Cezaevleri yine tıklım tıklım doldu

Dört yıl önce DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümeti döneminde çıkarılan Şartla Salıverme, Ceza ve Davaların Ertelenmesi Yasası'yla üçte bir oranında boşalan cezaevleri yine doldu.
Haber: DEMET BİLGE / Arşivi

İSTANBUL - Dört yıl önce DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümeti döneminde çıkarılan Şartla Salıverme, Ceza ve Davaların Ertelenmesi Yasası'yla üçte bir oranında boşalan cezaevleri yine doldu. Adalet Bakanlığı verilerine göre Türkiye'deki toplam 443 cezaevinin kapasitesi 68 bin 622. 'Af Yasası'nın yürürlüğe girdiği 21 Aralık 2000'den bir ay önce cezaevlerinde toplam 72 bin 421 tutuklu ve hükümlü vardı. Çıkarılan aftan 28 bin 114 hükümlü ve tutuklu yararlanmıştı. Bunlardan 447'si tekrar suç işleyerek, cezaevine konuldu.
Ancak, cezaevlerindeki bu rahatlama kısa sürdü. 31 Aralık 2002 tarihinde cezaevlerinde kalan tutuklu ve hükümlü sayısı 60 bin sınırına dayandı. Bu rakam, haziran 2004 tarihinde 68 bin 795'e ulaştı. 30 Ağustos 2004 itibariyle ise cezaevlerinde kalan tutuklu ve hükümlü sayısı 70 bin 962 olarak saptandı. Yani cezaevleri kapasitesini çoktan aştı. İki ay içindeki bu hızlı artış, cezaevlerini rehabilite edecek önlemlerin bir an önce alınması gerektiğini gösteriyor.
Tutuklama yerine farklı tedbirler öngören ve yıllardır yasalaşmayı bekleyen Ceza Muhakemeleri Usul Kanunu tasarısı (CMUK) yürürlüğe girdiğinde cezaevlerinin rahatlayabileceği ve bunun aftan daha kalıcı bir çözüm olduğu belirtiliyor. Cezaevlerinde nüfusun kapasiteyi aşması demir parmaklıklar arkasında yaşamayı daha da zor haline getirirken, hukukçular CMUK'un bir an önce yürürlüğe girmesini istiyor. Hukukçulara göre CMUK tasarısında gereksiz tutuklamaların önüne geçen önlemler, cezaevlerini uzun vadede rahatlabilir. Taslağa göre, tutuklamayı gerektiren bir suç işlendiğinde, savcının istemi üzerine şüphelinin tutuklanması yerine 'adli kontrol' altına alınmasına karar verilecek. Şüpheli hâkimin belirleyeceği sınırların dışına çıkamayacak, belirlenen mercilere düzenli olarak imza verecek, silah taşıyamayacak ve hâkim ya da savcının haberi olmadan sınırları terk edemeyecek. Böylece hem cezaevleri rahatlayacak, hem de haksız tutuklamaların önüne geçilecek.