Çeteyi kurtaran suç

Susurluk çetesinin simge ismi özel harekâtçı İbrahim Şahin'in aralarında bulunduğu yedi üst düzey emniyetçinin...
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - Susurluk çetesinin simge ismi özel harekâtçı İbrahim Şahin'in aralarında bulunduğu yedi üst düzey emniyetçinin,
İranlı uyuşturucu kaçakçısı Logman Ghodsi Mahboob Alan'ı korumak için sahtecilik yapmakla suçlandığı dava, suç türünün değiştirilmesi ve zamanaşımıyla düştü.
1993-94 yıllarındaki sahtecilik olayı,
İçişleri Bakanlığı Teftiş Kurulu'nca ortaya çıkarılmıştı. Danıştay 2. Dairesi, özel timci İbrahim Şahin, eski Bursa Valisi Orhan Taşanlar ile aralarında dönemin Ankara ve İstanbul Emniyet yabancılar şube müdürlerinin de bulunduğu sekiz kişinin yargılanmasına karar vermişti. Ayhan Çarkın'ın da aralarında bulunduğu sekiz kişiyle ilgili suçlama ise o süreçte zamanaşımına girmişti.
Pasaportta sahtecilik
Hakkında sınır dışı kararı bulunan uyuşturucu
kaçakçısını korumak için sahtecilikle suçlanan sanıkların itirazı üzerine, Danıştay üst kurulu Taşanlar lehine karar vermişti. Diğer sanıklarla ilgili davaya ise Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi'nde başlandı.
İddialar şöyle sıralandı:

  • Uyuşturucu kaçakçılığı yaptığı İçişleri Bakanlığı'nca bilinen İranlı Logman Ghodsi Mahboob Alan'ın 'pasaportta sahtecilik' suçundan dolayı İçişleri Bakanlığı
    onayıyla sınır dışı edilme ve yurda girişinin yasaklanmasına dair tahdidi bilgisayarlara yüklememek,
  • Alan'ın sınır dışı edilmesi yerine,
    İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün yazılarıyla önce Ankara Emniyet Müdürlüğü'ne, daha sonra da Emniyet Özel Harekât Dairesi'ne teslim etmek,
  • Bu kaçakçıyı Özel Harekât'tan serbest bıraktıktan 92 gün sonra talimat vererek adı geçen şahıs İspanya'da olduğu halde sınır dışı edildiği yolunda gerçeğe aykırı belge düzenlemek.
    Ancak Kırıkkale Ağır Ceza Mahkemesi, Danıştay'ın 'Suç belgede sahteciliktir' tespitini paylaşmadı. Mahkemenin 'davayı ortadan kaldıran' kararı şöyle:
    "Her ne kadar sanıklar hakkında TCK'nın 399. maddesinden cezalandırılmaları talepli kamu davası açılmışsa da sanıkların eylemlerinin teşekkül halinde görevde yetkiyi kullanmak şeklinde oluştuğu, suç tarihinden mahkememize kamu davasının açıldığı tarihe kadar asli dava zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından sanıklar hakkındaki kamu davasının ortadan kaldırılmasına..."