'Çevre Oscarı'bu sistemle geldi

'Çevre Oscarı'nın sahibi Dr. Ahmet Lokurlu, sistemini Radikal'e anlattı: "Yakıt kullanmadan güneş enerjisiyle soğutma yapmak, buhar ve elektrik üretmek mümkün."
Haber: İBRAHİM GÜNEL / Arşivi

İSTANBUL - Dünya bilim çevreleri tarafından 'Çevre Oscarı' diye adlandırılan 'Sürdürülebilirlik İçin Dünya Küresel Enerji Ödülleri'nden enerji dalındaki ödülü Almanya'da yaşayan Dr. Ahmet Lokurlu kazandı.
Avusturya Çevre ve Su Bakanlığı, Avusturya Ticaret Odası, BM ve AB'nin desteklediği ödül, beş dalda veriliyor. Su, enerji, hava ve toprak konularındaki projelerle genç bilim adamlarına verilen ödül, 27 Nisan 2005'te Japonya'daki 'EXPO 2005-Dünya Sergisi'nde sahiplerini bulacak.
Daha önce de 20 bin avroluk Avrupa Kaynak Giriş İyileştirmesi Ödülü'nü kazanan Lokurlu, güneş enerjisinden soğutma sistemi geliştirerek yeni ödülü kazandı. BM Genel Sekreteri Kofi Annan da bir mektupla Dr. Ahmet Lokurlu'yu kutladı.
Almanya Aachen'daki Jülich Araştırma Merkezi'nde Enerji ve Proses Mühendisliği Enstitüsü Yakıt Hücreleri Araştırma ve Geliştirme Bölümü'nde çalışan Lokurlu, buluşuyla ilgili sorularımızı yanıtladı.
Ödüle değer görülen bulduğunuz sistemi anlatır mısınız?
Suyu 180 dereceye kadar güneş enerjisiyle ısıttıktan sonra, 144 derecedeki 4 barlık başınçtaki buhara dönüştürüyoruz. Buhar iki kademeli makinede soğuğa dönüşüyor. Bununla istediğiniz mekânı soğutma imkânınız var. Bu sistem klima görevi görüyor. Özellikle Akdeniz ülkelerinde yaz aylarında soğutmaya ihtiyaç duyuluyor. Bu yüzden elektrik kullanımı inanılmaz derecede artıyor. Kapasite yetersizliği yüzünden elektrik kesintileri yaşanıyor.
Bunu önlemek için, özellikle yazın kullanılmak üzere ya elektrik santralları kuracaksınız ya da bizim sistemi kullanacaksınız. Sistemimizde hiç yakıt kullanılmıyor. Bir de yalnızca yaz aylarında kullanılacak elektrik için santral yatırımlarını önlemiş oluyoruz. Sistemimiz, son derece ekonomik ve doğaya saygılı bir ürün.
Bulduğunuz sistem, su ısıtmak için Türkiye'nin güney sahillerinde kullanılan güneş panelleri gibi mi çalışıyor?
Özünde o panellere benziyor, ama bizimkinde soğutma sistemi de var. Bugün kullanılan güneş panellerinde 70-80 dereceye ancak çıkabilirsiniz. Bizim sistemde ise 200-250 dereceye çıkmanız mümkün.
Aralarında ne fark var?
Sistemimiz otomatik olarak güneşi izliyor. Gece devre dışı kalarak uyku pozisyonuna geçiyor. Sabah gün doğduğunda otomatikman devreye giriyor. Bütün gün güneşi takip ediyor. Güneş ışınlarını bir çizgiye odaklayarak konsantre ediyor. Bu konsantrasyon sonucunda sistemimizde ortada duran boruya ısı absorbe edilmiş oluyor. Böylelikle 200-250 dereceye varan bir ısı elde ediliyor. Normal soğutucular, buzdolabında olduğu gibi soğutma işlemini elektrik enerjisi kullanarak yapıyor. Bizim sistem ise yalnızca güneş enerjisiyle çalışıyor.
Sisteminiz ekonomik mi?
Şu an kullanılanlarda 1 kilovat soğutma üretmek için 2 kilovat ısıya ihtiyacınız var. Bizim sistemde ise 0.5 kilovat ısı yetiyor. Böylece bilinen sistem verimini üçe katlamış oluyoruz. Bu küçük bir devrim olarak kabul ediliyor. İşin püf noktası odaklama işlemi kullanılarak yüksek kalorili ısı elde edilmesi. Bu sistemde bir sürü başka eletronik sistemler, bilgisayar programları da var.
Örneğin, rüzgâr çıktığında sistemi otomatik olarak kapatan sensörler var. Ya da yağmur, dolu, kar yağışlarında sistem çalışmıyor. Ayrıca, bütün sistemleri online olarak Almanya'daki merkezden izleyebiliriz.
Hangi ülkeyle işbirliği içindesiniz?
Merkezimiz Almanya'da, ama Türkiye'de de bir şirketimiz var. Avustralya, Portekiz ve Arap ülkeleriyle iş görüşmelerimiz devam ediyor. Sistemi oralara da kuracağız.
Sisteminizin soğutma dışındaki uygulama alanları nedir?
Örneğin endüstriye buhar üretimi için uygun ve avantajlı bir sistem. Tekstil ve gıda sanayiinde çok rahat kullanılabilir. Bunun için sistemin soğutma bölümünü devreden çıkarmak yeterlidir. Bundan sonraki adım ise sistemimizle elektrik üretmek.
Elektrik üretimi nasıl olacak?
Sistemimizi, Organic Rankine Cycle prensibiyle çalışan buhar türbininde kullanarak elektrik de üretmek mümkün olacak.
Bu türbinin özelliği nedir?
Su yerine o sıcaklıklarda buharlaşan organik bir gaz karışımı kullanılıyor. Bu sistemi gerçekleştirdiğimizde üç jenerasyon denilen, elektrik, buhar ve soğutma sistemini geliştireceğiz. Bu da dünyada ilk olacak. Bunun için 2005'te çalışmalara başlayacağız.
Sistemde atık oluşuyor mu?
Kesinlikle böyle bir şey yok. Çünkü sistemde lityumbromürle su kullanıyoruz ve ısınma sonucu hiçbir şey açığa çıkmıyor. Normal soğutucularda klora flora karbon kullanılıyor. Bunun atmosferdeki ozon tabakasının yırtılmasında büyük etkisi var.
Geliştirdiğiniz bu sistemi buzdolaplarında kullanmak mümkün mü?
Mümkün, ama küçük boyuttaki soğutma makinelerinin geliştirilmesi gerekiyor. Biz bunların dışında, Yunanlılarla sistemimizi kullanarak deniz suyundan tatlı su elde etmek için çalışmalar yürüteceğiz.
Bu nasıl olacak?
Buharlaştırma uygulayarak, deniz suyundaki tuz ve diğer materyalleri ayrıştırarak tatlı su elde etmek mümkün. Bu, özellikle
Ege'deki su kaynakları yetersiz adalar için yaşamsal öneme sahip bir proje olacak.
Maliyeti nasıl olacak?
Türkiye gibi ülkelerde ekonomik. Çünkü enerji pahalı. Dünyada, enerji fiyatları artıyor ve çevre sorunları büyüyor. Bu da sistemimizin gittikçe daha ucuz olacağı anlamına geliyor. Örneğin, Avustralya enerjisinin yüzde 95'ini kömür santrallarından sağlıyor. Ayrıca dünyaya kömür satıyorlar. Buna karşın yenilenebilir enerjilere, örneğin bizim sistemimize çok ilgi duyuyorlar.
Lokurlu kimdir?
1963 yılında Kars'ta doğan Lokurlu, 1987'de Erciyes Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü'nden mezun oldu. 1993 yılında Essen Üniversitesi'nde Enerji ve Proses Mühendisliği Bölümü'nü bitiren Dr. Lokurlu, bu arada Rusya Bilimler Akademisi'nde bir yıl çeşitli araştırmalar yaptı. 1996'da Almanya'da Aachen Teknik Üniversitesi'nde endüstri mühendisliği mastırını tamamladı. 1998'de Essen Üniversitesi'nde doktorasını yakıt hücreleri konusunda yapan Dr. Lokurlu, o tarihten bu yana Jülich Araştırma Merkezi'nde çalışıyor. Dr. Lokurlu evli ve 11 yaşında bir oğlu var.