@ismailsaymaz

'Çiçek Hanım terörist değil ki...'

'Çiçek Hanım terörist değil ki...'
'Çiçek Hanım terörist değil ki...'

1990?lı yılların başlarında köyleri yakılan ya da boşaltılan binlerce insan, topraklarına geri döndüklerinde harabelerle karşılaştı. İnsanların tekrar kurmaya çalıştığı köylerden biri Diyarbakır?ın Lice ilçesine bağlı Gündoğdu?ydu. FOTOĞRAF: RAMAZAN YAVUZ / DHA

1993'te PKK ile çatışmalar sırasında Tunceli'deki köyünden göç etmek zorunda kalan Çiçek Durgun terör tazminatı için başvurdu. Valilik 'Kocan örgüt sorumlusu, oğlun terörist' diyerek başvuruyu reddetti. İdare Mahkemesi son kararı verdi: 'Suç şahsidir, davacı sorumlu tutulamaz'
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL- Tuncelili Çiçek Durgun, 1992’te PKK ile yaşanan çatışmalar nedeniyle köyünü terk etti. Köyde bıraktığı iki katlı evi bu süreçte zarar gördü. Durgun, 12 yıl sonra zararının karşılanması için Tunceli Valiliği’ne başvurdu. Valilik, eşi bir dönem PKK’nın Tunceli sorumlusu olan, oğlu da örgüt adına eylem yapmış Durgun’u, “O zarar, eşin ve oğlunun da bulunduğu PKK tarafından yapıldı, kendi fiilinden kaynaklandı” diyerek reddetti. Ancak bu karar, Malatya İdare Mahkemesi’nden döndü. Mahkeme, “Suç ve cezalar şahsidir” dedi.         
Çiçek Durgun, yaşanan çatışmalara ve güvenlik sorunu nedeniyle 1992 yılında, oturmakta olduğu Tunceli merkeze bağlı Güdeç Köyüne terk etmek zorunda kaldı.
Çiçek Durgun, 2004’te 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında Tunceli Valiliği’ne yaptığı başvuruda; köyündeki iki katlı evinin zarar gördüğünü belirterek, bu zararın karşılanmasını istedi. Tunceli Valiliğe bağlı Zarar ve Tespit Komisyonu, başvuruyu 28 Kasım 2008 tarihinde  inceledi.

Eşi örgütün bölge sorumlusu
Zarar Tespit Komisyonu, istihbari bilgilere Durgun’un eşi olan ‘Doktor Baran’ kod adlı Müslüm Durgun’un bir dönem PKK’nın Tunceli Bölge sorumlusu olduğunu, 1993 yılında Tunceli Devlet Hastanesi trafosuna bomba atılması talimatını verdiğini, hakkında, ‘devletin birliğini ve bütünlüğünü bozma’ suçundan arama kaydı bulunduğu saptadı. Ayrıca çiftin oğlu İnan Arslan Durgun’un da PKK adına vahim eylemlere katılmaktan ölüm cezasına çarptırıldığı, ancak pişmanlık dilekçesi vermesi ve itiraflarda bulunması üzerine altı yıl hapis cezası aldığı belirlendi.
Bu bilgiler üzerine valilik, Durgun’un ‘iddia ettiği zararın eşi ve çocuklarının bulunduğu terör örgütü tarafından gerçekleştirildiği, dolayısıyla zararın davacının yani Çiçek Durgun’un  kendi fiilinden kaynaklandığı’ kanaatine vararak, tazminat talebi reddetti.
Çiçek Durgun, bunun üzerine avukatı Hüseyin Aygün aracılığıyla Malatya İdare Mahkemesi’nde itiraz etti. İdare Mahkemesi, 14 Ekim 2009 tarihinde karara verdi. ‘Suçların ve cezaların şahsiliği’ ilkesini anımsatan İdare Mahkemesi kararında şunları kaydetti:
“Eşi hakkında toplanan istihbari bilgi ve mahkemece verilen yakalama emrinin ve oğlu hakkında PKK terör örgütüne üye olduğundan bahisle verilen mahkûmiyet kararının ise ‘suç ve cezaların şahsiliği’ ilkesi uyarınca adı geçen şahısları bağlaması, bu fiillerde davacının sorumlu tutulmasının mümkün olmaması...”

Avukat: Örnek olsun
Avukat Hüseyin Aygün, Tunceli’de, zararların karşılanması yönünde valiliğe 1500’e yakın başvurunun yapıldığını, 100 kadarınınsa Çiçek Durgun’unkiyle benzer olduğunu belirtti. Bu içerikteki dosyalarının valilikçe reddedildiğini kaydeden Hüseyin Aygün, şunları söyledi: “Bu dosyaların tamamını Malatya idare Mahkemesi’nde taşıdık. Mahkeme, dosyalardan en önemlisini ve simgesel olanını sonuçlandırdı. Bu karar, sırada bekleyen diğer dosyaları da olumsu yönde etkileyecek. Şu görüldü: Mahkemeler hukuka ve adalete, valilikler, emniyet müdürlükleri ve ordu komutanları gibi bakmıyorlar. Mahkeme, bir yanlışı düzeltmiş oldu. Bir yanlıştan dönüldü. Demokrasimiz için çok sevindirici.”
TBMM 17 Temmuz 2004’te bir yasa çıkardı. Bu yasa terörden zarar görenlerin zararlarının tazmin edilmesini öngörüyordu. Terörle mücadeleden doğan zararların karşılanması hakkındaki kanun, Avrupa’da önemli bir adım olarak algılandı. Yasaya eklenen geçici birinci madde ile 1987 yılından bugüne kadar terörden zarar görenler de tazminat kapsamına alındı.

Köye dönüş tablosu
Devletin istatistiklerine göre Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde terör nedeniyle 378 bin kişi göç etti, 3 bin 688 köy ve mezra boşaltıldı. ‘Köye dönüş projesi’ için başvuran 125 bin kişi oldu.