'Cezaevinden en uzun tünel kaçarak kaçış rekoru Guzman'ın değil bizim'

'Cezaevinden en uzun tünel kaçarak kaçış rekoru Guzman'ın değil bizim'
'Cezaevinden en uzun tünel kaçarak kaçış rekoru Guzman'ın değil bizim'
Kırşehir Cezaevi'nde tutuklu bulunan 18 kişi, 17 Eylül 1988'de 5.5 ayda kazdıkları 118 metrelik tünelden firar etti. Fotoğraftaki isimlerden Veyis Sami Türkmen, geçtiğimiz günlerde 1.5 km'lik tünelle cezaevinden kaçan Meksikalı Joaquin Guzman'ın Guinness Rekorlar Kitabı'na girmesini eleştirdi.

RADİKAL - Tamamı sol görüşlü tutuklulardı. 18 kişiydiler. Ranzalardan elde ettikleri demir levyelerle 5.5 ay gece gündüz uğraşıp kazdıkları 118 metrelik tünelden bir gece yarısı firar ettiler. 17 Eylül 1988 günü Kırşehir Cezaevi’nden gerçekleşen firar gündeme bomba gibi düştü. 18 firariden 6’sı 1 gün sonra yakalanarak cezaevine geri götürüldü. Olayın hemen ardından, 3 tutuklunun tünel içinde zafer işareti yaparken çektirdiği fotoğraf, gazetelerin manşetlerinde yer aldı. O fotoğraftaki “Köstebek” lakaplı Adem Kütük, 3 yıl önce hayatını kaybetti. Selman Altınöz Hatay’da mütevazı bir yaşam sürüyor. 27 yıl önce hafızalara kazınan “firar” fotoğrafında yer alan üçüncü isim ise Veyis Sami Türkmen.

‘BİZE HAKSIZLIK YAPILDI’

Habertürk gazetesinden Güngör Karakuş'un Adana’da görüştüğü 59 yaşındaki Türkmen, dünyanın en uzun tünelini kazdıklarını, Guinness Rekorlar Kitabı’na girmeleri gerektiğini söyledi. Meksika’nın en büyük uyuşturucu baronu olarak bilinen “El Chapo” (Bücür) lakaplı Joaquin Guzman’ın Antplano Hapishanesi’nden kazdığı 1.5 km’lik tünelden kaçışının “dünya rekoru” olarak kabul edilmesine içerlemiş. Türkmen, “Bize haksızlık yapıldı. Meksika’da dışarıdan kazılan 1.5 kilometrelik tünel rekorlar kitabına girdi. Dünya rekorunu aslında biz kırdık” diyor.





Firar eden ekip


‘ÖNCE DIŞARIDAN KAZACAKLARDI’

Firar etmek için önce dışarıdan içeriye doğru tünel kazılması fikri ortaya çıktı. Bunun için cezaevine yakın bir arsa satın alındı. Ancak bu plan ortaya çıkınca, kaçış rafa kaldırıldı. Devreye ikinci plan girdi. Aynı koğuşta tutulan 18 tutuklu, kendilerine ulaştırılan bir haritayla “tünelin güzergâhını” belirledi. Bu plana göre tünel koğuştaki tuvaletten kazılmaya başlanacaktı. Demir ranzaların bağlantı yerleri söküldü ve bunlar levye gibi kullanıldı. Elinden rahatsız olan bir tutuklu organizasyon işinde görevlendirildi. Kazı başladı.

Veyis Sami Türkmen - Adem Kütük - Selman Altınöz

ALTIN KÖSTEBEK ÖDÜLÜ VERDİLER!

Gece-gündüz vardiyalı olarak kazılan tünelin ortaya çıkmaması gerekiyordu. Sık sık denetim vardı. Bunun da önlemi alınmıştı. Bazen 10, bazen 15 gün kazıya ara verildi. Tünelden çıkan toprak tuvalete dökülerek yok edildi. Günler geçerken tünel kazmak artık 18 tutuklu için bir eğlence aracı da olmuştu. Yarışma bile düzenlendi. Bir grup, 3 kez 2 metrenin üzerinde kazı yaptığı için “Altın Köstebek Ödülü”nü kazandı.

12 EYLÜL GÜNÜNE YETİŞMEDİ

İçlerinden biri ise cezaevine fotoğraf makinesi sokmayı başarmıştı. Böylelikle hem tünel hem de firar çekilen fotoğraflarla ölümsüz hale geldi. Hedef firarı darbenin yıldönümü olan 12 Eylül günü gerçekleştirmekti. Ancak, tünel yetişmedi ve firar 5 gün gecikmeli olarak 17 Eylül’de yapıldı.

 

Veyis Sami Türkmen - Adem Kütük

‘TEK KORKUMUZ YAĞMURDU’

Tüneldeki hatıra fotoğrafında yer alan Veyis Sami Türkmen, Adana’da yaşıyor ve halen siyasetle aktif olarak ilgileniyor. Türkmen, yaşadıklarıyla ilgili anılarını bizimle paylaştı:

“Cezaevine ziyarete gelen arkadaşlar, dışarıda tünel kazarak bizi kaçıracaklarını söylediler. Biz pek iyimser değildik ama aklımız fikrimiz kaçmaktaydı. Hepimizde özgürlük tutkusu vardı. Firar için tünel kazılmasında 3 arkadaşımız hasta olduğu için pek görev alamadı. İşe biz koyulduk. Tuvaletten başladık kazmaya. Demir ranzaların bağlantı yerleri levye gibidir. Kazıda onları kullandık. Yakalanma korkusu yoktu. En büyük korkumuz yağmur yağması halinde tünelin çökmesi oldu.”

‘VE TÜNELİN UCUNDA IŞIĞI GÖRDÜK’

Türkmen, tünelden ışığın görüldüğü o günü ise şöyle anlattı:

“O gün en önde kazıcı olarak Adem vardı. Arkasında sigara molası vermiştim. Adem levyeyi bir vurdu, içeri ışık girdi. 5.5 ay sonra tünelin sonuna ulaşmıştık. Hemen süngerle bu deliği kapattık. Bir gün sonra çıkacağımız için çok sevinçliydik. Amacımız 12 Eylül günü çıkmaktı. Firarın amacı sadece kaçmak değildi. Aynı zamanda bir propaganda aracı olacaktı. Tünel 118 metreyi bulunca da firar ettik. Ancak 12 Eylül’den 5 gün sonra bunu yapabildik.

 

‘MALATYA’DA 1-2 METRE KALMIŞTI, TAHLİYE ETTİLER’

Hepimiz tünelden çıktık. Gruplar halinde farklı yerlere dağıldık. Ben ve beraberimdeki 3 arkadaş Suriye’ye gidecektik. Ancak sadece 1 gün sonra Mersin’de yakalandık. 9 gün emniyette, 9 gün de Kırşehir Cezaevi’nde kaldık. Sonra bizi Malatya Cezaevi’ne gönderdiler. 1 ay hücre cezası çektik. 2.5 yıl da Malatya Cezaevi’nde tünel kazdık. Tünelin bitmesine 1-2 metre kalmıştı ki Yargıtay’dan tahliye kararımız geldi. Tüneli bırakıp cezaevinden çıktık.”