Çernobil tartışması

İlk santral 2012'de
Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Başkanı Okay Çakıroğlu, Çernobil'in Türkiye'de zarar vermediğini öne sürdü: "18 ülke etkilendi, Türkiye 16. Verileri topladık. Kansere yol açacak genetik bozulma çıkmadı. İlk santralı da 2012'de kuracağız."
'Çayda saptanmıştı'
ODTÜ'den Prof. İnci Gökmen: "O günlerde çayda yoğun radyasyon vardı." Çevre İçin Hekimler Derneği Başkanı Ümit Şahin: "TAEK açıklaması bilimsel ve gerçekçi değil. Amaçları nükleer enerjiyi aklamak."

ANKARA/İSTANBUL - Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Başkanı Okay Çakıroğlu, Çernobil'in Türkiye'yi etkilemediğini açıkladı. Konu önceki gün TAEK'in 1999-2003 arasındaki hesaplarını görüşen TBMM KİT Komisyonu'nda gündeme geldi. Çakıroğlu şöyle konuştu: "Çernobil'le ilgili bütün verileri bilim adamlarının hizmetine sunmak için yapılan çalışmanın son aşamasına gelindi. 200 bin sayfalık arşivler, elektronik ortama taşındı. Facianın ardından özellikle radyasyonun yoğun olduğu bölgelerde yapılan ölçümlerde, hiçbir vatandaşın vücudunda radyoaktif kalıntıya rastlanmadı. Müracaat eden herkesin genetik bilgisine bakılmış. Kansere neden olacak herhangi bir genetik bozulmaya rastlanmamış. Ancak radyasyonun görüldüğü bölgelerde, sosyal travma oluşuyor. Konuyu son kez daha tartışıp, Karadeniz'deki insanları rahatlatmamız lazım." Çernobil'den 18 ülke etkilendiğini belirten Çakıroğlu, "En fazla Ukrayna, İsveç ve Finlandiya etkilendi. Potansiyel zarar görme açısından Türkiye 16'ncı sırada. Bu bakımdan ülkemiz çok talihli konumda" dedi.
Türkiye'de üç reaktör
Ermenistan'daki Metsamor Nükleer Enerji Santralı'nın sınıra 16 kilometre mesafede olduğuna dikkati çeken Çakıroğlu, "Olası sızıntıların tespiti için Kars ve Iğdır'a 20-25 detektör yerleştirildi. Dünyada 450 nükleer santral, 30 bin nükleer başlık, 200'ü aşkın nükleer denizaltı, 700'ü aşkın araştırma reaktörü var, bunlardan üçü de Türkiye'de" diye konuştu.
Nükleere yer aranıyor
Nükleer enerjinin çevreci olduğunu savunan Çakıroğlu, sekiz yerde fizibilite çalışması yaptıklarını, siyasi irade olursa 2007 yılında inşaata başlanabileceğini açıkladı.
TAEK neyi ölçtü ki?
Çevre İçin Hekimler Derneği Başkanı Dr. Ümit Şahin: TAEK Çernobil kazası sonrasında da, bugün de nükleer enerjiyi aklamak için her şeyi elindeki verileri ve bilimsel gerçekleri çarpıtarak yaptığını ispat etmiş bir kurumdur. Lösemi ve diğer kanser türlerinin en az 15-20 yıldan önce görülmesi beklenemez. Üniversitelerimizdeki araştırmacılar ve Sağlık Bakanlığı yetkileri, 1986 öncesi kanser sayılarına sahip olmadıkları gibi bir gerekçeye sığınarak ve bazı yetersiz veri gerekçeleriyle bu kanser vakalarının Çernobil'e bağlanmayacağını söylemenin bilimsellik olduğunu sanıyor.
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı öğretim üyesi Dr. Umur Gürsoy: Bu iş TAEK'te laboratuvarlarda ölçümlere benzemez. Çernobil'den zarar gören kırsal alanların istatistikleri bilinmiyor. Hele geriye dönük ölçümü Türkiye başaramaz. Rusya başaramamış BM Dünya Sağlık Örgütü'nden (WHO) yardım almıştır. Dünyada geriye dönük doz hesabı yapan birkaç laboratuvar vardır ve bunlar WHO verilerine göre Britanya ve Kanada'dadır.
'YÖK engelledi'
ODTÜ öğretim üyelerinden Prof. Dr. İnci Gökmen: O tarihte radyoaktiviteyle kirlenmiş çaylar içilmeyip imha edilse alınan radyasyon dozu alınmayacaktı. Çay demlenmeden önce bir kez sıcak suyla yıkansa bile alınan doz yarıya inecekti. Ancak bizlerin uyarılarına karşın bu yolda hiçbir önlem alınmamıştır. Üniversiteler de bu konuda araştırma ve ölçüm yapmamaları için YÖK'ün yolladığı yazıyla engellenmiştir.
(aa, Radikal)