Cinli perili diziye inandı, kendini astı

Amcasının evindeydi
'Sıradan insanların yaşadığı sıra dışı olayları' anlatan cinli, perili dizi, Şanlıurfalı 12 yaşındaki Hatice Demir'in canına mal oldu. Seyrettiği dizilerden etkilenen Hatice, kardeşi Gülbahar ve kuzeni Feride'yle otururken, çok etkilendiği bölümlerden birini anlattı.
Eşarbı boynuna doladı
Anlattığı dizide, kendini asan biri tekrar diriliyordu. "Ben de yeniden canlanacağım" diyen Hatice, minderlerin üzerine çıktı ve eşarpla kendini pencereye astı. Hatice'nin ayağının altından minderler kayınca, diğer kızlar hemen evdekilere haber verdi.
Ailesi düğünden geldi
Amca Hatice'yi hemen indirdi ve ambulans çağırdı, ama iş işten geçmişti. "Biz onun numara yaptığını sanıyorduk" diyen kardeşi Gülbahar gözyaşlarına boğuldu. Osmaniye'de bir düğüne giden Hatice'nin ailesi ise acı haberi öğrenince yıkıldı.
Haber: ALİ LEYLAK / Arşivi
MEHMET HARBURCU / Arşivi

ŞANLIURFA - Televizyonda görmüştü, öyle oluyordu. Kendini asan kişi yeniden canlanıyordu. O da günahsız bir insandı. Çok etkilendiği bu ikinci hayat şansı ona da verilebilirdi. Verilmedi... Gerçeküstü savlarla insanları ilahi adalet beklentisine sokan televizyon dizilerinden biri, 12 yaşındaki Hatice Demir'i, boynunda eşarpla soluksuz bıraktı. Hurafe dolu dizinin küçük kurbanı Şanlıurfa'dandı. Bu trajik olayın tanıkları ise Eyyübiye Mahallesi Reha Sokak'taki evin odasında ölümü gören iki çocuktu.
Pazarcı 38 yaşındaki İbrahim Halil Demir ve Zahide Demir çifti, bir akraba düğünü için Osmaniye'ye gidecekti. Ancak yaşları üç ile 16 arasında değişen dokuz çocukları vardı. Beş gün önce Osmaniye'ye doğru yola çıkarken, çocuklarını aynı mahallede oturan akrabaları Şemse-Ali Demir çiftine bıraktılar.
Sahne zihnine kazınmıştı
Şemse Demir, önceki gün saat 16.30 sıralarında küçük misafirlerine kek yapmak için mutfaktaydı. Mimar- Sinan İlköğretim Okulu 4'üncü sınıf öğrencisi Hatice, kardeşi Gülbahar ve evin çocuklarından 11 yaşındaki Feride ise bir odada sohbetteydi. Birbirlerine, bir televizyon kanalında yayımlanan, 'hayattan kesitler ve sırlar' veren bir programı anlatmaya başladılar. Hatice, intihar eden bir kişinin dirilmesi sahnesinden çok etkilendiğini söyledi. Zihnine kazınan bu sahneyi unutamamıştı. Daha da önemlisi buna inanmıştı.
Kardeşi ve kuzenine, "Ben de yeniden canlanacağım" dedi. Önce minderleri üst üste dizdi. Sonra dengesiz duran bu minderlerin üzerine çıktı. Boynuna bir eşarp doladı. Eşarbın bir ucunu da pencereye astı. Bu sırada ayağının altındaki minderler kaydı. Hatice pencerede asılı kaldı. Sesi çıkmıyordu. Korkan Gülbahar ve Feride, soluğu mutfakta aldı. Telaşla olanı biteni anlattılar. Şemse Demir odaya gittiğinde artık çok geçti. Şemse Demir gördüğü manzara karşısında şaşkınlıktan donarken, bu sırada eve gelen ve eşinin çığlığına koşan Ali Demir, küçük kızı asılı bulunduğu yerden indirdi. Olay yerine çağırılan 112 Acil Servis ekipleri, Hatice'nin yaşamını yitirdiğini belirledi.
'Numara yapıyor sandık'
Şemse Demir, sorumluluğuna verilen bir çocuğun çatısının altında ölmesinin şokundan kurtulamadı:
"Çocuklar çağırınca içeri girdiğimde, Hatice pencereye asılıydı. Yüzü morarmıştı. Hemen ambulans çağırdık. Nasıl böyle bir şey yaptı hâlâ inanamıyorum. Televizyonda izlediği intihar eden bir kişinin yeniden canlanması sahnesinden etkilenmiş, aynısını yapmak istemiş."
Ablasının ölümüne tanık olan 11 yaşındaki Gülbahar, gözyaşları içinde, oyun oynarken televizyonda izledikleri dizideki sahneleri canlandırdıklarını anlattı:
"Ablam tıpkı televizyondakiler gibi eşarpla kendisini pencereye astı. 'Ben de yeniden canlanacağım' dedi, eşarpla kendini pencereye astı. Biz
onun ölü numarası yaptığını sanıyorduk. Ses çıkarmayıp hareketsiz kalınca, Şemse yengemi çağırdık. Doktorlar gelince bize öldüğünü söyledi."
Kötü haberi alan Zahide ve İbrahim Halil Demir çifti de dün sabah Şanlıurfa'ya döndü. Evleri ziyaretçi akınına uğrayan Demirler, ağlayarak küçük kızlarını toprağa verdi.