Çiçek: Ayrıcalık yargıya engel

Yargıtay-Çakıcı-MİT ilişkisinde adı geçen 63 kişinin görevlerinden dolayı yargısal ayrıcalıkları olduğunu söyleyen Adalet Bakanı Cemil Çiçek,
"Ayrıcalıklar nedeniyle yargı görevini yapamıyor" dedi.

ANKARA - Adalet Bakanı Cemil Çiçek, yargı ayrıcalıklarının ve zamanaşımı müessesesinin kötüye kullanımının bugün yargının önündeki en önemli engeller olduğunu belirtirken, Yargıtay-Çakıcı-MİT ilişkisine ilişkin dosyayı kastederek, MİT'in listesindeki 63 kişinin, sıfatlarından dolayı, yargısal ayrıcalıkları bulunduğunu söyledi.
Bugün açılışı yapılacak yeni adli yıl dolayısıyla dün CNNTürk'te yayımlanan Kafe Siyaset programına konuk olan Cemil Çiçek, yargının ve yargı mensuplarının sorunlarına ilişkin soruları yanıtladı:
Ayrıcalıklar demokrasisi: Yargının zaman zaman tartışılır hale gelmesinde en önemli faktör, Türkiye'deki ayrıcalıklardır. Türkiye bir ayrıcalıklar demokrasisi.
Son güncel tartışmaya ilişkin MİT listesine bakıldığında, sıfatından dolayı 63 ayrıcalıklı insan olduğu görülüyor. Savcı bir soruşturmayı, dört parçalı resmin sadece bir parçasında yapabiliyor. Anayasa ve yasalardan gelen baçı ayrıcalıklar Çin Seddi gibi karşısına çıkıyor.
Türk yargısının önündeki en önemli problem, özellikle yolsuzluk suçlarında bu ayrıcalıklar. O ayrıcalıkların Anayasa'da dayanakları var.
Gelin bu ayrıcalıkları Avrupa Birliği ülkelerine indirelim; olmaması gerekenleri kaldıralım. Şeker Kurulu'ndan Tütün Kurulu'na kadar MİT listesinde isimler var. Bunları kaldıralım, herkes kendi ayıbını temizlesin.
Soruşturma birliği yok: Savcılarımız, Türk milleti adına yargılama yapıyor ama ayrıcalıklardan dolayı Türk milleti adına soruşturma yapamıyor. Son olayda (Yargıtay-MİT-Çakıcı) üç ayrı sorgulama yapılıyor; İstanbul Başsavcılığı'nda, Yargıtay'da ve bizde.
Her birisinde soruşturan makam ayrı, soruşturma farklı, karar verecekler farklı. Şimdi bu üçünden bir netice çıkacak, üçü bir araya gelirse. Soruşturma birliği yok. Vatandaş da bunları bilmediği için, 'Yargılamadan bir şey çıkmıyor, elin oğlu adamını ayarladı' diyor. Kastedilen de hâkim ve savcılarımız oluyor. Haksız olarak böyle birşeyi getirip yargının
üzerine koymaya kimsenin hakkı yok.
'Yanlışlarını yargıya atıyorlar'
Hatalı olan kimler?: Özellikle yolsuzluk konularında bir kısım yerlerde soruşturmalar bekliyor, bekletiliyor, zamanaşımına bir ay kala savcıya gönderiliyor. Sonra mikrofon uzatılınca, 'Biz bütün bilgi ve belgeleri savcılığa verdik, artık bundan sonrası yüce yargının işi' diyor. Herkes kendi yanlışını yargıya fatura ediyor. Bir dosya 23 ay bilirkişide bekliyor. Bilirkişi raporu verdiğinde de iş işten geçmiş oluyor. Bu zamanaşımı meselesi yargının önündeki en önemli meseledir.
Altyapı sorunu: Dağınık binalarda ve hükümet konaklarında adalet hizmeti verilmesi Türkiye'ye yakışmıyor. Bu hükümet, adliye binası sorununu büyük bir hızla çözecek.
Maaşlar arttı: Kamuda her kesimden gelen maaş artışı talepleri sadece yargı mensupları açısından karşılandı. Yüzde 38-40'a varan artışlar yaşandı. Eğer hâkim-savcılara yapılan maaş artışı dolayısıyla başka bazı kesimlere de zam yapılma gereği olmasa, maaşlar çok daha iyileştirilebilir. Ama herşeyi yapamıyorsunuz.
Zina tartışması siyasi: Zina konusu hukuken değil, siyaseten tartışılıyor. Konu hukuki ölçülerde tartışılmadı. Bu üslup, sorun çözen bir üslup değil. Yapılan değerlendirmeler çağdaşlık üzerinden götürülüyor. Çağdaşlık bu kadar kolay da değil, ucuz da. Herkes fikrini söylüyor, suç olmasını isteyen de var, istemeyen de. Orta yol bulunacak.