ÇGD'den Metin Göktepe'ye mektup

ÇGD'den Metin Göktepe'ye mektup
ÇGD'den Metin Göktepe'ye mektup
Çağdaş Gazeteciler Derneği, (ÇGD) 8 Ocak 1996 tarihinde öldürülen Evrensel Gazetesi Muhabiri Metin Göktepe'yi "Metin'e mektup" açıklaması ile andı.

ANKARA - CGD’nin anma mektubunda, Metin Göktepe’nin bıraktığı mirasa sahip çıkılmaya çalışıldığı vurgularak, “Metin, şimdilerde öldürmüyorlar bizleri… Ancak, dört duvar arasında ömürlerimizi tükettiriyorlar” denildi.

ÇGD’nin Metin Göktepe’ye yazdığı mektup şöyle:

“17 yıl önce, Ümraniye Cezaevi’nde öldürülen tutuklarının cenazesini ‘Mutlaka ben izlemeliyim arkadaşlar’ diyerek yola çıktın. Başbakanlık tarafından verilen ‘Sarı Basın Kartı’ sahibi olmadığın gerekçesiyle ilçeye sokulmadın. Ancak geri adım atmadın ve haberi izlemekte ısrara ettin. Bunun üzerine o karanlık yüzler, seni gözaltına aldı ve ağır işkencelerle katlettiler… Tarih 8 Ocak 1996’ydı… Sensiz 17 yıl geçti… Metin, şimdilerde öldürmüyorlar bizleri… Ancak, dört duvar arasında ömürlerimizi tükettiriyorlar. Yaptığımız haberlerden dolayı, mesleğimizden, ailelerimizden, sevdiklerimizden koparıp cezaevlerine koyuyorlar.

Gözün arkada kalmasın… Bıraktığın miras büyük bir coşkuyla sahipleniyor, geriden gelenler tarafından. Aynı senin gibi mirasçıların da, meslektaşların da “Mutlaka ben izlemeliyim” diyerek sarılıyor, fotoğraf makinelerine, kameralarına. Seni katletmeleri bizi korkutmadı.

Sana ve senin gibi, halkın doğru haber alması için ölümü göze olan yiğit insanlara verdiğimiz sözden olsa gerek, korkmadan, ısrar ederek, halka doğruları ulaştırmaya çalışıyoruz. Bedeli, dört duvar olsa da… Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi, geride bıraktığımız yılda, cezaevinde bulunan meslektaşlarının sayısını 76 olarak açıkladı. Cezaevlerindeki arkadaşlarımızın sayısı artıyor. Her gün bir başka yoktan gerekçeyle yeni bir meslektaşın tutuklanıyor. Metin artık dünyada birinci sıradayız. En çok gazeteciyi cezaevine atan ülkeyiz.

Sen daha demokratik bir Türkiye için o haberler peşinde koştun. Ama öyle olmadı… 17 yıl sonrada Gazeteciler baskı altında, kitaplar yasaklı, düşünen insanlar hala en büyük korkusu yönetenlerin.

Metin, Çağdaş Gazeteciler olarak bıraktığın bayrağı dalgalandırmaya kararlıyız. Yoksul halkın doğru haber alma hakkı için sonuna kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Senin gibi kalemimizi kırmadan, itaat etmeden sürdüreceğiz mücadeleni, mücadelemizi. Bedeli dört duvar, bedeli işsizlik, bedeli yoksulluk da olsa.

Seni saygıyla ve özlemle anıyoruz.”