'Cemaat siyasilerden söz aldı, dosya Erzurum'a gitti'

İsmailağa tarikatı soruşturmasında Erzurum Savcısı'yla karşı karşıya gelen Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner'den iddia: 'Cemaatin ileri gelenleri politikacıları ziyaret edip söz aldı, uyarılar sonuç vermeyince dosya elimden alındı...'



İSMAİL SAYMAZ


İSTANBUL - Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner, İsmailağa ve Fethullah Gülen soruşturmaları nedeniyle karşı karşıya geldiği Erzurum Özel Yetkili Savcısı Osman Şanal’la olan hukuk savaşını yargıya taşıdı. Cihaner, Şanal’ın yasaya, uygulamaya ve nezakete aykırı biçimde müdahalede bulunup soruşturmayı üzerine aldığını belirterek, Adalet Bakanlığı’ndan özel yetkili savcının soruşturulmasını istemişti. Bakanlıktan iki aydır cevap gelmeyince bunu ‘ret işlemi’ kabul eden Cihaner, kararın iptali için İdare Mahkemesi’ne başvurdu. Başvuru dilekçesinde yer verilen bir iddiaya göre, cemaatin ileri gelenleri İsmailağa soruşturmasının durdurulması için kimi politik yetkilileri ziyaret edip söz almış. Söz sonuç vermeyince, İsmailağa’nın silahlı olduğu yönünde ihbar mektubu yazılmış...
Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner, geçen 25 Ağustos’ta Özel Yetkili Savcı Şanal hakkında Adalet Bakanlığı’na başvurarup soruşturma izni istemişti. Dilekçesinde; İsmailağa ve Fethullah Gülen gruplarıyla ilgili soruşturmaların ‘silahlı örgütlerle’ ilgili yargı süreçlerini düzenleyen Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 250. maddesine, dolayısıyla özel yetkili savcılığın yetki alanına girmediği halde Şanal’ın yasaya aykırı hareket etttiği belirtilmişti.

İki ay oldu, işlem yok
İki aylık yasal sürede işlem yapılmadı. Bunun üzerine Cihaner, avukatı Turgut Kazan aracılığıyla, geçen süreyi ‘ret’ sayıp işlemin iptali için dün Ankara İdare Mahkemesi’nde dava açtı.
Kazan dava dilekçesinde; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 24 Haziran 2008’de verdiği, Gülen grubunun şiddet örgütü olmadığı yönündeki kararına atıfta bulundu. Hukukta savcılar arası üstlük astlık sıralaması bulunmadığını, özel yetkili savcılığın yetki alanındaki il savcılarının amiri olmadığını, görev ve yetki uyuşmazlığı varsa buna mahkemelerin karar verebileceğini kaydeden Kazan, şunları kaydetti:
“Bu gerçeğe rağmen Şanal kendini yetki alanındaki başsavcılıkların amiri sanıp sayarak yasa, kural, teamül ve nezaket dışı yol izlemiştir. İl Emniyet Müdürlüğü ve İl Jandarma Komutanlığı’na ‘Bu suçlar bakımından Cihaner’in yetkisi tarafımızdan kaldırılmıştır’ yazısı yazmıştır. Erzincan Valiliği’ne yazdığı yazıda, ‘gereğine tevessül edilmemesine emniyet ve jandarmanın uyması konusunda’ valiliğin ‘desteklerini’ beklediğini dile getirip imza etmiştir.”
Dilekçede, soruşturmayı durdurmak için kimi politik yetkililerin cemaat ileri gelenlerince ziyaret edildiği öne sürülerek, şöyle denildi:

Delil konuşmalarda
“Cemaatin ileri gelenleri politik yetkilileri ziyaretle işe başlayıp söz almışlar. Uyarı ve ricalar sonuç vermeyince, sorunun özel yetkili savcılıkça çözülebileceği düşünülmüş ve örgütün silahlı olduğu yolunda, isimsiz ihbar mektupları yazılmıştır. Somut hiçbir veriye dayanmayan ihbar mektupları üzerine Şanal devreye girmiş, gönderdiği yazılar ve fakslarla gizliliği yırtıp yıktığı gibi, sağlıklı soruşturmayı engellemiştir. Dinlemeye takılan şüphelilerin, dosya istenmeden ve istendikten sonra henüz gönderilmeden, ‘müjde, dosya Erzurum’a gidiyor’ yolundaki sevinç dolu iletişim kayıtları, iddiamızın delilidir.”