Cenazeler istismar edilmesin

Cenazeler istismar edilmesin
Cenazeler istismar edilmesin

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Çin gezisinde Radikal Ankara Temsilcisi Deniz Zeyrek in sorularını yanıtladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Cenazelerin istismar edilmemesi gerekiyor. Habur'dakine bençer görüntüler halkı rahatsız ediyor" dedi.
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve heyetinin Çin ziyaretinin ilk ayağı olan Pekin bölümü dün tamamlandı. Kılıçdaroğlu, Pekin’deki son gününde Çin Seddi’ni ve Yasak Şehri gezdi. Çin Seddi yüksek bir bölgede olduğu için soğuktu ve bu mevsimde pek fazla ziyaretçisi olmaz. O yüzden Kılıçdaroğlu ve heyeti gittiğinde Çin seddinde muhteşem bir kış manzarası vardı. Kılıçdaroğlu, Yasak Şehir’de ise kapı önlerindeki devasa kazanları merak ettiklerini belirterek, “Yangın içinmiş” dedi. Kılıçdaroğlu, Grup Başkanvekili Muharrem İnce’nin ısrarına rağmen vakit darlığı nedeniyle Mao’nun mezarına gidemedi. Ancak, Osman Aydın’ı kastederek, Pekin’e gelen vekillerden birinin eski Maocu olduğunu anımsattı.
Öcalan’a TV, hakimin işi 

Kılıçdaroğlu, binlerce kilometre uzakta olmasına karşın Türkiye’nin zor konularından kaçamadı. Gazeteciler kendisine üç PKK’lının yarın yapılacak cenaze töreninin Habur’dakine benzer bir görüntü yaratmasına ilişkin kaygıları anımsatınca, “Öyle olmasını istemeyiz tabii.. Cenazelerin istismar edilmemesi gerekir. Habur türü görüntüler halkı rahatsız ediyor” dedi.
Kılıçdaroğlu, İmralı’daki Abdullah Öcalan’a televizyon verilmesi ve koşullarının iyileştirilmesiyle ilgili soruyu yanıtlarken de Başbakan’ın “Talimat verdim, TV veriliyor” sözlerine işaret ederek, “Mahkûmlara TV verilmesine yargıç karar verir. Bizde Başbakan karar veriyor. Olacak şey değil. Yargıya müdahalenin boyutları ürkütücü” dedi. Kılıçdaroğlu, Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın prosedürle ilgili açıklama yaptığı hatırlatılınca da “Biliyorsunuz Başbakan konuşur, onu düzeltmek için AKP ’li bakanlar sıraya girer, ‘nasıl düzelteceğiz’ diye” yorumunu yaptı.
Gülen’in sözlerine destek 

Kılıçdaroğlu’na Fethullah Gülen’in “Sulh hayırdır” sözleri hatırlatılıp nasıl değerlendirdiği sorulunca da “Türkiye’ye barış ve huzur gelmsi için herkes katkı yapmalı. Sorumluluk üstlenmeli” ifadesini kullandı. Kılıçdaroğlu, bir gazetecinin “Bir tarafta herkes süreç bozulmasın diyor, diğer tarafta cenaze ile ilgili kaygılar var. İnce bir çizginin üzerinde ilerliyor sanki” demesi ve değerlendirmesini sorması üzerine, “Nasıl olacağını bilmiyoruz. Bugünden belli değil. Süreç derinlikli ve sorunlu, bunu herkes biliyor. AKP her seferinde bir adım attı ve sorun daha zor çözülür hale geldi. Burada nasıl sürecek bilmiyoruz. Hep beraber izleyeceğiz” karşılığını verdi.
MİT müsteşarlarının ve Dışişleri müsteşarlarının zaman zaman siyasi partileri bilgilendirdiğini anımsatan Kılıçdaroğlu, MİT’in geçmişte bazı konularda kendilerini de bilgilendirdiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, Devlet Bahçeli ’nin Silivri’de eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’u ziyaret etmesi ile ilgili doğrudan yorum yapmak istemedi. Ancak Başbuğ’un tutuklanmasının doğru olmadığını belirterek, “Hele hele terör örgütü yöneticisi suçlaması ile doğru değil. Emekli olduktan sonra terör örgütü diye yargılamanın akılla mantıkla alakası yok. Genelkurmay başkanından terörist mi olurmuş? Olabilir mi ki? Huzura kavuşmanın birinci koşulu özel yetkili mahkemelerin tümüyle kaldırılması. Yargı sürecinin normal mahkemelere devredilmesi” dedi.
Kemal Kılıçdaroğlu af konusunun konuşulduğunu ama henüz bir adım atılmadığını belirtirken, “Gündeme gelirse destek verir misiniz” sorusuna, “Haksız yere tutuklanan insanlara ‘sizi affediyorum’ demek onları suçlamak anlamına gelir. Onlar suçu kabul etmiyor ki.. Suçlu olduklarını kabul etmiyorlar” yanıtını verdi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Hüseyin Aygün’ü arayıp aramadığı sorulunca da “Hayır” dedi. Paris’teki cinayetler konusunda kendilerine ulaşan bilgilerin basına yansıyan bilgilerden farklı olmadığına dikkat çeken Kılıçdaroğlu, genel kanaatin Fnansız polisinin istihbaratının olayı çözebileceği şeklinde olduğunu söyledi.