor. Bir cinayet sanığını sırf son celsede kravat takıp düğme ilikledi diye ağırlaştırılmış müebbet yerine 6 yıl cezaevinde tutup salıverirseniz, kamu vicdanını rahatsız edersiniz, adalet de tecelli etmez."
DHA