Charlie Hebdo davasında şok sözler: Eğer adalet ceza vermezse biz cezalarını verelim!

Charlie Hebdo davasında şok sözler: Eğer adalet ceza vermezse biz cezalarını verelim!
Charlie Hebdo davasında şok sözler: Eğer adalet ceza vermezse biz cezalarını verelim!
Cumhuriyet gazetesi yazarları Hikmet Çetinkaya ve Ceyda Karan'ın yargılandığı Charlie Hebdo davasında 1280 şikayetçiden Kamil Özçelik, "Eğer adalet cezalarını vermezse, bize verin biz cezalarını verelim. Öbür dünyaya bırakmayalım" dedi. Mahkeme Başkanı Özçelik'i uyardı: Söyledikleriniz suç!

RADİKAL - Terör saldırısı sonucu 12 kişinin hayatını kaybettiği Fransız Charlie Hebdo mizah dergisinin çizdiği ve Hz. Muhammed'in tasvir edildiği belirtilen karikatürleri köşelerine taşıyan Cumhuriyet Gazetesi yazarları Hikmet Çetinkaya ve Ceyda Karan'ın yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü.

SANIKLAR MAZERET BİLDİRDİ, DURUŞMAYA KATILMADI

İstanbul Adalet Sarayı'nda bulunan 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya 4,5 yıla kadar hapisleri istenen Cumhuriyet Gazetesi yazarları Hikmet Çetinkaya ve Ceyda Karan katılmadı. Çetinkaya ve Karan'ı duruşmada 4 avukatı temsil etti. Duruşmada yaklaşık 100'e yakın şikayetçi  hazır bulundu. Şikayetçi sayısının fazlalığı nedeniyle duruşma adliyenin en büyük salonunda yapıldı. 

"CHARLİE HEBDO DERGİSİNİN TÜRKİYE 'DE DAĞITILMADIĞI ANLAŞILDI"

Sanıklar Karan ve Çetinkaya'nın mahkemeye mazeret dilekçesi sunduklarını belirten hakim, sanıkların 7  ve 12 Temmuz tarihleri arasında İstanbul dışında olduklarına ilişkin yasal mazeret bildirdiklerini açıkladı. Mahkemeye ulaşan yazıyı da okuyan hakim, Charlie Hebdo Dergisi'nin dağıtımının Türkiye'de yapılmadığının anlaşıldığını belirtti. Duruşmada sesli ve görüntülü kayıt da alındı. Hakim, iddianamede şikayatçi sıfatı taşıyan Altınokta Körler Derneği'nin vekilinin mahkemeye dilekçe sunduklarını ve aslında şikayetçi olmadıkları yolunda dilekçe verdiklerini açıkladı. 

"SANIKLAR HAKKINDA YAKALAMA KARARI ÇIKARILSIN"

Hakim, 35 sayfalık iddianameyi okudu. Sanıkların avukatı Bülent Utku, "Sanıkların savunmasının alınmasından sonra iddianameye karşı açıklamalamalarımızı bildireceğiz" dedi. Söz alan şikayetçi  avukatları, sanıkların bilerek duruşmaya gelmediklerini iddia etti. Bazı avukatlar, sanıklar hakkında yakalama kararı çıkarılmasını talep ederken, bazı avukatlar ise sanıklar hakkında zorla getirme kararı çıkarılmasını talep etti.  Müşteki Avukatları, Diyanet İşleri Başkanlığı'na müzekkere yazılarak,  söz konusu karikatürün Hz. Muhammed'e  hakaret içerip içerip ve inanç değerleri anlamında etkisinin sorulmasını talep etti. 

BİLAL ERDOĞAN, MUSTAFA VARANK, ESRA VE BERAT ALBAYRAK DAVAYA MÜDAHİL OLMAK İSTEDİ.

Duruşmada söz alan Avukat Hatice Özay da, Bilal Erdoğan, Sümeyye Erdoğan, Mustafa Varank, Esra Albayrak ve Berat Albayrak'ın avukatı olduğunu belirterek, "Şikayetimiz devam ediyor. Davaya müdahil olmak istiyoruz " dedi.

ŞİKAYETÇİ DURUŞMADA AĞLADI

Duruşmada şikayetçiler, sanıkların bu karikatürleri bilinçli ve toplumda infial yaratmak için yayınladıklarını söyleyerek üst sınırdan en ağır cezayla cezalandırılmalarını istedi. Şikayetçilerden Hüseyin Aygören ifade verdiği sırada ağlamaya başlayarak, "Peygamber efendimize hakaret ediyor. Bu ne demek ya. Yani ayıptır. Bu başka bir dine de yapılmaz. Biz kimin dinine hakaret ettik" dedi.

"KENDİLERİ OLSAYDI ONLARA, 'İFADE ÖZGÜRLÜĞÜNÜN SINIRI NE?' DİYE SORARDIM"

Şikayetçi Kamil Özçelik ise yapılan karikatürleri benzin deposuna çakmak yakmaya benzeterek, "Yüzde 99'un Müslüman olduğu bir ülkede bunu yayınlamak infial yaratmak için kıvılcımı çakmak gibidir" dedi. Şikayetçilerden Mehmet Akif Durmuş ise "Burada dine hakaret olduğu nettir. Kendileri olsaydı onlara, 'ifade özgürlüğünün sınırı ne?' diye sorardım. Bunlar hakaretle kalmıyorlar, toplumu kışkırtıyorlar" dedi.

"EĞER ADALET CEZALARINI VERMEZSE BİZE VERİN BİZ CEZALARINI VERELİM"

En kutsal değerlerine hakaretin özgürlük olarak sayılamayacağını söyleyen şikayetçilerden biri,  sanıkları kastederek, "Eğer adalet cezalarını vermezse bize verin biz cezalarını verelim. Öbür dünyaya bırakmayalım" dedi. Hakimin, "Söylediklerinizin suç olduğunu hatırlatırım. Derhal sözünüzü geri alın" uyarısında bulunması üzerine şikayetçi özür dileyerek sözünü geri aldığını söyledi.

"BAŞBAKAN AHMET DAVUTOĞLU'NUN FRANSA'YA GİTMESİ SEBEBİYLE DE ŞİKAYETÇİYİM"

Bir başka şikayetçi ise "Cumhuriyet gazetesinin susturulmasını istiyorum" dedi. Şikayetçilerden biri ise dergiye saldırının ardından Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Fransa'ya gitmesi sebebiyle de şikayetçi olduğunu belirtti.

"MÜVEKKİLLERİM BİR DAHAKİ CELSEYE KATILACAK"

Şikayetçilerin dinlenmesinin ardından söz verilen Cumhuriyet gazetesi yazarlarının avukatı Bülent Utku, gerçek kişiden, tüzel kişiliğe kadar  davaya çeşitli katılma talepleri olduğunu belirterek bu taleplere ilişkin yazılı beyanlarını bildirmek için süre talep etti. Avukat Utku, müvekkillerin mesleki nedenlerle İstanbul dışında olduklarını bir dahaki celseye katılacaklarını belirterek çağrı kağıdıyla çağrılmalarını talep etti. 

DURUŞMA EKİM AYINA ERTELENDİ

Taleplerin ardından görüntülü, sesli kaydı durduran hakim, ara kararını açıkladı. Hakim, sanıkların mazeretlerini belgeli olarak bildirdiklerini ifade ederek haklarında yeniden usulünce tebligat gönderilmesine karar verdi. Yayın durdurma taleplerinin reddine karar veren hakim, duruşmayı 12 Ekim'e erteledi.

İDDİANAME

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan 38 sayfalık iddianamede, şikayetçi olan bin 280 kişi 'müşteki', Karan ve Çetinkaya ise 'şüpheli' olarak yer alıyor. Şüpheli Ceyda Karan ve Hikmet Çetinkaya'nın, “Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılamak" ve "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etmek" suçlarından ayrı ayrı 1,5 yıldan 4,5 yıla kadar hapisle cezası ile cezalandırılması isteniyor.

ADLİYE ÖNÜNDE AÇIKLAMA

Davanın bitmesinin ardından müştekiler ve avukatları adliye önünde basın açıklaması yaptı. Avukat Cavit Tatlı, duruşmada yaşananları anlatarak, "Sanıklar bugün mazeret bildirerek duruşmaya gelmemişlerdir. Duruşmaya gelen 100'e yakın kişi şikayetlerini dile getirmişlerdir. Bu davayı sonuna kadar takip edeceğiz. Sanıklar bir dahaki celse geldikleri takdirde biz kendilerine o karikatürü niye yayınladıklarını, niyetlerinin ne olduğunu bunların hepsini kamu adına sorma imkanı bulacağız" dedi. (dha/Serpil KIRKESER - Özden ATİK)