Cephanelikte patlama davasında heyet değişmedi

Cephanelikte patlama davasında heyet değişmedi
Cephanelikte patlama davasında heyet değişmedi
Askeri Yargıtay, Eskişehir'deki mahkemenin Afyonkarahisar'da 25 askerin şehit olduğu davadan çekilme isteğini reddetti

 ESKİŞEHİR - Afyonkarahisar’daki 25 askerin şehit olmasıyla sonuçlanan cephanelik patlaması ile ilgili davaya bakan Eskişehir Askeri Mahkemesi’nin davadan çekilme istemi, Askeri Yargıtay 3’üncü Dairesince kabul edilmedi. Davanın görülmesine 8 Ekim tarihinde tekrar Eskişehir Askeri Mahkemesi’nde devam edilecek.
Eskişehir Askeri Mahkemesi’nde 1 Ağustos tarihinde görülen duruşmada mahkeme heyetinden Hava Hakim Binbaşı Ahmet Mithat Acar, Hava Hakim Üsteğmen Yusuf Hatip ile Hava Hakim Teğmen Cevher Eren, tarafsız olarak mahkemeyi devam ettiremeyecekleri gerekçesi ile davadan çekilme isteminde bulunduklarını bildirdi.
Mahkeme Başkanı Ahmet Mithat Acar, verdikleri çekilme kararı konusunda şehit yakınları ile avukatlara, "Bu kararla ilgili bir diyeceğiniz var mı" diye sorduğunda şehit yakınlarının çoğu heyetin devam etmesini istedi. Tutuksuz sanık Binbaşı Ali Duran'ın avukatı Aydoğan Yolyapan ise verdikleri 'Reddi hakim' dilekçelerini tekrarladıklarını söyledi. Askeri Savcı Albay Erol Er de son duruşmada görülen gergilikle ilgili olarak "Mahkeme heyeti bu saldırılardan dolayı tarafsız kalamayacak" diyerek çekilme isteminde bulundu.
Mahkeme heyetinin davadan çekilme kararı üzerine dava dosyası en yakın yer olan Gölcük Donanma Komutanlığı'ndaki Askeri Mahkemesi'ne gönderildi. Gölcük Donanma Komutanlığı’ndaki Askeri Mahkeme, Eskişehir Askeri Ceza Mahkeme heyetinin davadan çekilme kararına karşın bir karar veremeyeceğini bildirerek dosyayı Askeri Yargıtay’a gönderdi. Askeri Yargıtay 3’üncü Dairesi tarafından dava dosyası incelenerek karar verildi.
Askeri Yargıtay 3’üncü Dairesi, Eskişehir'deki mahkeme heyetinden Hava Hakim Binbaşı Ahmet Mithat Acar, Hava Hakim Üsteğmen Yusuf Hatip’in, ‘tarafsız olarak mahkemeyi devam ettiremeyecekleri’ nedeniyle çekilme istemini kabul etmedi. Askeri Yargıtay, son duruşmada şehit yakınları tarafından üzerine su fırlatılan mahkeme heyetinden Teğmen Cevher Eren’in davadan çekilme istemini ise kabul ettiğini açıkladı. Askeri Yargıtay 3’üncü Dairesi davanın tekrar Eskişehir’de Askeri Ceza Mahkeme heyetine görevlendirilecek yeni bir mahkeme heyeti üyesi ile birlikte görülmesine karar verdi. Eskişehir Askeri Mahkemesi’nin 1 Ağustos 2013 tarihindeki son davada ertelemiş olduğu 8 Ekim 2013 tarihinde duruşma tekrar Eskişehir Askeri Mahkemesi’nde görülmeye devam edecek.

"EL BOMBALARI DEĞİL, C 4 PLASTİK PATLAYICILAR HAVAYA UÇURDU" İDDİASI

Afyonkarahisar patlamasında hayatını kaybeden şehit yakınları ve avukatları kısa süre önce Ankara ’ya giderek CHP ve MHP Genel merkezini ziyaret ederek sorunlarını anlattı. Şehit yakınlarının CHP ve MHP yetkililerinden TBMM’de haklarını savunmalarını istedikleri belirtildi. Şehit yakınlarının avukatı Eskişehirli Avukat Altan Ulutaş, 25 askerin şehit düştüğü Afyonkarahisar’daki 41'inci Mühimmat Komutanlığı'ndaki cephanelik patlamasının üzerinden 1 yıl geçtiğini söyledi. Ulutaş, şöyle dedi: "Patlamanın üzerinden 1 yıl geçmesine rağmen patlamanın varsayım dışında gerçek nedeninin araştırılmaması ve yaşanılan gelişmeler, eş, evlatları, kardeşlerine ne olduğunun yanıtını bulamayan şehit ailelerinin acılarını arttırmış, sanıkların 3-4 ay gibi kısa sürelerde serbest kalıp görevlerine dönmeleri hatta açığa dahi alınmamaları, tüm güveni yok etmiştir. Buna rağmen gerçeğin ve doğruların ortaya çıkacağı konusunda inancımızı yitirmemeye çalıştık. Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesi’nin raporunda; bazı şehit doku parçaları üzerinde, patlayan cephanelikteki el bombalarında bulunması mümkün olmayan plastik patlayıcı kimyasalı (PETN) ve çukur imla kimyasallarının (HMX)varlığı tespit edilmiştir. Bu iki kimyasala ait patlayıcıların ve mühimmatın neden ve nasıl o depoda bulunduğunun araştırılması gerekmektedir. Aynı kimyasallar nedeniyle DNA örneği için gönderilen dokular arasında esleştirilemeyen dokuların olup olmadığının araştırılması lazım. Olmaması gereken kimyasalların bulunduğunu gösteren Kimya İhtisas Dairesi’nin raporunun tamamının kamuoyuna açıklanmasını istiyoruz. Dokuların üzerinden çıkan metal ve kumaş parçalarının incelenmesini, metal parçalarının cinslerinin ve üzerlerinde bulunan bomba artıklarının tespitini talep ediyoruz. Bu konuda hiçbir inceleme raporu yoktur. Kimya İhtisas Dairesi’nin tespit ettiği bu patlayıcıların kendi başına veya dış fiziksel etkiler olmadan patlaması mümkün değildir. İlk patlama sonucu oluştuğunu düşündüğümüz 3 metre çapındaki 2 metre derinliğindeki çukur hiçbir incelemeye tabi tutulmamıştır."

"PLASTİK PATLAYICI C4, MİNYATÜR ATOM BOMBASIDIR"

Adli Tıp Kurumu Kimya İhtisas Dairesi’nin raporunda şehit doku parçaları üzerinde bulunduğunu tespit ettiği plastik patlayıcı (PETN), ve C4 hakkında da açıklamalarda bulunan Avukat Altan Ulutaş, şunları söyledi: "Plastik patlayıcılar kokusuz olması nedeniyle köpekler tarafından da sezilemediği için terör saldırılarında da sık kullanılmaktadır. C4 aslında 'Minyatür bir atom bombasıdır.' O kadar hızlı tepkimeye girer ki, patlama esnasında saniyenin 10 binde 1'lik zamanında çok büyük şok dalgaları oluşur. İlk yıkım, bu şok dalgalarından dolayı olur. En son ateş ve alev topları ortaya çıkar. Plastik patlayıcılar o kadar kuvvetlidir ki, 200-250 metre uzaklıktaki bir bina, araç, ya da insana zarar verebilir. Yine raporda tespit edilen çukur imla kimyasalları (HMX) patlama gücünü tek bir yönde odaklamak için dizayn edilmiş patlayıcı dolgudur. Anti tank mayınlarında, yer altına döşeme mümkün olmayan yerlerde, yer üstü mayınlarda kullanılır."

"KAMERALARIN SAHTE OLUP OLMADIĞI ARAŞTIRILSIN"

Ulutaş, Afyonkarahisar'daki cephaneliğin Türkiye ’nin en önemli cephaneliklerinden birisi olduğunu, sanıklar tarafından nizamiye ve kulelerde sahte kamera sistemi bulunduğunun ifade edildiğini anlattı. Ulutaş, şunları söyledi: "Cephanelikteki kamera sisteminin sahte olup olmadığının tespitini, eğer sahte ise en küçük işletmelerde bile yaygın olarak kullanılan ve güvenlik için elzem olan etkin bir kamera sisteminin neden kurulmadığının sorgulanmasını da talep ediyoruz. Milli Savunma Bakanı, Genelkurmay Başkanı, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı, Lojistik Komutanı, Lojistik Yönetim Başkanı ve Mühimmat komutanının patlamanın meydana gelmesinde sorumluluklarının ayrı tespit edilmesi gerekmektedir. Milli Savunma Bakanlığı’nca patlamanın meydana geldiği cephanelik bölüğünün taşınması işlemlerinin acilen ertelenmesi gerekmektedir." (dha/Kemal ATLAN)