Ceren'in diyeti yok

Üçüncü derece yanık
Üç yaşında omuriliğindeki rahatsızlık yüzünden Marmara Üniversitesi'nde ameliyata alınan Ceren Sönmez, inanılmaz bir ihmalin kurbanı oldu. Ameliyat masasına konulan ısıtıcı 75 dakika boyunca açık unutulmuş ve minik Ceren'in vücudunun ön kısmı üçüncü dereceden yanmıştı.
Aftan faydalandılar
Şimdi beş yaşında olan Ceren'in ne vücudu ne de hayatı artık normale dönemeyecek. Küçük Ceren'in 'yaşamını çalanlar' hakkında ise af kapsamına girdikleri için bir dava bile açılamadı.
Haber: DEMET BİLGE / Arşivi

İSTANBUL - Beş yaşındaki Ceren Sözen'in hayatı, iki yıl önce ameliyat masasında açık unutulan ısıtıcı yüzünden karardı. Vücudunun ön kısmı tamamen yanan Ceren'e, güneş ve deniz yasak. Estetik cerrahlarının 'normale dönemez' dediği Ceren, son iki yılda altı kez bıçak altına yattı. Çocuk doktoru baba Emin Efe Sözen, meslektaşlarına hukuk savaşı başlattı, ancak iki yıllık soruşturma ardından dava açmaya zaman kalmadan Af Yasası devreye girdi. 80 milyarlık tazminat davası ise iki yıldır bilirkişi arasında gidip geliyor. Dr. Sözen, artık ne sağlık sistemine, ne adalete güveniyor!
Olay, üç yaşındaki Ceren'in omuriliğinde
bir kemik dokusu büyüdüğünün anlaşılmasıyla başladı. Karadeniz Teknik Üniversitesi Farabi Hastanesi'nde çocuk doktorluğu üzerine ihtisas yapan baba Sözen ile hemşire anne Gönül Sözen, önce meslektaşlarına, hocalarına danıştı. Basit bir ameliyattı ve gösterilen ilk adres, İstanbul'du.
İki ameliyat
Sözenler, ameliyatın yapılacağı Marmara Üniversitesi Nörolojik Bilimler Enstitüsü'ne geldi. Buradaki doktorlara göre de ameliyat risksizdi ve en fazla beş günde Ceren taburcu edilecekti. İlk ameliyat 8 Şubat 1999'da yapıldı, omurilik arasındaki kemik dokusu alındı. Ancak ameliyattan sonra Ceren'in sol ayağını hareket ettiremediği anlaşıldı, 10 gün sonra ikinci ameliyat yapıldı. Yarım saatlik ameliyattan çıkan Doç. Dr. Memet Özek, "Geçmiş olsun, sorun kalmadı, kızınız yürüyecek" müjdesini verdi. Ancak aradan bir saat geçip Ceren'in çıkarılmaması Dr. Sözen'i endişelendirdi, ameliyathanede bir koşuşturma başladı. Anlaşıldı ki, Ceren'i
ısıtması için altına konulan 'blanket' adlı ısıtıcı açık unutulmuş, vücudun ön kısmı üçüncü derecede yanmıştı.
'Vücuduna baktırmıyor'
Ve kâbus dolu günler başladı. Ceren altı kez bıçak altına yattı. Ülkenin ünlü estetik cerrahlarına gösterildi, ancak vücudunun tamamen düzelmesi imkânsızdı, hiçbir zaman göğüsleri çıkmayacaktı, güneş ve deniz de yasaktı.
Dr. Sözen yaşanan iki yıllık kâbusu şöyle anlattı:
"Hepimiz çok etkilendik. Ceren yaşıtlarına göre çok sinirli. Muayeneye götürürken hastaneyi ayağa kaldırıyor. Biz dahil kimsenin vücuduna bakmasını istemiyor. Arkadaşlarıyla oynarken çok pasif, sinirini daha çok bizden çıkarıyor. Denizi çok seviyor, ama özel bir elbise giyinmesi gerek. Çünkü vücudun güneşle teması yasak. Kendini diğer çoçuklardan farklı görüyor, hayata küsüyor. Ben de çocuk doktoruyum ve artık hastalarımla çok ilgileniyorum. Her gece nöbete kalıyorum. Kimsenin bizimle aynı acıyı yaşamasını istemem."
'Adalete güvenim bitti'
Sözenler, meslektaşları hakkında hem suç duyurusunda bulundu hem 80 milyar liralık tazminat davası açtılar. Kartal Cumhuriyet Savcılığı, görevli doktorlar Nigar Akay, anestezi görevlisi Tülay Aydın hakkında soruşturma başlattı. İdari bir kusur olduğu için dosya soruşturma için enstitüye gönderildi. İki yıl geçtiği halde soruşturma tamamlanmayınca, dava açılmadan dosya af kapsamına alındı.
İstanbul Bölge İdare Mahkemesi'nde açılan 80 milyar liralık tazminat davası da iki yıldır sürüyor, Ceren ve babası da bilirkişiler arasında mekik dokuyor. Son olarak geçen hafta zarar tespiti' için İstanbul Bölge
İdare Mahkemesi'ne gidildi. Adalete güvenini kaybeden Sözen, "Ameliyat her zaman risklidir, doktor hataları olabilir, ama bu affedilemez bir durum. Kızım hayata küstü, acı çekerek büyüyecek. Ceza almaları gerekiyordu. Şimdi ne adalete, ne sağlık sistemine inancım kalmadı" dedi.
'Suç cihazın'
Anestezi bölüm başkanı Dr. Nigar Baykan olaydan sonraki ifadesinde, cihazın bozulma olasılığından söz etmediği için üretici firmayı suçladı. Enstitü Müdürü Prof. Dr. Aydın Sav ise raporunda, cihazda uyarı sistemi bulunmadığını, kontrolün el temasıyla
yapıldığını belirtti. Rapora göre anestezi görevlisi Tülay Aydın, cihazın ısısının yüksek olduğunu fark edip, kapatılmasını istedi. Ancak bir daha kontrol etmediği gibi, ısının yüksek olduğu konusunda
da kimseyi uyarmadı. Raporunda Ceren'in ilk kontrolünden yanmasına kadar 75 dakika geçtiğini vurgulayan Sav, "Anestezi teknisyeni Aydın'ın iletişim ve uygulama kusuru olarak başlayan bir organizasyon hatası, olaydaki birinci derece önemli roldür" dedi.
Buna rağmen idari soruşturmadan hiçbir sonuç çıkmadı. Sadece raporda adı geçenlere
'uyarı' cezası verildi.