Çevik Kuvvet'te bir eylem 300 sürgünle sonuçlandı

Çevik Kuvvet'te bir eylem  300 sürgünle sonuçlandı
Çevik Kuvvet'te bir eylem  300 sürgünle sonuçlandı

Bayrampaşa Çevik Kuvvet te bir polisin darp edilmesi üzerine polisler protesto gösterisi yapmıştı. Bunun üzerine yaklaşık 300 polisin görev yeri değiş

Haber: ENİS TAYMAN / Arşivi

Bayrampaşa Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü’nde görevli beş yıllık polis memuru Erol Uygun, önceki gün intihar etti. Uygun’un Radikal’e konuşan polis arkadaşlarına göre intihara yol açan süreç Ekim ayında yaşanan bir dayak olayıyla başladı. İlgili görüntü ve ses kayıtlarını Radikal’in ortaya çıkardığı olayda S.K. adlı polis, sekiz komiser tarafından darp edildi. Polisler de Çevik Kuvvet tarihinde benzeri görülmemiş bir eylemle olayı protesto etti. Polisler, müdürlerin darp olayının peşini bırakmayacaklarına dair söz vermesiyle sakinleşti. Ancak olaylar burada bitmedi. İddiaya göre 7 Ekim gecesi yapılan protestoya katılan polisler önce kamera kayıtlarıyla belirlendi. Sonra 300 kadarının görev yeri 9 Kasım’da değiştirildi. Polisler genellikle çalışma ortamı zor ve alışmadıkları yerlere gönderildi. Polislere ise şubede ise olayların provakatörler tarafından kasıtlı yapıldığı, aralarında örgüt mensuplarının olduğu, telkinleri yapıldı. Erol Uygun da bu polislerden biriydi. Uygun’u tanıyan ve “şen şakrak bir çocuktu” sözleriyle tanımlayan üç polis Radikal’e darp sonrası protesto eyleminin ardından başlarına gelenleri anlattı. İşte o polislerin ifadelerine göre yaşananlar:


'Dört kez yerim değiştirildi' 


Dayak olayını protesto ettiğimiz gece şube müdürümüz ve yanında gelen diğer amirlerimiz, komiserlerimiz bizlerle konuşmaya ve ilk defa dertlerimizi dinlemeye başladı. Şube müdürümüz “Hepinizle gurur duyuyorum. Çevik Kuvvet kardeşliktir ve sizler doğruyu yaptınız.” diyerek gerginliği ve ortamın nabzını düşürdü. Ertesi gün içtima alanına kamera konulmuş ama yine protestolar olmuştu. Bizler şubede tutulmuyorduk. Çıkışlar erken geliyor, izinler kapanmıyor ve ekstra izinler çıkıyordu. Bizleri izin ve çıkışların erken gelmesiyle rahatlatmışlardı. Şubenin düzelmeye başladığını düşünüyordum. Ta ki olaydan bir ay kadar sonra yerimin değiştiği haberi gelene kadar. Hemen şubeye gittim. Atama kağıtlarına baktım. 300 kişinin yeri değişmişti. Tanıdık isimler görüyordum. Listedeki isimler o gece ve ertesi gün olayların içinde bulunan kişilerden oluşturulmuştu. Duyumlarıma göre resimler, videolar, şubeye giriş yapılan kapıdaki kameralar, gören komiserler ve kendilerine gelen gizli bilgilere göre olaylara katılanlar tespit edilmişti. Şubede ise olayların provakatörler tarafından kasıtlı yapıldığı, aramızda örgüt mensuplarının olduğu, ağız birliği yapana müdürler, amirler ve komiserler tarafından sürekli telkin ediliyordu. Toplantı üstüne toplantılar yapıldı ve sürekli aynı şeyler söylendi.Yeni birliğime geçmeden rapor almak istedim ama rapor alanların heyete sevk edileceği konusunda bilgi gelince vazgeçtim.

Yeni birliğe tam alıştım derken yine grubum değişti. Çevik Kuvvette bir söz vardır: “Son gelen, ilk gider.” Şu zamana kadar dört kez grubum değişti. Bir türlü dikiş tutturamadım. Başka yerlere geçmek ya da birlik değiştirmek isteyen arkadaşlarımın o 300 kişilik listedekilerin başka yerlere gidemediklerini, başvurularda geri çevirildiklerini ve isteklerinin gerçekleştirilmediğini öğrendim. Ben de vazgeçtim. Umarım tekrar yerim değişmez. Çünkü artık canıma tak etti...



'Sürgüne gönderildik' 

Birliklerde çalışan biriyim. Olaylara ertesi gün içtima alanında katıldım. Kameraya alınmış ve tespit edilmişiz. Başka birliğe atamam çıktı. Olaya katılan kişilerin birliklere gönderilmesini de garip buluyorum. Demek ki birlikler sürgün yeri. Özel Tim Amirliği ve AKUT amirliği beş günde iki buçuk gün izin yaparken bizler altı günde iki kez yapıyoruz. Onlar güzel araçlara binerken bizler neredeyse harabe araçlarla görevlere gidiyoruz. Çevik kuvvetin kendi içinde bir adaleti yokken adalet beklemek ve adil davranmalarını ummak saçma olur. Meslekteki ikinci yılımdayım. Çevik kuvvetten ve meslekten soğumuş haldeyim.



'İleride karşıma çıkar diye korkuyorum' 

Şubenin rahat çalışma yerlerinden birindeydim. O gün arkadaşımız için destek amaçlı oradaydım. Asla pişman olmadım orada olduğum için. Şu an birliklerdeyim. Sürekli iznim kapanıyor ve fazla mesai yapıyorum. Kaç kere grubum değişti saymadım. Sürekli gruba yeni geldiğim için, kurslara gönderiliyorum. Kalkan taşıyorum. Çevik kuvvet’te kıdem’e göre bazı işler yapılır. Kalkan taşımak alt devrenin yaptığı işler arasındadır. Kalkan taşımak angarya iş demektir. Ben geleceğim hakkında endişeleniyorum. 300 kişilik listede bulunuyorum diye Şark’a gönderirler mi diye düşünüyorum. İleride iyi birimlerde çalışmak istediğim zaman mimlendiğim karşıma çıkarsa diye korkuyorum. Ne zaman bir konuda şikayeti dile getirsek ‘Beğenmeyen istifa etsin gitsin. Kimseyi zorla çağırmadık’ derler.