CHP: Susurluk'a dahil edilmelerinden endişe duyuyoruz

Operasyona tepkiler
CHP Genel Başkan Yardımcısı Yılmaz Ateş: Ergenekon operasyonunun üzerinden 19 ay geçmiş, daha hâkimin karşısına çıkmadan tutukluluk hali devam edenler var. Ben 12 Eylül’ü gazeteci olarak yaşadım ve sıkı yönetimde yargılandım. 12 Eylül’ün en çok sanıklı davalarından biri de DİSK davasıdır. Üç ayda 900 dolayındaki DİSK yöneticisi yargı karşısına çıktı. MHP?ve MSP?davalarında da 1980 yılı Eylül ayında tutuklandılar, 1981 yılı martında yargı karşısına çıkarıldılar. Bunlar demok- ratik yöntemlerle iş başına geldiler, bataklığa saplandılar. Daha fazla batmamak için faşizme başvuruyorlar. 

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu: Eğer bu süreçte Susurluk kavramı içinde değerlendirilip, pek çok faili meçhul cinayetin ortaya çıkaracağı deliller bulunur, ele geçirilirse ve kişiler yargılanırsa, önce bundan mutluluk duyacağımızı ifade etmek isterim. Ama Susurluk olayıyla beraber, o olayla yakından uzaktan ilgisi olmayan kişilerin bir bahaneyle bu sorgulamanın içine dahil edilmesinden ciddi endişe duyuyoruz. Suçlular yargılanıyor diye, hükümete karşı olanları da intikam duygusuyla, o sistemin içine alıp gece yarıları tutuklayıp mahkemeye çıkarmak, ertesi gün bırakmak doğru bir olay değil.  

Eski Fazilet Partisi Milletvekili ve Saadet Partisi Genel Başkan eski Yardımcısı Mehmet Bekaroğlu: Bu işi savcıların bütünüyle çözmesi mümkün değil. Derhal bir Meclis soruşturmasına ihtiyaç var. Şimdi Meclis’te grubu bulunan partilere önemli görev düşmektedir. Bir soruşturma komisyonu kurup hızlı bir şekilde çalıştırarak siyasi sorumluları Yüce Divan’ın karşısına çıkarmak zorundalar. Belki de bazı siyasetçilerin paniğe kapılmasının nedeni böyle bir ihtimalin bulunmasıdır. Bu son dalganın bir başka önemi de Ergenekon’un Susurluk’la bağlantılarına ulaşılması ve toprak altında çıkartılan silahlardır.Daha da vahimi, başta Baykal olmak üzere bazı siyasetçilerin Ergenekon’un avukatlığına soyunmuş olmalarıdır. Oysa Ergenekon dediğimiz yapılanma bütünüyle demokrasiyi ve siyaseti karşısına almıştır.

DSP Genel Başkanı Zeki Sezer: Toplumu bu kadar baskı altına almaya, ‘Yarın size de bu olabilir ha’ anlamına gelebilecek uygulamalar yapmaya kimsenin hakkı yok. Dünya iktidara seçimle gelmiş ama çevresini kana bulamış rejimleri gördü. Hitler rejimini kastediyorum. AKP’nin gidişi de sanki buraya doğru. Seçimle iş başına geldi ama son derece baskıcı, kendisine muhalefet edenlere karşı en sert tedbirleri alınacağı gösteren bir yönetim tarzı sergileniyor ki bu kabul edilemez. (Radikal)