Cemaatler ve aşırı aile bağı ciddi sorun

Kültür ve Turizm Bakanlığı 'dini cemaatler'i toplumdaki
'olumsuzluklardan' biri olarak saydı. Bakanlığın geçen yıla ait faaliyetlerini anlattığı raporda Türk kültürünün çağdaşlaşma ve dünyaya açılma sürecinde...
Haber: TARIK IŞIK / Arşivi

ANKARA - Kültür ve Turizm Bakanlığı 'dini cemaatler'i toplumdaki
'olumsuzluklardan' biri olarak saydı. Bakanlığın geçen yıla ait faaliyetlerini anlattığı raporda Türk kültürünün çağdaşlaşma ve dünyaya açılma sürecinde göze çarpan 'olumsuz faktörler' şöyle sıralandı:
Aile ve akrabalık: Aile ve akrabalık ilişkileri, çok aşırı bir bağlayıcılık kazandığında bireysel davranma ve düşünme imkânının önünde bir engel teşkil etmektedir. Bireyi yerel çevresine sıkıştıran bu yapı, dışlayıcılığı ve gelenek saydığının kısıtlayıcılığını ve nihayet 'biz' ve
'öteki' ayrımları üzerinden düşünce üretme alışkanlığını teşvik etmektedir. Bunların pratikteki sonuçlarından biri, adam kayırmacı bir zihniyeti geçerli kılması ve liyakatin göz ardı edilmesine neden olmasıdır ki, böylesi bir tutumla çağdaşlığı yakalamak mümkün değildir.
Cemaatler: Bu yöndeki olumsuzluklardan birisi de yalnızca dini ihtiyaç ve inanışlarıyla, dar bir çerçeve içerisinde yaşayıp ruhen ve bedenen tatmin olmaya kalkışan cemaatlerdir. Yukarıda sıralananlar Türk toplumunun bir kültürel kimlik sorunuyla da karşı karşıya olduğuna işaret etmektedir. Kültürümüz, aydınların yeteri kadar sahip çıkmak ve zenginleştirmek bilinci göstermemeleri yüzünden bugünün dünyasında kendisini yeniden ifade etmekte sorunlar yaşamaktadır.
Örgütlenme eksikliği: Kültür hayatımızın düzenlenmesinde ilke ve standartların olmayışı, bu alanın yasal dayanaklardan yoksun oluşu, kültür yapımızı, örgütlenme, daha doğrusu örgütlenmeme sorunu ile karşı karşıya bırakmaktadır. Kültürümüzün özgünlüğünü kaybetmeden zenginliğini sağlama yolunda kişi, kurum ya da kuruluşlar yeterince etkili olamamaktadır.
Değişime aşırı açıklık: İnsanımız yabancı kültürlere olabildiğince açık ve onları benimser hale gelmiştir. Bu bakımdan en fazla tahribata uğrayan ise Türkçe'dir.
Vicdani ve ahlaki zayıflık: Toplumumuzda, farklılığa tahammülsüzlüğün arttığı katmanlar arasında iletişimsizliğin giderek hoşgörüsüzlüğe dönüştüğü görülmektedir. Daha da öte, toplumda ve bireylerde vicdani ve ahlaki bakımdan zayıflama işaretleri tespit edilmektedir.