Ceylan kanıtı bulan getirsin...

Ceylan'ın ölümüyle ilgili soruşturmanın nasıl geciktiği bilirkişi raporuna da yansıdı. Ceylan'ın elbise ve doku parçaları ile metal parça gibi 22 kanıtın bir bölümünü köylüler bir bölümünü avukat bulup getirdi...



İSMAİL SAYMAZ


Bilirkişi raporu ‘Bu nasıl soruşturma’ dedirtiyor
İSTANBUL - Lice’nin Şenlik köyünde, hayvanlarını otlattığı sırada meydana gelen bir patlama sonucu parçalanarak ölen 14 yaşındaki Ceylan Önkol’la ilgili bilirkişi raporu, soruşturmanın nasıl yapıldığını, kanıtların nasıl toplandığını ortaya koydu. Rapora göre jandarma ve savcı, patlamayı 13.20’de haber aldı ancak olay yerine gitmedi. Ceset dört buçuk saat sonra karakola götürüldü. Savcı iki gün sonra helikopterle ve mayın tarama cihazıyla keşfe gitti. Ceylan’ın kanı, doku ve giysi parçaları hâlâ oradaydı. Rapora dayanak oluşturan 22 kanıttan bir bölümünü avukat Serdar Çelebi, bir bölümünü köylüler bulup getirdi...
Lice Başsavcısı Mustafa Kamil Çolak’ın hazırladığı bilirkişi rapor dün avukatlara teslim edildi. Rapora göre savcılık, patlama haberini 13.20’de İlçe Jandarma Komutanlığı’nın haber vermesiyle öğrendi. Ancak jandarma patlamayı anında haber aldığı halde bölgeye gitmedi. Aynı şekilde Savcı Çolak, rapora göre, “Olay yerinin teröre müzahir bölge olması ve plansız bir keşif operasyonunun gerek güvenlik görevlileri gerekse savcılığın refakatinde götüreceği inceleme heyeti açısından tehlike arz etmesi sebebiyle cesedin en Abalı Jandarma Karakol Komutanlığı’na getirilmesi”ni istedi. Böylece Ceylan’ın tabutu dört saat 25 dakika sonra, saat 17.45’te karakola götürülerek otopsisi yapıldı.
Bilirkişi incelemesiyse iki gün sonra gerçekleşebildi. Rapordaki anlatıma göre, inceleme adeta ‘operasyon’ halini aldı. Askerler geceden bölgeye gidip güvenlik önlemi aldı, sabahsa savcı Çolak ile Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü’nden iki bomba uzmanı polis, helikopterle tepeye indi. Mayın tarama dedektörleriyle ve ‘jammer’ cihazıyla yaklaşık 250 metre kadar aşağıya yürünüp olay yerine gidildi.
Rapora göre 22 parça kanıt elde edildi. Bunlardan 11’i 30 Eylül’deki incelemede bulundu. İncelemede patlamanın üzerinden iki gün geçmesine rağmen Ceylan’ın ‘yerdeki yoğun kurumuş kan ve doku parçaları’ görüldü. Ayrıca, ‘parçalanmış, yanmış ve islenmiş, 5 cm genişliğinde, pembe ve beyaz renkli, iplikten mamul giysi parçası’ üç ayrı noktada bulundu.
Heyet etraftan metal parçalar topladı, toprak numunesi aldı, ‘kavrulma ve islenme’ görülen ağaç gövdelerinde örnekler buldu.
Ceylan’ın o gün başında bulunan şapkası, elbiselerine ait lifler ve iki ayrı metal parçası, avukat Serdar Çelebi tarafından 8 Ekim’de savcılığa götürüldü. Bulunan bir metal parçası köylüler tarafından verilirken, başka bir metal parçası da Ceylan’ın tabutundan çıktı. Beş parça metal de Ceylan’ın bedeninden çıkarıldı.

Görüntüler de imamdan
Olay yerine iki ayrı video görüntüleri ve fotoğraflar var. Bunlardan ilki, savcı Çolak’ın gitmeyip gönderdiği bir imam ve köylünün çektiği kamera kayıtları ve fotoğraflardı. Bilirkişi raporuna, “Sivil vatandaşlarca çekilmiş olan video ve fotoğraflar” diye geçti.
Raporda; patlamanın, daha önceden bölgeye atılmış bomba atar mühimmatına, Ceylan’ın elindeki tahrayla vurması sonucu meydana geldiği savunuldu. Kimlerce atıldığı bilinmeyen bu mühimmat parçalarından birinin üzerinde ‘2’ rakamı görüldü. Havan atıldığı yönündeki iddialara karşılık, “Çevredeki ağaçların tepe ve dallarında havan atışına benzer aşırtma atış izine rastlanmamıştır” denildi. ‘İki bileğinin iç kısımlarında flash alev yanıklarının bulunması’ da tahra iddiasına kanıt sayıldı. Patlama anıysa şöyle anlatıldı:
“Ceylan’ın el, ayak ve diz kapaklarının parçalanmadığı, patlama esnasında meşe ağacına vücuduyla dönük, dizleri yerde çökük halde durduğu, patlamanın etkisiyle vücudunun ön tarafının parçalandığı...”